Cep telefonumuzdan saniyeler içinde yaptığımız o sıradan para transferleri, hayatımızın en büyük finansal kabusuna dönüşmek üzere. Nisan ayının bu günlerinde dijital bankacılığın hızına kapılıp EFT ve havale işlemlerinde "açıklama" kısmını boş bırakan milyonlarca vatandaş, Yargıtay'ın az bilinen bir içtihadı yüzünden Türkiye genelinde ağlarını ören siber dolandırıcıların açık hedefi haline geldi. Suç şebekeleri artık sadece teknolojik açıkları değil, hukuk sistemindeki bu ufak ama ölümcül detayları da kendi lehlerine kullanıyor.

Diyelim ki internetten bir ürün aldınız, bir hizmetin bedelini ödüyorsunuz veya bir ilan için kapora gönderdiniz. Aceleniz var, klavyeyle uğraşmak istemediniz ve açıklama kısmını es geçip "Gönder" butonuna bastınız. Geçmiş olsun. Karşı tarafın niyetinin kötü olması halinde o parayı geri almanız artık bir mucize.

Yargıtay’ın yıllardır uyguladığı ve pek çok vatandaşın habersiz olduğu yerleşik içtihatları son derece keskin. Üzerinde hiçbir açıklama bulunmayan bir para transferi, hukuk karşısında yeni bir alışveriş değil, "mevcut bir borcun ödenmesi" olarak kabul ediliyor.

Yani dolandırıcıya paranızı kaptırıp soluğu savcılıkta veya mahkemede aldığınızda, karşı taraf hakimin karşısına çıkıp sadece şunu söylüyor: "Ben onu dolandırmadım, bana zaten borcu vardı, hesabıma attığı bu parayla borcunu ödedi." İşte o an eliniz kolunuz bağlanıyor. Hukuk, o paranın borç olmadığını ispatlama yükünü tamamen sizin omuzlarınıza yüklüyor. Peki bu tuzağa düşmemek için ne yazacağız? İşin uzmanları, transfer yaparken açıklama kısmına mutlaka "Şu hizmet/ürün bedelidir, aksi halde iadesi gerekir" şeklinde net bir şerh düşülmesinin sizi ipten alacak o sihirli hamle olduğunu belirtiyor.

IBAN çetelerinin şeytani planları bununla da sınırlı değil. Son dönemde patlama yapan bir diğer yöntem ise "yanlışlıkla para gönderimi" mizanseni.

Hesabınıza aniden tanımadığınız birinden 1 TL veya 5 TL gibi komik bir rakam düştü mü? Çoğumuz "Biri hesap numarasını karıştırdı herhalde" deyip o parayı iyi niyetle iade ediyoruz veya bizi arayıp ağlamaklı bir sesle "Yanlışlıkla kiranızı size göndermişim, lütfen iade edin" diyen dolandırıcıya acıyıp parayı geri atıyoruz. Sakın yapmayın!

Bu masum görünen işlem, dolandırıcıların hesabınızın aktif olup olmadığını veya sizin tuzağa ne kadar düşmeye meyilli olduğunuzu test ettikleri sinsi bir "oltalama" (phishing) taktiği. Sizi arayıp parayı iade etmenizi isteyen kişiye asla doğrudan transfer yapmayın. Hemen bankanızı arayın ve işlemin şüpheli olduğunu, iadenin banka üzerinden yasal yollarla yapılmasını talep edin.

Dolandırıcıların iz bırakmamak için buldukları kılıf da en az yöntemleri kadar acımasız. İzlerini kaybettirmek için "Anket doldur, reklam izle, ek kazanç sağla" vaatleriyle üniversite öğrencilerinin, ev hanımlarının veya iş arayan çaresiz insanların banka hesaplarını kiralıyorlar.

Ancak hukuk bu konuda da net. Parayı gönderdiğiniz IBAN'ın sahibi hiçbir şeyden haberi olmayan bir üniversite öğrencisi dahi çıksa, bu durum sizin paranızı yasal yollardan geri talep etmenize kesinlikle engel değil. Hesap sahibi de bu suçun yasal bir parçası konumuna düşüyor.

Paranız Gittiğinde Hayat Kurtaran 3 Adımlık Acil Eylem Planı
Diyelim ki boş bulundunuz ve tuzağa düştünüz. Panik yapmak size sadece zaman kaybettirir. İşlemden sonraki ilk 15 dakika hayati derecede önemlidir. İşte harfiyen uygulamanız gereken o altın kurallar:

1. Saniyeler İçinde Bankaya Ulaşın: Müşteri hizmetlerini arayıp işlemin size ait olmadığını veya dolandırıldığınızı belirterek karşı hesaba acil "Bloke Talebi" oluşturun.

2. Dijital Delilleri Asla Silmeyin: Dolandırıcıyla yaptığınız WhatsApp yazışmalarını, sahte ilanların ekran görüntülerini ve transfer dekontlarını anında arşivleyin.

3. Adliyenin Yolunu Tutun: Vakit kaybetmeden en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına gidin ve elinizdeki tüm dijital delillerle birlikte "Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık" suç duyurusunda bulunun.

Yorumlar
Editör Hakkında