Küresel finans piyasalarında Amerikan dolarının hegemonyası sarsılıyor. Londra merkezli Resmi Parasal ve Finansal Kurumlar Forumu (OMFIF) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, merkez bankalarının önümüzdeki on yıl içinde dolar rezervlerini tarihte ilk kez azaltmayı planladığını ortaya koydu. Toplam 10 trilyon dolarlık varlığa hükmeden 90 dev kurumun katıldığı araştırma, küresel sermayenin yeni rotasını çizdi.

ABD siyasetindeki belirsizlikler ve küresel çapta tırmanan jeopolitik riskler, trilyonlarca doları yöneten kurumları radikal kararlar almaya itti. 2010 yılından bu yana düzenli olarak hazırlanan OMFIF raporunda ilk defa, merkez bankalarının dolara olan tahsisatlarını artırmak yerine daraltma eğiliminde olduğu kayıtlara geçti.

Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 79'u ve kamu fonlarının yüzde 60'ı, küresel finans sisteminin hızla çok kutuplu bir yapıya evrildiğine inanıyor. Bu yapısal dönüşüm, rezerv yöneticilerini geleneksel limanlardan uzaklaştırarak alternatif para birimlerine yönlendiriyor.

Doların zayıflayan küresel rolü karşısında merkez bankaları portföylerini çeşitlendirmek için ana para birimlerinin dışına çıkıyor. Rapora göre; Norveç Kronu ve Yeni Zelanda Doları rezerv portföylerinde hızla zemin kazanıyor. İngiliz Sterlini'ne olan talep artış eğilimini sürdürürken, Euro ve Çin Yuanı yapısal zorluklara rağmen çeşitlendirme aracı olarak tutulmaya devam ediliyor.

Küresel enflasyon ve siyasi krizler karşısında merkez bankalarının en büyük sığınağı yine altın oldu. Araştırmaya katılan merkez bankalarının net yüzde 30'u, önümüzdeki 1-2 yıllık kısa vadeli periyotta altın rezervlerini daha da artırmayı planlıyor.

Finansal çeşitlendirme sadece para birimleri ve emtialarla sınırlı kalmadı. Dijitalleşme, trilyon dolarlık fonların yönetim stratejisini de değiştiriyor. Kurumların yüzde 66'sından fazlası, portföy ve kısa vadeli rezerv yönetim süreçlerine yapay zekâ (AI) teknolojilerini entegre etmeye hazırlanıyor.

Yorumlar
Editör Hakkında