Sabah saatlerinden itibaren ekranını açan yatırımcı büyük bir şokla karşılaştı. ABD Başkanı Trump'ın İran'ın barış teklifine kapıları kapatması ve Hürmüz Boğazı'ndaki küresel kriz, güvenli liman altına yaramadı. Tam aksine, güçlenen dolar endeksiyle birlikte 28 Nisan 2026 Salı günü saat 15.00 itibarıyla spot altın yüzde 2,5'lik sert bir kayıpla 4.561 dolara kadar çakıldı. Bu rakam, 7 Nisan'dan bu yana görülen en dip seviye olarak kayıtlara geçti.

İç piyasada da rüzgar sert esiyor. Gram altın 6.607 TL bandında tutunmaya çalışırken, gümüş de bu fırtınadan nasibini fazlasıyla alarak yüzde 4,3'lük erimeyle 72,18 dolara geriledi.

Peki altın neden aniden yönünü aşağı çevirdi? Aslında bu düşüşün arkasında kusursuz bir ekonomik sarmal var. İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, petrol fiyatlarını 106 doların üzerine fırlattı. Artan nakliye ve enerji maliyetleri, küresel enflasyon canavarını yeniden uyandırdı. Hal böyle olunca, piyasanın ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) beklediği faiz indirimi ihtimalleri suya düştü. Faiz getirisi olmayan altın, bu yüksek faiz ortamında ister istemez kan kaybediyor. Şimdi herkes nefesini tutmuş; Fed, İngiltere ve Kanada merkez bankalarından bu hafta gelecek şifreli mesajları bekliyor.

Rakamlar kırmızıya dönse de masanın diğer tarafında bambaşka bir okuma var. Yatırımım Trader CEO'su Candaş Atalay'a göre şu an yaşananlar korkutucu bir çöküşten ziyade sağlıklı bir arındırma süreci.

Yılın başındaki o çılgın coşkunun yerini sıkıcı ve durgun bir bekleyişe bıraktığını belirten Atalay, "Altın, bireysel yatırımcıda ne tam güven sağlayabildi ne de vazgeçilebildi," tespitinde bulunuyor. Ancak Atalay'ın asıl vurduğu nokta, piyasadaki yatırımcı profili: "Bu konsolidasyon, altının cazibesini kaybettiği anlamına gelmiyor. Aksine, kısa vadeli 'turist yatırımcı' kitlesi panikle piyasadan çekilirken, piyasa büyük bir satış baskısı yaratmadan bu yüksek fiyatları absorbe ediyor. Uzun vadeli yatırımcılar kontrolü elinde tutmaya devam ediyor."

Savaşın başından bu yana gümüş yüzde 16,8, altın ise yüzde 11,3 değer kaybetti. Batı borsaları kırılgan ateşkes ortamına rağmen rekorlar kırsa da Atalay'ın uyarısı son derece net: Finansal piyasalarda o kaçınılmaz düzeltme anı geldiğinde, altın kenarda sırasının gelmesini bekliyor olacak.

Kısa vadede yaşanan bu fiyat dalgalanmalarına rağmen, büyük resme bakan uluslararası kurumlar için altın hala dünyanın en parlayan yıldızı. CNBC'nin yayımladığı Deutsche Bank analizine göre, küresel finansal krizden bu yana altını adeta vakumlayan asıl güç "gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları".

Rezervlerini dolardan arındırıp çeşitlendirmek isteyen bu ülkeler, fiziki altına hücum etmeye devam ediyor. Alman analistlerin öngörüsü ise piyasaları yerinden oynatacak cinsten: Eğer merkez bankalarının bu alım trendi devam ederse, altının ons fiyatı önümüzdeki 5 yıl içinde tam 8.000 dolara ulaşabilir! Bu da mevcut fiyatların üzerinden yüzde 70'lik devasa bir sıçrama anlamına geliyor.

Yorumlar
Editör Hakkında