Çınar, söz konusu çalışmanın Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasal tabloyu görünür kılmayı amaçladığını söyledi.
Basın mensuplarının gününü kutlayarak konuşmasına başlayan Çınar, “Ocak ayı boyunca her gün bir görselle kamuoyuyla buluştuğumuz Saray Takvimi çalışması, halkın yaşadığı gerçeklerle iktidarın gündemi arasındaki derin uçurumu ortaya koymak için hazırlandı” ifadelerini kullandı.
“Zamlar, vergiler ve yoksulluk bu takvimin her gününde var”
Takvim çalışmasının içeriğine değinen Çınar, paylaşılan görsellerin yurttaşların günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı sorunları anlattığını belirterek,
“Zamlarla başlayan bir yıl, art arda gelen vergiler, alım gücü eriyen maaşlar, küçülen sofralar ve borçla ayakta kalmaya çalışan haneler bu takvimin temel anlatısını oluşturuyor” dedi.
Çınar, hazırlanan görsellerde TÜİK verileri ile pazar fiyatları arasındaki farkın, adalet sistemindeki bozulmanın, tasarrufun halka yüklenirken israfın iktidar çevresinde sürmesinin açık biçimde ortaya konduğunu ifade ederek,
“Bu çalışma bir mizah ya da tasarım faaliyeti değildir. Bu takvim, milyonlarca yurttaşın mutfağında, çarşıda, pazarda ve faturalarında yaşadığı gerçeğin adıdır” diye konuştu.

“Gerçek takvim halkın hayatında yazılıdır”
Gençlerin geleceğe dair umutsuzluk yaşadığını, emeklilerin ise geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Çınar, doğayı tehdit eden projelerin ve ekonomik krizin sorumluluğunun sürekli başkalarına yüklenmesinin de takvimde yer aldığını söyledi.
CHP olarak bu düzeni normalleştirmeyeceklerini vurgulayan Çınar,
“Halkın gerçek gündemini örtbas etmeye çalışan anlayışa karşı susmadan mücadele edeceğiz. Bu takvim, siyasi bir itirazın ve toplumsal bir hatırlatmanın ifadesidir” dedi.
Açıklamasının sonunda adalet, eşitlik ve refah vurgusu yapan Çınar, “Bir ülkenin gerçek takvimi sarayın değil, halkın hayatında yazılıdır. Sarayın takvimi dolmuştur. Önümüzdeki takvim halkın iktidarını işaret etmektedir” ifadelerini kullandı.