Doğu Anadolu'nun kadim şehri Bitlis, bugünlerde sadece tarihi kümbetleriyle değil, kadınların üretim çarklarına dahil olduğu o devasa projeyle de adından sıkça söz ettiriyor. Ahlat Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın öncülüğünde başlatılan ve ta uzaklardan, Japonya Büyükelçiliğinden hibe desteği almayı başaran o özel proje, ilçedeki kadınların hayatına sihirli bir değnek gibi dokundu.
Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde Avrupa standartlarında kurulan tekstil atölyesinde artık sadece kumaşlar kesilmiyor; bölge kadınının makus talihi de yeniden şekilleniyor.
Ahlatlı kadınlar için sıradan bir gün artık mutfakta değil, sanayi tipi dikiş makinelerinin başında başlıyor. Haftanın 5 günü atölyenin yolunu tutan 50 kursiyer, burada sıradan bir dikiş-nakış kursunun çok ötesinde, tam teşekküllü bir mesleki eğitime tabi tutuluyor.
Usta öğreticilerin gözetiminde; zorlu sanayi makinelerinin kullanımından profesyonel overlok çekimine, elbise tasarımından milimetrik kesim tekniklerine kadar tekstil sektörünün aradığı tüm kalifiye donanımlar bu atölyede kadınlara uygulamalı olarak aktarılıyor. Hedef çok net: Kurs bitiminde bu kapıdan çıkan her bir kadın, piyasadaki büyük tekstil atölyelerinde anında iş başı yapabilecek o yüksek standartlara ve teknik yeterliliğe ulaşmış olacak.
Peki bu proje sadece bir heves mi, yoksa kalıcı bir çözüm mü? Ahlat Halk Eğitimi Merkezinin usta öğreticilerinden Tülay Gürbüz, işin ciddiyetini şu sözlerle ortaya koyuyor: "Proje kapsamında tam 10 yıllık sözleşme imzalandı. Burada verdiğimiz eğitimlerle, yakında Ahlat'ta açılacak büyük tekstil atölyelerinin de istihdam altyapısını hazırlıyoruz. Kursiyerlerimiz buradan çıktıklarında sektörde aranan, donanımlı birer eleman olacaklar."
Gürbüz'ün vurguladığı bir diğer önemli nokta ise işin sosyal boyutu. Bu atölye, ekonomik bağımsızlığın yanı sıra kadınlar için bir nefes alma, sosyalleşme ve omuz omuza üretme alanı haline gelmiş durumda. Üstelik projeye olan talep öylesine yoğun ki, mevcut 50 kişilik kapasitenin ardından yeni kayıtlar da hız kesmeden devam ediyor.
Makinelerin tıkırtısına karışan kadınların hikayeleri ise projenin ne denli başarılı olduğunu kanıtlar nitelikte.
Kursa annesiyle birlikte katılan genç Suna İşler, "Açıldığı günden beri buradayız. Sadece belge almakla kalmadım, artık dışarıda bir meslek sahibi olarak çalışmayı planlıyorum" derken, 50 yaşındaki 4 çocuk annesi Hatice Şafak Yam'ın sözleri değişimin boyutunu özetliyor: "Artık ustalaştık. Dışarıdan sipariş alıp giysi dikiyor, tadilat işleri yapabiliyoruz. Kendi ayaklarımız üzerinde duruyoruz."
Kısa süre öncesine kadar hayatı evin dört duvarı arasında geçen Mahiye İşler'in "Şu an üretime katkı sağlayabilecek donanıma sahibim" cümlesi, Ahlat'taki bu Japonya destekli projenin aslında bir "özgüven inşası" olduğunu kanıtlıyor.