Keşif Öncesi Eskişehir’de Seferberlik
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, Sarıcakaya ve Mihalgazi hattında planlanan Alpagut Atalan Altın Madeni Projesi’ne karşı yürütülen dava kapsamında kentte geniş çaplı bir farkındalık çalışması başlattı. Yarın yapılacak bilirkişi keşfi öncesinde İsmet İnönü Caddesi’nde stant açan platform üyeleri, broşür dağıtarak vatandaşları bilgilendirdi.
Dört gündür süren çalışmalar kapsamında yurttaşlara hem projenin çevresel etkileri hem de hukuki süreç anlatıldı. Platform üyeleri, bilgilendirme faaliyetlerinin ardından İsmet İnönü Caddesi’nden Yediler Parkı’na yürüyüş düzenleyerek çağrılarını büyüttü.
Alpagut’u, Atalan’ı Cengiz’e Vermeyeceğiz
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Aydemir, “Alpagut’u, Atalan’ı Cengiz’e vermeyeceğiz” sözleriyle mücadelenin kararlılığını ortaya koydu.
Aydemir, Eskişehir genelinde artan maden ihalelerine dikkat çekerek, bunun yalnızca tek bir projeden ibaret olmadığını, geniş çaplı bir doğa tahribatı riski taşıdığını ifade etti.

Eskişehir’imize Dokunmayın, Zehirlemeyin
Utku Çakırözer ise yaptığı açıklamada, “Eskişehir’imize dokunmayın, Eskişehir’imizi zehirlemeyin” diyerek çağrısını yineledi.
Çakırözer, kentin verimli tarım alanlarına dikkat çekerek, Eskişehir’in %70’inden fazlasının maden sahası haline getirilmek istendiğini belirtti. Tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşların bu konuda ortak bir duruş sergilediğini vurguladı.

2.500 Futbol Sahası Büyüklüğünde Tehdit
Onur Küçük ise projenin ölçeğine dikkat çekerek, “Projenin sadece ruhsat alanı yaklaşık 2.500 futbol sahası büyüklüğünde” dedi.
Küçük, bölgede yalnızca tek bir maden projesinin olmadığını, çevrede birçok ruhsat alanının bulunduğunu belirterek sürecin daha geniş bir madencilik dalgasının başlangıcı olabileceğini ifade etti.
Projeyle birlikte su kaynaklarının, özellikle Sakarya Nehri çevresinin olumsuz etkilenebileceğini belirten Küçük, yeraltı suları, tarım alanları ve hava kalitesinin ciddi risk altında olduğunu vurguladı. Ayrıca bölgedeki tarımsal üretimin geri dönülmez şekilde zarar görebileceğine dikkat çekti.
Küçük, doğa ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade ederek, bilirkişi keşfi için umutlu olduklarını ve güçlü bir bilimsel sunum yapılacağını söyledi.
Yarın gerçekleştirilecek keşfin, projenin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olması beklenirken, Eskişehir’de doğa mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi.





