Cüzdanlardaki yangın artık sadece bir istatistik değil, sokağın en gerçek gerçeği. Sosyal güvenlik dünyasının nabzını tutan Özgür Erdursun, milyonların merakla beklediği Temmuz zammı öncesi sessizliğini bozdu. Erdursun’a göre vakit daralıyor. Enflasyon verileri her ay "hayat pahalı" diye bağırırken, gelir-gider dengesi çoktan şirazesinden çıktı. Özellikle asgari ücretlinin bir ara zam beklentisi, emeklinin ise enflasyon farkını aşan bir refah payı talebi masada bekliyor. Uzman isim, hükümetin bu taleplere vereceği yanıtın, sadece bir rakamdan ibaret olmayacağını söylüyor.

Erdursun’un analizlerinde en dikkat çeken nokta, zamanlama. Hükümetin önünde "geçiştirebileceği" veya "idare edebileceği" son dönemin Temmuz ayı olduğunu savunan ünlü uzman, sonrasındaki sürecin çok daha çetin geçeceğini hatırlatıyor. Giderler sağanak gibi artarken gelirin sabit kalması, toplumsal bir yorgunluğu da beraberinde getiriyor.

Özgür Erdursun'a göre sürecin 3 kritik bacağı var:

Asgari Ücretli: Enflasyon karşısında eriyen maaşlar için mutlaka bir "ara dokunuş" gerekiyor.

Emekli ve Memur: Sadece enflasyon farkı yetmez, alım gücünü yukarı taşıyacak bir düzenleme şart.

Denklemin Siyasi Tarafı: 2027 seçimleri öncesindeki son büyük duraklar 2026 ve 2027 yıllarının Ocak-Temmuz artışları olacak.

Anketlerin ötesinde bir gerçeklikten bahsediyor Erdursun. AK Parti’nin en büyük oy deposu olan emekli kesimindeki "güven" erozyonuna dikkat çekiyor. Seçmeni ikiye ayırıyor: Bir yanda "Hükümet gereğini yapar, bizi mağdur etmez" diyen kemik kitle; diğer yanda ise artık umudunu tamamen kesmiş ve sayıları çığ gibi büyüyen grup.

SGK Uzmanı, hükümetin bu Temmuz ayında yapacağı tercihin, kendi kaderini de belirleyeceğini iddia ediyor. "Giderler hızlı artıyorsa, dengeyi sağlamak için geliri artırmanız lazım; aksi halde siyasi arenada en sadık kitleyle bile bağlar kopar" diyor. Bu, sadece bir ekonomik uyarı değil, aynı zamanda bir erken seçim veya 2027 projeksiyonu.

Yorumlar
Editör Hakkında