21 Nisan 2026 tarihinde ücretleri ve tazminatları ödenmeyen maden işçileri, Eskişehir’den Ankara’ya yürüdüler. Grev ve protesto ile bağlayan eylem, açlık grevine dönüşerek Ankara’da mücadelelerini sürdürürken Eskişehir’den de maden işçilerine destek geldi.
Emek ve Demokrasi Platformu’nun “Maden İşçisi Yalnız Değildir” çağrısıyla bir araya gelen Eskişehirli sendika üyeleri ve temsilcileri ile siyasi parti üyeleri ve temsilcileri Köprübaşı’nda baretlerle oturma eylemi gerçekleştirdi.

Oturma eyleminde, Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşma yapan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Salih Eğerci, maden işçilerinin Ankara’da sürdürdüğü direnişe ilişkin açıklamalarda bulundu. Eğerci, işçilerin mücadelesinin yalnızca ücret talebi olmadığını, aynı zamanda emeğin sistematik biçimde değersizleştirilmesine karşı bir duruş olduğunu ifade etti.
Eğerci, Eskişehir’den Ankara’ya uzanan yürüyüş ve sonrasında kurulan direniş alanının, emeğin bastırılamayan sesi olduğunu belirterek, maden işçilerinin ağır çalışma koşullarına rağmen uzun süredir ücretlerini alamadığını vurguladı.

Emeğin Gaspı ve Özelleştirme Politikaları Eleştirildi
Eğerci açıklamasında, maden işçilerinin yerin yüzlerce metre altında zorlu şartlarda çalıştığını ancak buna rağmen maaşlarını alamadığını söyledi. Bu durumun işçileri yaşamlarını sürdüremez hale getirdiğini belirten Eğerci, yaşanan sürecin doğrudan özelleştirme ve taşeronlaşma politikalarının sonucu olduğunu dile getirdi.
“Enerji ve maden sektörünün piyasaya terk edilmesi, kamusal denetimin zayıflatılması bu tabloyu yaratmıştır” diyen Eğerci, işçilerin yaşadığı mağduriyetin bireysel değil sistematik bir sorun olduğunu ifade etti.
Eğerci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nı da eleştirerek, “Aylarca maaşını alamayan işçiye çözüm üretmeyen bir yapı, şimdi polisle karşılık vermeyi tercih etmektedir” dedi.

Direniş Büyüyor! 1 Mayıs Çağrısı Yapıldı
Açıklamasında işçilerin açlık grevine başladığını da hatırlatan Eğerci, bunun çaresizliğin en ağır ifadesi olduğunu söyledi. İşçilerin bedenleri üzerinden hak aramak zorunda bırakıldığını belirten Eğerci, bu durumun siyasi sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
Eğerci, tutuklu sendikacıların serbest bırakılması gerektiğini belirterek, örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.

“Bu direniş yalnızca Doruk Madencilik işçilerinin değil, tüm emekçilerin mücadelesidir” diyen Eğerci, 1 Mayıs’ın bu süreçte kritik bir dönemeç olduğunu vurguladı.
Tüm emekçilere, sendikalara ve meslek örgütlerine çağrıda bulunan Eğerci, 1 Mayıs’ta alanlara çıkılması gerektiğini ifade ederek, “Maden işçilerinin sesi büyütülmelidir” dedi.

Eğerci açıklamasını, “Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın örgütlü mücadele” sözleriyle tamamladı.




