Küresel piyasalarda gözler uzun süredir petrol fiyatlarına çevrilmiş durumda. Ancak perde arkasında daha az konuşulan ama etkisi daha geniş olabilecek bir gelişme yaşanıyor. Tungsten, kükürt ve helyum fiyatlarında son haftalarda dikkat çekici bir yükseliş gözleniyor. Bu artış, yalnızca emtia piyasalarını değil, teknoloji ve üretim zincirlerini de doğrudan etkileyebilecek nitelikte.
Fiyat artışları dikkat çekici seviyeye ulaştı
Tungsten fiyatı geçtiğimiz hafta 3 bin dolar seviyesini aşarak rekor kırdı. Bu, sadece bir ay içinde yüzde 50’den fazla artış anlamına geliyor. Aralık ayı sonuna göre ise fiyatın üç katına çıktığı ifade ediliyor.
Kükürt tarafında da benzer bir tablo var. Çin’de ton başına fiyatın 621 dolara yükseldiği belirtiliyor. Bu artışın mart ayı başından bu yana yaklaşık yüzde 13 seviyesinde olduğu aktarılıyor.
Helyumda ise daha farklı ama yine dikkat çekici bir yükseliş söz konusu. Çin’in Henan eyaletinde fiyatlar 545 yuandan 600 yuana çıktı. Bu artış küçük gibi görünse de, aslında piyasa için önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Bu üç maddenin önemi sanılandan büyük
Bu maddeler sıradan hammaddeler değil. Tungsten, çip üretiminde elektrik bağlantılarında kullanılıyor. Kükürt ise sülfürik asit üretiminde yer alarak yarı iletkenlerin temizlenmesinde kritik rol oynuyor.
Helyum ise üretim sürecinde stabiliteyi sağlıyor. Yani kimyasal reaksiyonların kontrol altında tutulmasında önemli bir görev üstleniyor. Bu yüzden fiyatlardaki yükseliş, doğrudan yapay zekâ altyapısını etkileyebilecek bir duruma işaret ediyor.
Çin’in tedarik zincirindeki etkisi büyüyor
Uzmanlara göre yaşanan gelişmeler sadece savaşla açıklanamaz. Çin’in son yıllarda kritik madenlerdeki hakimiyeti giderek arttı. Özellikle tungsten ihracatına getirilen sınırlamalar ve kükürt türevlerindeki sıkı denetimler, arzı daraltan faktörler arasında gösteriliyor.
Helyum tarafında ise Çin’in ithalatının hızla artması, küresel dengede yeni bir tablo oluşturuyor. Bu durum, piyasadaki belirsizliği daha da artırıyor gibi.
Savaş dengeleri tersine çevirdi
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda artan riskler, arz-talep dengesini ciddi şekilde etkiledi. Daha önce arz fazlası olan bazı ürünlerde bile artık kıtlık konuşuluyor.
Kükürt fiyatlarının savaş öncesine göre yüzde 30’dan fazla arttığı belirtiliyor. Tungsten zaten rekor seviyelere ulaştı. Helyum fiyatları ise savaşın başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıkmış durumda.
Savunma sanayii talebi artırıyor
Tungsten gibi stratejik metallerin savunma sanayiinde yoğun şekilde kullanılması, talebi daha da yukarı çekiyor. Üstelik stokların sınırlı olması, fiyat artışını hızlandıran önemli bir etken olarak öne çıkıyor.
Öte yandan Katar’daki üretim tesislerinde yaşanan hasarın da küresel helyum arzını olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Bu da piyasadaki baskıyı artırıyor.
Yeni bir kriz ihtimali konuşuluyor
Uzmanlar, yaşanan bu gelişmelerin yeni bir tedarik zinciri krizine dönüşebileceğini düşünüyor. Pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşı döneminde yaşanan sıkıntıların benzeri bir sürecin kapıda olabileceği dile getiriliyor.
Şirketler alternatif kaynak arayışına girerken, ülkeler kritik hammaddeler için stoklarını artırmaya başladı. Ancak piyasadaki şeffaflık eksikliği nedeniyle gerçek arz sıkıntısının daha büyük olabileceği de ifade ediliyor.