05 Kasım 2026, Perşembe

Faruk Eczacıbaşı Eskişehir’de gençlerle buluştu

Eskişehir Kent Konseyinin düzenlediği “İz Bırakanlar” söyleşisinde Faruk Eczacıbaşı, dijital dönüşümü, yapay zekayı ve genç kuşakla iletişimi anlattı.

Faruk Eczacıbaşı Eskişehir’de gençlerle buluştu

Eskişehir Kent Konseyi tarafından düzenlenen “İz Bırakanlar” söyleşisinin konuğu Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı oldu. Genco Erkal Sahnesi’nde gerçekleştirilen söyleşiye Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katıldı. Programda gençlerin birlikte üretme deneyimlerinden dijital dönüşüme, yapay zekadan kuşaklar arasındaki iletişime kadar birçok konu ele alındı.

GENÇLİK MECLİSİ’NİN HEDEFİ BİRLİKTE ÜRETMEK

Programın açılış konuşmasını Eskişehir Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Elif Töre Dalkılıç yaptı. Gençlik Meclisinin çalışmalarına ve gençlere kazandırdığı deneyimlere değinen Dalkılıç, gençlerin sorunlarına çözüm üretmek, onları desteklemek ve birlikte neler yapılabileceğini konuşmak amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti.

Gençlik örgütlerinin gençlere birlikte çalışma ve üretme becerisi kazandırdığını belirten Dalkılıç, etkinlik ve projeler sırasında karşılaşılan aksaklıkların kriz yönetimi ve stresle baş etme konusunda deneyim sağladığını söyledi.

Gençlik Meclisinde hata yapmanın ve bu hatalardan ders çıkarmanın önemini öğrendiklerini vurgulayan Dalkılıç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bence Kent Konseyi Gençlik Meclisinde öğrendiğimiz en önemli şeylerden biri hata yapmak ve yaptığımız hatanın bir sonraki adımımızı nasıl şekillendireceğini bilmek. Çoğu zaman hayatımızda hata yapma imkanı bizlere sunulmuyor. Ama biz burada arkadaşlarımıza diyoruz ki hata yapabilirsin. Bir sonrakinde bunu düzeltirsin. Önemli olan, yaptığımız hatadan nasıl bir sonuç çıkaracağımızı öğrenmek.”

Dalkılıç, gençlerin hayalleri, emekleri, umutları ve beklentileriyle geleceği şekillendirmek istediklerini belirterek “İz Bırakanlar” etkinliğinin de kendilerine yol gösterecek insanların deneyimlerinden yararlanma düşüncesiyle hayata geçirildiğini dile getirdi. Faruk Eczacıbaşı’na katılımından dolayı teşekkür eden Dalkılıç, söyleşiyi dinlemek için heyecanlı olduğunu ifade etti.

ECZACIBAŞI: BU BİR TEKNOLOJİK DEĞİL, KÜLTÜREL DEĞİŞİM

Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı ise konuşmasında teknolojiyle tanışma sürecini ve Türkiye’deki dijital dönüşümün gelişimini anlattı.

1984 veya 1985 yıllarında Türkiye’ye kişisel bilgisayarların yeni girmeye başladığını aktaran Eczacıbaşı, o dönem ilaç fabrikasında çalıştığını ve ilk kişisel bilgisayarı alan kişi olduğunu söyledi. 64 kilobaytlık ve 5 bin dolar değerindeki ilk bilgisayarını kullanmaya başlamasıyla teknolojik değişimin yanı sıra kültürel bir dönüşümün de gerekliliğini fark ettiğini belirtti.

1989 yılında teknolojik çalışmaların sorumluluğunun kendisine geçtiğini, internet döneminin başlamasının ardından 1995 yılında Türkiye Bilişim Vakfını kurduklarını aktaran Eczacıbaşı, bu gelişmeleri her zaman kültürel değişim perspektifiyle değerlendirdiğini kaydetti.

Mühendis değil ekonomist olduğunu da vurgulayan Eczacıbaşı, kişisel bilgisayarlar ve internetle başlayan dönüşümün zaman içerisinde sosyal medya, kripto teknolojileri ve sağlık alanındaki gelişmelerle devam ettiğini ifade etti.

“YAPAY ZEKA İLE UÇAK STRATOSFERE GEÇTİ”

Teknolojik gelişimin hızını bir uçak metaforuyla açıklayan Eczacıbaşı, Türkiye Bilişim Vakfının kurulduğu 1995 yılını internetin başlangıcı ve uçağın havalanmaya başladığı dönem olarak değerlendirdi.

Yapay zekayla birlikte dönüşümün yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Eczacıbaşı, günümüzde yaşanan değişimin eski yönetim ve düşünme alışkanlıklarıyla karşılanmaya çalışılmasını eleştirdi.

Eczacıbaşı, bu durumu şu sözlerle anlattı:

“Bence yapay zeka ile birlikte bu uçak artık atmosferden stratosfere geçti. Şimdi böyle bir durumla karşı karşıyayız. Ancak biz şu anda havacılık koşullarında olmamıza rağmen trafik kurallarıyla yaşamaya çalışıyoruz. Alışkanlıklarımız hala trafik kurallarına dayanıyor. Caddeler, sokaklar, trafik işaretleri ve yaya yollarıyla şekillenmiş iki boyutlu bir dünyanın kuralları içerisinde yaşıyor ve yönetiliyoruz. Ama uçak artık havada. Uçak caddeyi, sokağı tanımıyor.”

Yeni dünyanın farklı kuralları bulunduğunu ifade eden Eczacıbaşı, yaşanan paradigma değişikliğinin eski alışkanlıklar üzerinden değerlendirilmesinin önemli bir hata olduğunu söyledi. Yeni dönemin koşullarına uygun düşünme alışkanlıklarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

KUŞAKLAR ARASINDAKİ YÖNETİM GERİLİMİNE DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasında kuşaklar arasındaki farklılıklara da değinen Eczacıbaşı, 72 yaşında olduğunu ve internet öncesi analog dönemin yanı sıra dijital dönüşüm sürecini de yaşadığını belirtti.

İnternetin yaklaşık 35-36 yıldır hayatın içinde olduğunu hatırlatan Eczacıbaşı, bugün 35-36 yaşındaki insanların internetin içerisinde doğup büyüdüğünü, çalışma hayatına atıldığını ve çocuk sahibi olduğunu ifade etti.

Buna karşın genç kuşağı yönetenlerin önemli bir bölümünün daha ileri yaş gruplarından oluştuğunu belirten Eczacıbaşı, bu durumun kuşaklar arasında gerilim oluşturduğunu dile getirdi.

Gençlerin alışkanlıklarını ve taleplerini anlamaya çalışmanın önemine dikkat çeken Eczacıbaşı, yerleşmiş düzenin ve alışkanlıkların değiştirilmesine karşı gösterilen direncin yeni dönemin anlaşılmasını zorlaştırdığını söyledi.

Dünya liderlerinin yaş ortalamasının 62, parlamenterlerin yaş ortalamasının ise 54 olduğunu belirten Eczacıbaşı, Donald Trump ve Vladimir Putin’in yaşlarını da örnek göstererek farklı kuşakların birbirini anlamasının önemine değindi.

“YENİ DİYALOG VE YÖNETİŞİM MODELLERİNE İHTİYAÇ VAR”

Gençlerin beklentilerinin anlaşılması ve kuşaklar arasındaki gerilimin azaltılması için yeni iletişim yöntemlerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Eczacıbaşı, farklı yönetişim mekanizmalarının ve modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Mevcut yönetim anlayışının hâlâ eski trafik modelleri üzerinden şekillendiğini dile getiren Eczacıbaşı, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının yeni döneme uygun modeller üzerinde çalışması gerektiğini vurguladı.

Eczacıbaşı, konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Bu durumun ortaya çıkarabileceği sakıncaların önüne geçmek için yeni diyalog yöntemleri geliştirmemiz gerekiyor. Birbirimizi anlamanın yollarını bulmalıyız. Bunun için farklı yönetişim mekanizmalarına ve farklı modellere ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Biz de bunun üzerinde çalışıyoruz. Şu anda hâlâ trafik modelleri üzerinden düşünüyor ve yaşıyoruz. Ancak havacılık modellerimiz yok. Akademinin ve sivil toplum kuruluşlarının bu yeni modeller üzerinde çalışması gerekiyor.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız