İhracat kısıtlaması güveni sarstı

Sektör temsilcilerine göre sorun aslında Ramazan döneminde başladı. İhracata getirilen kısıtlama, Türkiye’nin uzun süredir oluşturduğu “güvenilir tedarikçi” imajını zedeledi.
Daha önce kota sistemiyle yürüyen süreçte müşteriler en azından korunabiliyordu. Ancak tamamen kapatma kararıyla birlikte bağlantılar bozuldu. Yurt dışındaki alıcıların planlarını aylar öncesinden yaptığı hatırlatılırken, bu ani kararın zinciri kırdığı ifade ediliyor.

Üreticiler, bu durumun en net sonucunun pazar kaybı olduğunu söylüyor. Ortadoğu ve Körfez ülkeleri gibi önemli müşteriler rotayı başka ülkelere çevirdi. Brezilya ve Ukrayna gibi rakipler öne çıktı. Türkiye ise ikinci tercih haline geldi.

Savaş maliyetleri yukarı çekti

Tam bu süreç yaşanırken bir de bölgedeki savaş etkisini gösterdi. İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim, maliyet kalemlerini hızla yukarı çekti.
Hammadde, akaryakıt, lojistik ve ambalaj tarafında ciddi artışlar yaşandı. Özellikle yem için kritik olan mısır fiyatındaki yükseliş dikkat çekti. Son iki haftada ton başına yaklaşık 100 dolarlık artış yaşandı ve fiyatlar 250 dolardan 350 dolara kadar çıktı.

Bu artış üreticiyi doğrudan etkiledi. Zaten baskı altında olan sektör, maliyetleri karşılamak için fiyatlara zam yapmak zorunda kaldı.

Üretim artınca fiyat düşmüştü

Sektör temsilcileri aslında yakın geçmişi hatırlatıyor. 2025-2026 döneminde üretim artınca fiyatlar gerilemişti. Hatta yaklaşık yüzde 3’lük bir düşüş yaşanmıştı.
Mantık basit: Üretim arttı, arz yükseldi, talep aynı kaldı. Böyle olunca fiyatlar aşağı geldi. Bu yüzden üreticiler, fiyatları baskılamanın yolunun kısıtlama değil üretim artışı olduğunu savunuyor.

Onlara göre ihracatı kısmak çözüm değil. Aksine güven kaybı yaratıyor ve uzun vadede daha büyük zarar veriyor.

Fiyatlar kısa sürede hızla yükseldi

Son 1,5 aylık süreçte fiyatlara yansıyan tablo ise oldukça dikkat çekici. Bütün tavuk kilogram fiyatı 85 TL’den 105 TL’ye çıktı. Baget 119 TL’den 145 TL’ye, but fiyatı da 110 TL’den 145 TL seviyesine yükseldi.
Yaz aylarında daha çok tüketilen kanat fiyatı 230 TL’den 279 TL’ye çıktı. Izgaralık ürünlerde de benzer bir artış görüldü. Pirzola ve göğüs eti 160 TL’den 189 TL seviyesine ulaştı.

Sektör temsilcileri, üreticinin yaptığı yüzde 15’lik zammın raflara yüzde 20-25 olarak yansıdığını belirtiyor. Aradaki fark ise maliyet zincirindeki diğer artışlardan kaynaklanıyor.

Yaz aylarıyla talep daha da artabilir

Önümüzdeki döneme ilişkin beklenti de çok farklı değil. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte mangal sezonu başlayacak. Bu da beyaz ete olan talebi artıracak.
Talep arttıkça fiyatların da yukarı yönlü hareket edebileceği ifade ediliyor. Ancak bu durum tüketici tarafında farklı bir etki yaratabilir. Fiyatlar yükseldikçe tüketim azalabilir.

Yorumlar
Editör Hakkında