"Beyaz’la Joker" yarışmasında izleyicilerin karşısına çıkan ve doğa tarihi ile spor kültürünün kesiştiği noktayı sorgulayan soru, bilardonun aristokratik geçmişine dair çarpıcı bir gerçeği anımsattı: Bilardo topları eskiden fildişinden yapılırdı. Günümüzde çevre dostu ve ileri teknoloji ürünü sentetik malzemelerle üretilen bu toplar, 20. yüzyılın başlarına kadar ne yazık ki binlerce filin yaşamı pahasına doğadan elde edilen dişlerle şekillendiriliyordu.
Fildişinin tercih edilme nedeni: Kusursuz denge
yüzyıldan itibaren bilardo, Avrupa saraylarında ve elit kulüplerde popülerlik kazandığında, oyunun akıcılığını sağlayacak mükemmel materyal arayışı başladı. Fildişi; pürüzsüz dokusu, homojen yoğunluğu ve yüksek dayanıklılığı sayesinde o dönemin şartlarında alternatifsizdi. Topların birbirine çarptığında çıkardığı kendine has ses ve masadaki dengeli yuvarlanma kabiliyeti, fildişini bilardonun vazgeçilmez kılmıştı. Ancak bu estetik başarının bedeli ağırdı; tek bir filin dişlerinden sadece birkac adet kaliteli bilardo topu üretilebiliyordu.
Plastik endüstrisini başlatan icat
Fildişine olan talep o kadar arttı ki, 1860'larda fillerin nesli tehlikeye girmeye başladı ve hammadde fiyatları tırmandı. Bu durum, bilardo topları için alternatif bir madde bulana 10 bin dolar ödül vaat edilen ünlü bir yarışmaya yol açtı. John Wesley Hyatt, bu arayış sırasında selüloidi (ilk plastik türlerinden biri) keşfetti. Her ne kadar ilk sentetik toplar bazen çarpışma anında küçük patlamalara neden olsa da, bu gelişme modern plastik endüstrisinin temellerini attı ve fildişi kullanımının sonunu hazırladı.
Günümüzün standardı: Fenolik reçine
1970'li yıllarda fildişi ticaretinin küresel çapta yasaklanmasıyla birlikte, bilardo dünyası tamamen etik ve sürdürülebilir maddelere yöneldi. Bugün profesyonel turnuvalarda kullanılan en üst segment toplar fenolik reçine adı verilen özel bir polimerden üretilmektedir. Bu madde;
Fildişinden çok daha dayanıklıdır,
Isıya karşı dirençlidir,
Kusursuz bir küresellik ve ağırlık dengesi sunar.
Etik bir dönüşümün simgesi
Bilardo toplarının fildişinden sentetik reçineye geçişi, sadece bir hammadde değişimi değil, aynı zamanda insanlığın doğaya karşı sorumluluk bilincinin de bir göstergesidir. Bugün bilardo masalarında yankılanan çarpışma sesleri, artık vahşi yaşamın katledilmesini değil, ileri mühendisliğin ve çevre bilincinin zaferini simgeliyor.