Kadıköy’de 2020 yılında aylık sadece 2 bin lira gibi, günümüz piyasa şartlarında oldukça komik kalan bir bedelle kiralanan o daire, yıllar süren çetin bir hukuk savaşının merkez üssü oldu. Yaşı hayli ilerlemiş ev sahibi, hayata veda eden kızının emaneti olan torununa bakmak ve onun evlilik arifesindeki yeni yuvasını kurmak amacıyla kiracısından evi boşaltmasını rica etti. Ancak kiracının kapıyı kapatıp direnişe geçmesiyle olay mahkeme salonlarına taşındı. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden çıkan karar ise milyonlarca benzer dava dosyasına ışık tutacak cinsten.
Dosyanın satır aralarında öyle zekice kurgulanmış bir detay var ki, tahliye davalarındaki bütün ezberleri yerle bir ediyor.
Mülk sahibi, söz konusu gayrimenkulü torununa alelade bir bağış veya satış yoluyla devretmemiş. Tapu kayıtlarına özel olarak işlenen "ölünceye kadar bakma sözleşmesi", davanın tüm seyrini bir anda mülk sahibinin lehine çevirdi. Hukukçuların da önemle altını çizdiği üzere; bu özel ve güçlü akit, torunun o ev üzerindeki hak sahipliğini ve acil barınma ihtiyacını hukuki olarak adeta çelikten bir zırhla kapladı. Kiracının "ihtiyaç samimi değil, ben çıkmıyorum" inadı ise mahkeme duvarına çok sert tosladı.
Mahkeme heyeti, tarafların sunduğu delilleri ve tanık beyanlarını incelerken Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin o çok konuşulan emsal içtihatlarını masaya getirdi. Kararın gerekçesi son derece insani, net ve özgürlükçüydü.
Yargıya göre bir birey bekar dahi olsa, anne babasıyla veya geniş ailesiyle aynı çatı altında, aynı odalarda yaşamaya kanunen zorlanamaz! Bireyin tek başına kalma arzusu veya yeni kurduğu ailesiyle müstakil, özgür bir konutta yaşama isteği, mahkeme tarafından 'hayatın olağan akışına uygun ve en doğal anayasal hak' olarak tescillendi.
İşin maddi boyutu ise kiracılar için tam bir soğuk duş etkisi yarattı. Tahliye davasını inatla sürdürüp son celsede kaybeden kiracı, sadece o ucuz kiralı alıştığı evinden olmakla kalmadı. Mahkeme, süreci uzatan ve haksız bulunan kiracıya ciddi bir maddi ceza faturası kesti.
İşte kiracının ödemek zorunda kaldığı o kalemler:
18.000 TL karşı taraf vekalet ücreti,
Hazine'ye yatırılması gereken zorunlu yasal harçlar,
817 TL tutarındaki mahkeme yargılama gideri.
Yargıdan çıkan bu tokat gibi emsal karar, "Nasılsa beni çıkaramazlar" diyerek ev sahiplerinin çocukları veya torunları için yaptığı haklı tahliye taleplerine direnen kiracılar için yepyeni ve oldukça maliyetli bir dönemin kapısını aralıyor. Mal sahiplerinin "kişisel bağımsızlık" ve "yeni aile kurma" gerekçeleriyle açtıkları davalarda kiracıların tahliye direncinin hukuki sınırları artık çok daha net. Önümüzdeki aylarda bu emsal kararı dayanak gösteren binlerce yeni tahliye dosyasının hızla sonuçlanması bekleniyor.