Demokrat Parti Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Özcan, parti yönetimlerinde mezhep ve cinsiyet temelli ayrımlara karşı olduklarını vurguladı. Kadın Kolları uygulamasını kaldırdıklarını hatırlatan Özcan, “Kadın bir kol değil, eşit bir bireydir” dedi.
Başkan Hüseyin Özcan, siyasette mezhep, kimlik ve cinsiyet üzerinden yapılan ayrımlara sert eleştirilerde bulundu. Parti yönetimlerinde bu tür bir sınıflandırmayı hiçbir zaman kabul etmediklerini belirten Özcan, Demokrat Parti’nin bu anlayışa karşı somut adımlar attığını söyledi.
“Kadın Bir Kol Değildir”
Kadınların siyasette ayrı bir yapı altında tanımlanmasına karşı olduklarını ifade eden Özcan, Demokrat Parti’nin 2021 yılında Kadın Kolları teşkilatını kaldırdığını hatırlattı. Bu kararın bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Özcan, şu ifadeleri kullandı: “Kadın bir kol değildir. Kadın benimle eşit haklara sahip bir bireydir. Aklıyla, fikriyle, duruşuyla benim kadar söz sahibidir. Dolayısıyla kota konulamaz.”
Kota uygulamalarının kadınları ayrıştırdığını savunan Özcan, “50 kişilik bir yönetimde ‘20’si kadın olacak’ demek doğru değil. 40’ı da kadın olabilir. Biz niye kadınları ötekileştiriyoruz?”
diye konuştu.
Kadınların parti yönetimlerinde “kol” olarak değil, doğrudan yönetici olarak yer alması gerektiğini belirten Özcan, kadınların sahadaki gücünün zaten herkes tarafından bilindiğini ifade etti.
“Gençlik Kolları Eğitim Odaklı Olmalı”
Gençlik Kollarına karşı olmadıklarını da vurgulayan Özcan, bu yapının eğitime dayalı olması gerektiğini söyledi. Kendilerinin de gençlik kollarından yetiştiğini belirten Özcan, siyasetin zamanla öğrenilen bir süreç olduğuna dikkat çekerek “Beni 18 yaşında il başkanı yapmadılar. Öğrene öğrene geldik. Gençler de eğitilmeli, zamanı gelince sorumluluk almalı,” ifadelerini kullandı.
“Mezhep Ayrımı Türkiye İçin Büyük Tehlike”
Siyasette mezhep temelli ayrışmanın Türkiye’nin önündeki en büyük risklerden biri olduğunu söyleyen Özcan, bu konuda çarpıcı bir örnek verdi. Yönetim kurulu üyelerinden birinin Alevi olduğunu vefat ettiğinde öğrendiğini ifade eden Özcan, bunun kendisi için hiçbir zaman bir kriter olmadığını dile getirdi. Özcan, “Yönetim kurulu üyemin Alevi olduğunu bilmiyordum. Çünkü beni ilgilendirmiyordu. Biz Odunpazarı’nda büyüdük; kimin Alevi, kimin Sünni olduğunu bilmezdik,” dedi.
Toplumun geçmişte bu ayrımlarla büyük acılar yaşadığını hatırlatan Özcan, siyasetin bu dili terk etmesi gerektiğini vurguladı.