Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner, 12 Eylül 1980 darbesinin 46’ncı yılında darbe mağdurlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Darbelerin açtığı yaraların adaletle kapatılması gerektiğini belirten Kahramaner, özellikle yargı kararı olmadan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen askerlerin durumunun yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Kahramaner, 12 Eylül’ün yalnızca demokrasinin kesintiye uğradığı bir tarih olmadığını, hukukun askıya alındığı ve millet iradesinin vesayet altına alındığı bir dönem olduğunu ifade etti. Darbe dönemlerinin binlerce insanın hayatında telafisi mümkün olmayan yaralar açtığını belirten Kahramaner, aradan 46 yıl geçmesine rağmen bu mağduriyetlerin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi.
“Darbelerin mağduriyetleri ortadan kalkmış değil”
Darbelerin takvim yapraklarından silinmesinin, ortaya çıkardığı mağduriyetlerin de sona erdiği anlamına gelmediğini dile getiren Kahramaner, siyasi görüşü, düşüncesi veya inancı nedeniyle insanların hayatlarının değiştirildiğini kaydetti. Kamu görevlilerinin görevlerinden uzaklaştırıldığını ve ailelerin ekonomik ve sosyal bedeller ödediğini aktardı.
Kahramaner, özellikle yargı kararı olmadan ve hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen askerlerin durumuna dikkat çekti.
“Subaylar, astsubaylar ve diğer askerî personel. Bir gecede üniformalarından, mesleklerinden, özlük haklarından ve yıllarca emek verdikleri kurumlarından ayrılmak zorunda bırakıldılar” diyen Kahramaner, bazı yasal düzenlemelerle kimi mağduriyetlerin giderildiğini ancak bütün darbe mağdurlarını kapsayan eksiksiz bir hukuki ve mali iadenin gerçekleştirilmediğini savundu.

“Talebimiz intikam değil, adalettir”
Kahramaner, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında PKK/KCK terör örgütü mensupları ve örgüt faaliyetleri kapsamında belirlenen kişiler bakımından soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazının ertelenmesi ile belirli şartlarda hak yoksunluklarının sonuçlarının ortadan kaldırılmasına kadar uzanan düzenlemeler yapıldığını belirtti.
Bu noktada devlet ve Türkiye Büyük Millet Meclisine vicdan ve adalet çağrısında bulunan Kahramaner, terör örgütü mensuplarının hukuki durumlarının yeniden değerlendirilebildiği bir ortamda, darbelerin mağdur ettiği askerlerin uzun yıllara yayılan mağduriyetlerinin neden tamamen giderilemediğini sordu.
Türkiye’nin terörü bitirmesi, silahların susması ve toplumsal huzur ile kardeşliğin güçlenmesi gerektiğini belirten Kahramaner, toplumsal bütünleşmenin geçmişte devlet eliyle mağdur edilmiş insanların unutulması üzerine kurulmaması gerektiğini ifade etti.
Kahramaner, “Bir tarafta terör örgütü mensupları için hak yoksunluklarının kaldırılmasına kadar uzanabilecek yeni bir hukuk oluşturulurken, diğer tarafta hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet dahi bulunmadan mesleğinden koparılmış insanların ‘artık çok zaman geçti’ denilerek görmezden gelinmesi, toplumun adalet duygusunu yaralar” dedi.
“Bizim talebimiz intikam değil, adalettir. Talebimiz ayrıcalık değil, hukuk önünde eşitliktir” ifadelerini kullanan Kahramaner, TBMM’yi 12 Mart’tan 12 Eylül’e ve 28 Şubat’a, sonraki bütün vesayet dönemlerine kadar kesinleşmiş yargı kararına dayanmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ve kamu görevinden çıkarılan insanların durumlarını yeniden ele almaya davet etti.
Özlük ve mali hakların iadesi talebi
Mevcut düzenlemelerin dışında kalan mağdurların tespit edilmesi gerektiğini belirten Kahramaner, özlük, emeklilik ve mali haklar ile itibarların iadesine ilişkin kapsamlı bir düzenleme yapılmasını istedi.
Bu meselenin siyasi görüşlerin konusu olmaktan çıkarılarak devletin hukukla yüzleşmesi meselesi olarak görülmesi gerektiğini savunan Kahramaner, 12 Eylül’ün 46’ncı yılında darbe mağdurlarının unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Kahramaner, sözlerini “Darbelerle gerçek hesaplaşma, yalnızca darbecileri kınamakla değil, darbelerin geride bıraktığı mağduriyetleri ortadan kaldırmakla mümkündür” diyerek sürdürdü.
Devletin gücünün yalnızca sahip olduğu güçle ölçülmemesi gerektiğini belirten Kahramaner, devletin büyüklüğünün kendi geçmişindeki yanlışlarla yüzleşebilmesi ve vatandaşına hakkını teslim edebilmesiyle ortaya çıkacağını ifade etti.
Kahramaner, “Unutmadık. Unutturmayacağız. Ve adalet sağlanıncaya kadar darbe mağdurlarının sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.