Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde, 17 Mart 2026 tarihinde tüm şehri kahreden ve ihmal iddialarını gündeme taşıyan acı bir kaza yaşandı. Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak'ta meydana gelen olayda, elektrikli bisikletiyle seyir halinde olan 9 yaşındaki evladımız Ömer Ç., yoldaki fiziki kusurlar nedeniyle savrularak feci şekilde can verdi. Bu trajik hadise, bölge halkının uzun süredir dile getirdiği altyapı sorunlarını yeniden gün yüzüne çıkarırken, yerel yönetimin tutumu kamuoyunda tartışmalara neden oldu.
Tepebaşı'nda Yollar Kan Ağlıyor: Ölüm Göz Göre Göre Mi Geldi?
Edinilen bilgilere göre, saat 19.30 sıralarında elektrikli bisikletiyle ilerleyen 9 yaşındaki Ömer, yoldaki otopark rampası ve bozuk zemine takılarak kontrolünü kaybetti. Çarpmanın şiddetiyle yere savrulan talihsiz çocuğun göğsüne bisikletin gidonu saplandı. Olayın vahameti, sokaktaki altyapı eksikliklerinin ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğini en acı şekilde gözler önüne serdi.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla intikal eden sağlık ve polis ekipleri, kanlar içindeki küçük çocuğa ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Ambulansla Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ömer Ç., burada doktorların gösterdiği tüm çabalara rağmen kurtarılamadı
Gencecik bir bedenin toprağa düşmesi, sadece acılı ailesini değil, tüm Eskişehir'in yüreğini yaktı. Olayın ardından konuşan mahalle sakinleri, Çağlayanlar Sokak ve çevresindeki yolların uzun süredir bozuk olduğunu, bakım yapılmadığını ve adeta kazalara davetiye çıkardığını belirterek duruma isyan etti.
Acılı Mahalleli Çözüm Beklerken, Belediye "Siyaset" Savunmasında
Vatandaşlar, can güvenliğini tehdit eden yolların onarılması için acı olayların mı yaşanması gerekiyordu diye sorarken, gözler bölgenin yetkilisi olan Tepebaşı Belediyesi'ne çevrildi. Ancak belediyeden gelen kamuoyu açıklaması, altyapı sorunlarını çözmeye yönelik somut bir adım müjdelemekten ziyade, eleştirilere karşı bir savunma metni olarak algılandı.
Belediye tarafından yapılan yazılı açıklamada, yolların durumuyla ilgili bir özeleştiri yapmak yerine, konunun "bazı çevreler tarafından siyasi tartışma unsuru haline getirilmeye çalışıldığı" iddia edildi. 9 yaşında bir çocuğun hayatını kaybettiği böylesine elim bir olayda, yerel yönetimin eleştirileri "sorumsuz yorumlar" olarak nitelendirmesi, toplum vicdanında karşılık bulmadı.
Açıklamanın sonlarında "İhmal ya da sorumluluk söz konusu ise gereği tereddütsüz şekilde yapılacaktır" denilse de, açıklamanın genelinde siyasi kaygıların ön plana çıkarılması tepki çekti. Hiçbir siyasi hesabın insan hayatından değerli olmadığını belirten belediyenin, bu söylemini sokaklardaki güvenlik önlemleri ve icraatlarıyla kanıtlaması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı. Sürecin hukuki boyutu ve olayla ilgili başlatılan inceleme ise emniyet güçleri tarafından titizlikle takip ediliyor.