Başkentte ekonomi kulisleri bugün açıklanan o devasa bütçe raporuyla çalkalanıyor. Ekonomi yönetiminin yıllardır üzerinde titrediği, zaman zaman siyasette en sert tartışmaların odağı olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) merakla beklenen 2025 yılı hesap özetleri nihayet gün yüzüne çıktı. Ortaya çıkan tablo ise sadece ekonomi kurmaylarını değil, rakamları okuyan uzmanları bile şaşırtacak nitelikte. Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemi, on yıllardır süregelen o kronik bütçe açığı döngüsünü inanılmaz bir ivmeyle kırdı.
Rakamlar aslında her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatıyor.
2025 yılına girilirken SGK'nın kasasına girmesi planlanan prim geliri 3 trilyon 752,5 milyar lira olarak öngörülmüştü. Ancak istihdamdaki hareketlilik ve kayıt dışıyla mücadelenin etkisiyle yıl sonu geldiğinde toplanan prim miktarı tam 4 trilyon 36,2 milyar liraya fırladı. Hedeflenen rakamın çok ötesine geçilmesi, domino etkisi yaratarak devletin sisteme yaptığı zorunlu katkı payını da yukarı çekti.
Başlangıçta Hazine'den 864,9 milyar lira olarak planlanan devlet katkısı, sistemin kendi içindeki bu şahlanışıyla 888,7 milyar liraya yükseldi. Günün sonunda, 2025 yılı için 5 trilyon 182,7 milyar lira olarak planlanan toplam gelir pastası, devasa bir sıçramayla 5 trilyon 599,1 milyar lira seviyesine ulaştı.
Peki ya giderler? Milyonlarca EYT'linin sisteme dahil olması ve artan hastane masrafları kasayı nasıl etkiledi?
İşte asıl sürpriz burada gizli. Gider tarafında tahminler ile gerçekleşen harcamalar arasında korkulan o devasa uçurum yaşanmadı; aksine nokta atışına yakın bir sapma görüldü. Yıl sonu itibarıyla toplam harcama 5 trilyon 563,3 milyar lira olarak kayıtlara geçti.
Bunun aslan payını elbette emekliler oluşturuyor. Emekli maaşları için planlanan 3 trilyon 739,1 milyar liralık bütçe, yılı 3 trilyon 775,5 milyar lira ile kapattı. Herkesin yakından takip ettiği sağlık harcamaları ise 1 trilyon 343,7 milyarlık öngörüye karşılık, 1 trilyon 353,1 milyar lira seviyesinde frenlendi. Gelirlerin (5.599,1 Milyar TL), giderleri (5.563,3 Milyar TL) aşmasıyla birlikte SGK kasası yılı milyarlarca liralık dev bir artı bakiye ile tamamlamış oldu.
Bu rakamların ne anlama geldiğini kavramak için takvimleri biraz geriye, 90'lı yılların o karanlık ekonomi günlerine sarmak gerekiyor.
Eskiler çok iyi hatırlar; 2006 yılındaki büyük birleşmeye kadar SSK, Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR tamamen ayrı telden çalan, hantal yapılardı. Sistemin çatırdaması ilk olarak 1991'de BAĞ-KUR'un bütçe desteği istemesiyle başlamış, 1994 yılında ise SSK o meşhur tarihi açığını vererek devletin sırtına koca bir yük bindirmişti. 2008 yılındaki o büyük reformla birlikte, toplanan her 100 liralık prime 25 lira devlet katkısı (daha sonra güncellendi) modeli devreye sokulsa da, SGK'nın "kara delik" imajı yıllarca silinmedi.
İşte 1994'ten bu yana istisnasız her yıl bütçe açığı vererek Hazine'nin kapısını çalan bu devasa sistem, tam 31 yıl sonra ilk defa ibreyi yeşile döndürdü.