Akyol, şehrin “kanayan yarası” olarak nitelendirdiği trafik sorununun; uzun süren trafik ışıkları, anlamsız tek yönlü yollar, giriş çıkışı sürekli tıkanan sokak araları ve şehir merkezindeki fahiş otopark fiyatları nedeniyle daha da içinden çıkılmaz hâle geldiğini söyledi. Araç sayısındaki artış ve şehrin belli bölgelerinde yaşamın yoğun olmasının bu sorunun sürekli gündemde kalmasına neden olduğunu belirten Akyol, “Çözümler ancak belli bir süre trafiği rahatlatsa da yine eski hâline geri dönüyor. Çünkü yapısal bir sorun palyatif çözümlerle giderilemez” dedi.
Kentte İstanbul ya da Ankara gibi bir trafik yoğunluğu yaşanmamasının, trafikte sorun olmadığı anlamına gelmediğini vurgulayan Akyol, birkaç yol açmanın, dubalar koymanın ve gidiş-geliş yönlerini değiştirmenin sorunu çözmediğini, aksine bazı durumlarda daha da kötüleştirdiğini dile getirdi. Şeker, Işıklar ve Hacı Seyit mahallelerinden İstasyon bölgesine ulaşım örneğini veren Akyol, bu güzergâhta yürüyerek ulaşımın araçla gitmekten daha hızlı olduğunu söyledi. Daha önce Haller önünde açılan yolun kapatılmasının tüm trafiği Şair Fuzuli–Atatürk Caddesi ile Espark tarafına yönlendirdiğini belirten Akyol, “Bir karmaşayı önleyeyim derken daha büyük bir karmaşa ve yoğunluk meydana geldi” ifadelerini kullandı.
Akyol, zaten dar olan yollarda bisiklet yolu ayrılmasının trafiği daha da çekilmez hâle getirdiğini savundu. Daha yeni kurulan yerleşim yerlerinde geniş yol planlamaları bulunduğunu ifade eden Akyol, bisiklet yollarının bu bölgelerde yapılmasının daha uygun olacağını söyledi. Bir yağmurda bile aksayan trafiğin, çok fazla kullanılmadığını düşündükleri bisiklet yollarıyla daraltılmasının araç kullanıcıları için bir travmaya dönüştüğünü dile getirdi.
Bisiklet yollarının kullanımına ilişkin gözlemlerini de paylaşan Akyol, bu yolların çoğu zaman motosiklet kullanıcılarını rahatlattığını, zaman zaman da kaldırımlarda bebek arabasıyla ilerlemenin zor olması nedeniyle çocuklu anne ve babalar tarafından tercih edildiğini belirtti. Trafiğin yoğun olduğu zamanlarda da kullanıldığını söyleyen Akyol, bunun dışında çok yoğun bir kullanıma şahit olmadıklarını ifade etti. Yetkililerin bu konuda istatistikler tuttuğunu düşündüklerini belirten Akyol, “Bizlerle paylaşırlarsa seviniriz. Bir yanılgımız varsa düzeltmiş oluruz” dedi.
Trafikle ilgili bakanlık, belediye ve vb. ne kadar resmî otorite varsa vatandaşlara toplu ulaşım araçlarını kullanmaları yönünde çağrı yaptığını hatırlatan Akyol, toplu taşımada da ciddi sorunlar yaşandığını söyledi. Birkaç hat ve istikamet dışında sıkıntıların büyük olduğunu ifade eden Akyol, gelmeyen otobüsler, sürekli değişen minibüs güzergâhları ve giderek pahalılaşan taksi ücretlerinin insanları kendi araçlarını kullanmaya mecbur bıraktığını dile getirdi. Ulaşımın rahat ve gidilecek hedefe yakın olması hâlinde kimsenin özel aracını tercih etmeyeceğini belirten Akyol, yapılan hamlelerin trafiği rahatlatma amacı taşısa da ortaya çıkan sonucun daha karmaşık bir tablo olduğunu sözlerine ekledi.