Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, vatandaşın alım gücündeki düşüşün kasap tezgâhlarına yansıdığını belirterek, geçmişte ücretsiz verilen kemiğin bugün dar gelirli vatandaşın sofrasında son çareye dönüştüğünü söyledi.
“Tencerede et değil, kemik kaynıyor”
Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, et fiyatları ve vatandaşın alım gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arnik, yaşanan ekonomik daralmanın kasap tezgâhlarına ve vatandaşın sofrasına yansıdığını ifade etti.
Arnik, etin üreticinin emeği, kasabın ekmeği ve vatandaşın temel gıdası olduğunu belirterek, bu zincirin herhangi bir halkasının kopması halinde toplumun zarar göreceğini söyledi.
Kemiklerin geçmişte tamamen değersiz ya da her koşulda atık olarak kabul edilen bir ürün olmadığını belirten Arnik, ilikli ve etli kemiklerin çorba ve yemeklerde kullanımının zaten bulunduğunu aktardı. Ancak sade kemiklerin önemli bir bölümünün ücretsiz verildiğini, sokak hayvanları için ayrıldığını veya düşük değerli bir ürün olarak görüldüğünü ifade etti.
Arnik, bugün ise kemiklerin ayrıştırıldığını, sınıflandırıldığını ve satışa sunulduğunu belirtti. Bunun nedeninin ise vatandaşın “Tencerede et olmasa da etin tadı ve kokusu olsun” düşüncesiyle kemiğe yönelmesi olduğunu söyledi.
Kasap tezgâhlarında karşılaştıkları tabloyu üç cümleyle özetleyen Arnik, “Tencerede et değil, kemik kaynıyor”, “Vatandaşın ekonomik alım gücündeki yetersizlik kasap tezgâhlarına yansıdı” ve “Et alamayan vatandaş, yemeğine etin tadını ve kokusunu verebilmek için artık tenceresinde et yerine kemik kaynatıyor” ifadelerini kullandı.
Et alamayan, tavuk almakta dahi zorlanan vatandaşların dana veya tavuk kemiğini kaynatarak sofralarına lezzet katmaya çalışmasının ekonomik daralmanın sofralardaki açık göstergelerinden biri olduğunu belirten Arnik, “Vatandaşın alım gücünün azalması, sofrasındaki et miktarını her geçen gün düşürürken geçmişte kasaplarda ücretsiz verilen kemiklere yönelik talebi artırdı. Bir zamanlar çoğunlukla sokak hayvanları için alınan veya ücretsiz verilen kemik, bugün vatandaşın tenceresine et tadı verebilmek amacıyla satın aldığı, ekonomik değeri olan bir ürüne dönüştü” dedi.
Arnik, “Eskiden ücretsiz verdiğimiz kemik, bugün dar gelirli ailenin sofrasındaki son çareye dönüştü” ifadelerini kullandı.
“Vatandaş eti kilogramla değil, gramlık paketlerle alıyor”
Gelinen noktada vatandaşın eti kilogramla değil, gramlık paketler halinde satın aldığını belirten Arnik, kırmızı ete ulaşamayan dar ve orta gelirli ailelerin tavuğa, sakatata, kıymaya, haşlamalık ve kemikli ürünlere yöneldiğini söyledi.
Bazı vatandaşların artık etin kendisini değil, yalnızca kemiğini alabildiğini ifade eden Arnik, “Kasap tezgâhlarında artık et değil, kemik satılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Arnik, yaşanan durumun yalnızca ekonomik rakamlardan ibaret olmadığını belirterek, bunun vatandaşın temel gıdaya erişim sorunu olduğunu söyledi. Sofradaki etin azalmasının ailelerin beslenme düzeninin bozulması anlamına geldiğini ifade eden Arnik, özellikle çocukların sağlıklı ve yeterli protein kaynaklarına ulaşmasının da bu durumdan etkilendiğini dile getirdi.
Vatandaşın kasap tezgâhındaki alışveriş alışkanlığının da değiştiğini belirten Arnik, “Vatandaş kasaba, ‘Bana bu paraya ne kadar gelirse et değil, kemik ver’ diyor” ifadelerini kullandı.
Eskiden müşterilerin kasaba gelerek kilogramla kıyma, kuşbaşı veya biftek aldığını söyleyen Arnik, alım gücü düşen ve ekonomik darboğazda zorlanan vatandaşın artık cebindeki parayı göstererek “Bana bu paraya ne kadar gelirse kemik ver” dediğini aktardı.
Kasap tezgâhlarında alışverişin kilogramdan grama düştüğünü belirten Arnik, vatandaşın evine bir kilogram et götürmek yerine bir öğünlük yemeğe etin tadını verecek kadar kemik almayı düşündüğünü söyledi.
Arnik, “Bu yalnızca rakamlardan ibaret bir ekonomik daralma değildir. Bu, alım gücü yetmeyen vatandaşın kasap tezgâhı önündeki mahcubiyetidir” dedi.
“800-1.000 TL’ye et alamayan vatandaş, 100 TL’ye kemik alıyor”
Kasap tezgâhlarındaki fiyatlara da değinen Arnik, bir kilogram et almanın vatandaş açısından zorlaştığını belirtti. “Bir kilogram et almak zorlaştı; vatandaş 100 liralık kemiğin hesabını yapıyor” diyen Arnik, 800-1.000 TL’ye et alamayan vatandaşın 100 TL’ye kemik almaya başladığını söyledi.
Arnik’in aktardığına göre dana kıymanın kilogramı yaklaşık 1.000 TL, dana kemiğinin kilogramı ise ürünün çeşidine göre yaklaşık 100-120 TL seviyesinde bulunuyor.
Arnik, “800-1.000 TL’ye et alamayan vatandaş, 100 TL’lik kemiğe yöneliyor” ifadelerini kullandı.
Tavuk kemiğinin kilogramının yaklaşık 50 TL, kuzu kemiğinin kilogramının yaklaşık 100 TL, dana kemiğinin kilogramının ise yaklaşık 120 TL’den satıldığını belirten Arnik, kemiğe yönelik talebin önemli ölçüde arttığını söyledi.
Talebin artması nedeniyle kasapların vatandaşın ihtiyacını karşılayabilmek için dışarıdan kemik satın aldığını belirten Arnik, “Vatandaş artık eti değil, gramı hesaplıyor” dedi.
Kasap esnafında satışlar daraldı
Kasap esnafının satış hacmindeki düşüşe de dikkat çeken Arnik, bazı işletmelerde satış kaybının yüzde 60’a ulaştığını söyledi.
Odaya ulaşan saha geri bildirimlerine göre kasap işletmelerinin kilogram bazındaki satışlarında genel olarak yüzde 30-40 arasında daralma yaşandığını belirten Arnik, bazı işletmelerde bu kaybın yüzde 50-60 seviyesine kadar ulaştığını ifade etti.
Arnik, “Kasaplarda satış hacmi neredeyse yarıya indi” ve “Bazı kasap işletmelerinde satış kaybı yüzde 60’a ulaştı” ifadelerini kullandı.
Kasap işletmelerinin satışlardaki düşüşe rağmen çeşitli sabit giderleri karşılamak zorunda olduğunu belirten Arnik, soğuk hava depoları, soğutucu dolaplar ve reyonların günün 24 saati çalıştırılması gerektiğini söyledi.
Satışların düşmesine rağmen elektrik, kira, personel, Bağ-Kur, SGK, vergi, POS komisyonu ve diğer sabit giderlerin devam ettiğini belirten Arnik, vatandaşın alım gücü düşerken kasap esnafının maliyetlerinin yükseldiğini ifade etti.
“Bir tarafta yemeğine et kokusu vermek için kemik kaynatan vatandaş, diğer tarafta satış yapamadığı için tükenen kasap esnafı var” diyen Arnik, ortaya çıkan tablonun daha fazla görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Arnik’ten belediyelere “et destek kartı” çağrısı
Murat Arnik, belediyelerin kamu gücüyle esnafa rakip olmak yerine sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini savundu.
Arnik, “Belediyeler kamunun gücüyle esnafımıza rakip olmak yerine sosyal belediyecilik yapsın; et destek kartıyla hem vatandaşı hem de mahalle kasabını buluştursun” çağrısında bulundu.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne de çağrıda bulunan Arnik, belediyenin kasap dükkânı açmak yerine dar gelirli vatandaşlara et destek kartı vermesini ve bu kartın tüm mahalle kasaplarında geçerli olmasını istedi.
Arnik, böyle bir uygulamayla hem vatandaşın hem de yerel esnafın korunabileceğini belirterek, “Esnafımız iş yapar, vatandaşımızın da onuru zedelenmez” dedi.
Arnik, esnafın geçim derdinde, vatandaşın tenceresini kaynatma derdinde olduğunu, siyasilerin ise seçim derdinde olduğunu söyleyerek hem esnafın hem de vatandaşın siyasi malzemeye alet edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Belediyelerin kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlar olduğunu belirten Arnik, dar gelirli vatandaşların uygun fiyatlı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamanın sosyal belediyeciliğin önemli görevlerinden biri olduğunu söyledi.
Belediyelerin vatandaşa destek olmasına karşı olmadıklarını vurgulayan Arnik, ihtiyaç sahibi her vatandaşın sağlıklı ete ulaşmasını desteklediklerini belirtti.
Ancak konunun siyasi tartışmaların dışına çıkarılması gerektiğini söyleyen Arnik, kamu kaynaklarıyla sağlanan desteğin belediyelerin kasap işletmeciliği yapmasına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Arnik, sosyal belediyecilik anlayışının hem esnafı hem de vatandaşı koruması gerektiğini belirterek, “Kamu kaynakları esnafa rakip olmak için değil, vatandaşı ve mahalle esnafını birlikte yaşatmak için kullanılmalıdır” dedi.
“Et destekleri mahalle kasaplarında da geçerli olsun”
Arnik, kamu kurum ve kuruluşlarıyla uzlaşı ve sağduyu içerisinde hareket etmek istediklerini belirterek, yetkili ihtisas odası olarak et ve gıda desteklerinin Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasıyla iş birliği içerisinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı’na yönelik çağrısında Arnik, sahadaki esnaf ve vatandaşın dinlenmesini istedi.
Dar gelirli vatandaşlara verilecek et ve gıda desteklerinin Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasıyla iş birliği içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirten Arnik, et destek kartı, sosyal kart veya kupon uygulamasının ruhsatlı, kayıtlı ve denetlenen mahalle kasaplarında da geçerli olması gerektiğini ifade etti.
Arnik’in önerdiği sistemde dar gelirli vatandaşın evine en yakın kasaptan güvenilir et alabileceğini, sosyal destek alan vatandaşın mahremiyeti ve onurunun korunacağını, kamu desteğinin şehrin tamamına yayılacağını ve yerel esnafın sistemin dışında bırakılmayacağını söyledi.
Ayrıca kamu kaynağının hem vatandaşı hem de vergisini ödeyen mahalle esnafını koruyacağını belirten Arnik, dar gelirliye verilen et desteğinin siyasi malzeme yapılmaması ve mahalle kasabının da sisteme dahil edilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Kamu desteğinin yalnızca ayrı bir perakende kanalı oluşturmak için kullanılması yerine, vatandaşın tercih ettiği kayıtlı kasapta kullanılabileceği bir model hem sosyal hem de ekonomik açıdan daha sağlıklı olacaktır” diyen Arnik, sosyal desteğin esnafı dışlayarak değil, esnafı çözümün bir parçası yaparak yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Eskişehir’in modern mezbahası artık zorunluluktur”
Arnik, Eskişehir’de modern mezbaha ihtiyacına da dikkat çekti. Eskişehir’in yanı başındaki Afyonkarahisar’da çok sayıda kesimhane ve et kombinası bulunduğunu belirten Arnik, Eskişehir’de seçeneklerin sınırlı kalmasının kasap esnafını özel işletmelere veya çevre illerdeki kesimhanelere bağımlı hale getirdiğini söyledi.
Üyelerinden bazılarının kesim yaptırabilmek için Afyonkarahisar dahil çevre illere gitmek ve gidiş-dönüş yüzlerce kilometrelik yol yapmak zorunda kaldığını ifade eden Arnik, kesim, nakliye, akaryakıt, personel, zaman kaybı ve soğuk zincir giderlerinin arttığını belirtti.
Bu maliyetlerin kaçınılmaz olarak kasap tezgâhındaki fiyatlara yansıdığını söyleyen Arnik, sonuçta hem esnafın hem de vatandaşın zarar gördüğünü dile getirdi.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin modern mezbaha yapımını gündemine almasını ve proje çalışmalarının ilerletilmesini önemli bulduğunu belirten Arnik, yatırımın yalnızca planlarda kalmaması gerektiğini söyledi.
Arnik, “İhale, yapım ve hizmete giriş takviminin kamuoyuyla net olarak paylaşılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Bu yatırımın karşısında olmadıklarını, aksine bir an önce tamamlanmasının takipçisi olduklarını belirten Arnik, “Eskişehir’in modern mezbahası artık bir tercih değil; üretici, kasap esnafı, tüketici ve halk sağlığı açısından zorunluluktur” dedi.
Ruhsatlı kasaplara tavuk parçalama yetkisi talebi
Arnik, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne de çağrıda bulundu. Teknik altyapısı ve hijyen yeterliliği denetlenen ruhsatlı kasaplara, özel onay belgesiyle kontrollü tavuk parçalama yetkisi verilmesini istedi.
Arnik, bu yetkinin teknik altyapı ve hijyen yeterliliği denetlenen ruhsatlı kasaplara verilmesi gerektiğini belirtti.
Sektör temsilcilerine sert tepki
Kasap esnafının sorunlarına ilişkin değerlendirmelerinde sektör temsilcilerine de tepki gösteren Arnik, esnaf ve sanatkârlardan yüksek aidatlar toplayan ancak sahadan uzak kaldığını düşündüğü temsilcilere çağrıda bulundu.
“Makam koltuklarınızdan kalkın, protokol masalarından ayrılın” diyen Arnik, sektör temsilcilerinin esnaf ve sanatkârların arasına inmesini, kasap esnafının tezgâhına bakmasını ve hem esnafı hem de vatandaşı dinleyerek çözüm üretmesini istedi.
Arnik, “Esnaf size saltanat süresiniz diye o makamlarda yetki vermedi” ifadelerini kullandı.
“Sizler, seçilmiş hiçbir ihtisas odasının üst makamı değilsiniz” diyen Arnik, egonun ve ihtirasın, rakipsiz olunduğu düşüncesiyle kendini üstün görmeye neden olmaması gerektiğini belirtti. Esnaf ve sanatkârın zamanı geldiğinde hesap sormasını iyi bildiğini ifade etti.
“Kasap esnafı kan kaybederken sessiz kalamazsınız”
Arnik, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonuna, ticaret odalarının ilgili meslek komitelerine ve kendisini sektör temsilcisi olarak tanımlayan yapılara da seslendi.
Kasap esnafının kan kaybettiğini, vatandaşın eti kilogramla değil gramla aldığını ve çocukların sofrasındaki proteinin azaldığını belirten Arnik, sektör temsilcilerinin sessiz kalamayacağını söyledi.
Temsil makamında bulunup sahadaki sessiz çığlığın görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade eden Arnik, rutin açıklamalar, protokol toplantıları ve temennilerin artık yeterli olmadığını dile getirdi.
Arnik, temsil görevinin yalnızca makam taşımak olmadığını belirterek, “Temsil görevi yalnızca makam taşımak değil; veri açıklamak, sorunları ilgili mercilere taşımak, kamuoyu oluşturmak ve sonuç üretmektir” dedi.
Kırmızı et üretimindeki düşüşe dikkat çekti
Arnik, Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre kırmızı et üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona gerilediğini belirtti. Sığır eti üretimindeki düşüşün ise yüzde 11,5 olduğunu söyledi.
İthalatın kısa süreli bir fiyat müdahalesi sağlayabileceğini ancak kalıcı bir çözüm olmadığını belirten Arnik, yerli hayvancılığın güçlendirilmesi, anaç hayvan sayısının artırılması ve üretici maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.
Arnik, üretimin azalmasıyla birlikte maliyetlerin ve fiyatların artmasının hem vatandaşın sofrasını hem de kasap esnafının geleceğini küçülttüğünü söyledi.
“Esnafın feryadını duymayan temsil makamı, temsil görevini yerine getirmiş sayılamaz” diyen Arnik, üreticiyi, esnafı ve vatandaşı aynı anda koruyan politikalar istediğini belirtti.
“Vatandaş kemik, esnaf kepenk noktasına mahkûm edilemez”
Arnik, yaptığı açıklamaların kimseyi suçlamak, belediyelerin sosyal desteklerini siyasi tartışmaya dönüştürmek veya kurumları karşı karşıya getirmek amacı taşımadığını vurguladı.
Amacının büyüyen tehlikeyi göstermek ve uygulanabilir çözümler üretmek olduğunu belirten Arnik, sorumluluk makamında bulunanların sessizliğini de kabul etmediklerini söyledi.
“Vatandaşın tenceresi boşalırken kasap esnafının tezgâhı kapanmaya terk edilemez” diyen Arnik, üreticiyi yaşatan, mahalle kasabını koruyan ve dar gelirli vatandaşın sağlıklı ete ulaşmasını sağlayan acil bir eylem planının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Arnik, Valiliğin koordinasyonunda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasının katılımıyla acil bir çalışma masası kurulmasını talep etti.
Vatandaşın kemiğe, kasap esnafının ise kapanma noktasına sürüklendiği tablonun görmezden gelinemeyeceğini belirten Arnik, “Vatandaş kemiğe, esnaf kepenk kapatmaya mahkûm edilemez” dedi.
Arnik açıklamasının sonunda, “Biz susmayacağız. Üreticinin emeğini, kasap esnafının ekmeğini ve vatandaşın sofrasını savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
