Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, milyonlarca kiracı ve mülk sahibini doğrudan ilgilendiren iki kritik davada nihai kararını verdi. Resmi Gazete’de yayımlanan bu emsal kararlar, hem yargılama usullerine hem de kira sözleşmelerinin geçerliliğine dair uzun süredir tartışılan konulara netlik kazandırdı.
Özellikle "hukuki sürelerin başlangıcı" ve "tahliye taahhüdünün geçerliliği" üzerine verilen bu kararlar, yerel mahkemelerin bundan sonraki süreçlerde izleyeceği yolu da belirlemiş oldu.
Mersin’de görülen bir davada Yargıtay, teknolojik altyapının yanlış yorumlanmasına dayalı bir hak kaybını engelledi. Yerel mahkeme, kiracı vekilinin UYAP sisteminde bir evrakı görüntülemesini "resmi tebligat" olarak kabul etmiş ve sürelerin bu tarihten itibaren başladığına hükmetmişti.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise bu kararı bozarak şu net hükmü ortaya koydu:
Resmi Tebligat Şartı: UYAP evrak işlem kütüğünde bir belgenin "okundu" veya "görüntülendi" olarak işaretlenmesi, resmi tebligat veya tefhim yerine geçmez.
Elektronik Tebligat Yönetmeliği: Yasal süreler, yalnızca usulüne uygun şekilde yapılan elektronik tebligatın ardından başlar.
Hak Kaybı Önlemi: Sadece sisteme girip evrakı incelemek, kesin süreleri başlatmaz ve kiracıyı hak kaybına uğratmaz.
Yargıtay’ın bir diğer önemli kararı ise Manavgat’taki bir tahliye davasında, tahliye taahhütnamelerinin geçerlilik şartlarına dair geldi. Ev sahibi, kiracının daha önce imzaladığı tahliye taahhüdüne dayanarak tahliye talep etmiş; ancak yargılama sürecinde tarafların bu taahhütten sonra noter onaylı "yeni bir kira sözleşmesi" yaptığı ortaya çıkmıştı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, şu gerekçeyle yerel mahkemenin tahliye kararını bozdu:
Hükümsüzlük: Tahliye taahhüdünün düzenlendiği tarihten sonra yapılan yeni kira sözleşmesi, eski taahhüdü geçersiz ve "yok hükmünde" kılar.
Hukuki Güvence: Kira sözleşmesinin yenilenmesi, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi günceller ve önceki tüm taahhütleri hükümsüz hale getirir.
Bu kararlar, ev sahiplerinin "eski evraklar" üzerinden yeni dönemde tahliye talep etmesinin önünü kapatıyor. Hukuk uzmanları, UYAP üzerinden yapılan "okundu" takibinin tebligat sayılmamasının, avukatların ve tarafların savunma hakkını korumak adına atılmış devrim niteliğinde bir adım olduğunu vurguluyor.