Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde düzenlenen “Cumhuriyeti Nasıl Kazanacağız?” başlıklı etkinliklerin Eskişehir ayağında, Cumhuriyetin geleceği, halk egemenliği ve Cumhuriyetçi değerlerin korunması ele alındı.
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM), Cumhuriyetin 103’üncü yılı dolayısıyla ekim ayında Türkiye’nin farklı illerinde “Cumhuriyeti Nasıl Kazanacağız?” başlıklı etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Eskişehir’de gerçekleştirilen panelde akademisyenler, hukukçular ve farklı kurumlardan katılımcılar Cumhuriyetin kuruluş sürecini, günümüzdeki durumunu ve geleceğine ilişkin çözüm önerilerini değerlendirdi.
Akademisyen ve Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Genel Yürütme Kurulu üyesi Burçak Özoğlu, etkinliklerin Cumhuriyet Bayramı öncesinde mücadele sürecine yönelik hazırlık niteliği taşıdığını ifade etti. Özoğlu, Cumhuriyetçi değerleri savunan ve Cumhuriyetin yeniden kazanılması gerektiğini düşünen kişilerin bir araya gelerek ortak bir mücadele çizgisi oluşturmayı hedeflediğini belirtti.
ÖZOĞLU: “CUMHURİYETİ YENİDEN KAZANACAK BİR MÜCADELE HATTI OLUŞACAK”

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisinin farklı illerde halk temsilcileri, aydınlar, işçiler ve öğrencilerin katılımıyla oluşturulan bir yapı olduğunu aktaran Özoğlu, ekim ayı boyunca düzenlenen etkinliklerin ortak bir başlık etrafında şekillendiğini söyledi.
Eskişehir’deki buluşmanın da bu etkinliklerin bir parçası olduğunu belirten Özoğlu, toplantılarda Cumhuriyetçi birikimin savunulması, Cumhuriyetin yeniden kazanılması ve bu doğrultuda mücadele edilmesi gerektiğini düşünen kişilerin bir araya geldiğini dile getirdi.
Etkinliklerin 29 Ekim’i bir mücadele günü olarak değerlendirme hedefiyle düzenlendiğini ifade eden Özoğlu, şu açıklamada bulundu:
“Umarız yarından itibaren yani 103. yılında 29 Ekim 2026’dan itibaren Cumhuriyeti yeniden kazanacak bir mücadele hattı oluşacak ve bunu Türkiye halkının, cumhuriyetçi değerlere sahip çıkan Türkiye halkıyla paylaşacak bir zemine yükselteceğiz.”
EMINAĞAOĞLU: “CUMHURİYETİN SAĞLADIĞI HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ETKİN KULLANILMALI”

Hukukçu ve Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi üyesi Ömer Faruk Eminağaoğlu ise panelde Cumhuriyetin nasıl kurulduğunun, Cumhuriyete yönelik müdahale ve saldırıların, mevcut durumun ve bu süreçten çıkış yollarının ele alınacağını belirtti.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde de toplantıların sürdüğünü ifade eden Eminağaoğlu, bu buluşmalarda katılımcıların çözüm önerilerinin ortaya konulduğunu ve sürecin ortak akılla ilerlemesinin amaçlandığını söyledi.
Cumhuriyetin yokluk ve yoksulluk koşullarında kurulduğunu, halkın egemenliği eline almasıyla devrimlerin gerçekleştirildiğini ve emperyalizme karşı mücadelenin kazanıldığını dile getiren Eminağaoğlu, Cumhuriyete yönelik saldırıların sonraki süreçte de devam ettiğini savundu.
Bu süreçten çıkışın halkın kendi egemenlik yetkisini etkin biçimde kullanmasından geçtiğini belirten Eminağaoğlu, Cumhuriyetin sağladığı hak ve özgürlüklerin yalnızca anayasal metinlerde yer almasının yeterli olmadığını vurguladı.
Eminağaoğlu, “Evet, anayasada cumhuriyet var olduğu, nitelikleri, hak ve özgürlükler yer alıyor. Ancak halkımız bunları etkin bir biçimde kullanamıyor. Cumhuriyetin sadece anayasada yazılı olması değil, bunun etkin bir biçimde yaşama geçirilip kullanılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“İSTEDİĞİMİZ CUMHURİYETİ YAŞATACAĞIZ”
Cumhuriyetin bugün içinde bulunduğu duruma ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Eminağaoğlu, Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki koşullardan farklı bir noktada olduğunu ifade etti. Cumhuriyetin tamamen ortadan kaldırılmak istendiğini savunan Eminağaoğlu, buna rağmen hedeflenen sonucun gerçekleşmediğini dile getirdi.

Halkın iradesi, mücadele ve örgütlenme özgürlüğünün etkin kullanılmasıyla Cumhuriyetin yaşatılabileceğini belirten Eminağaoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz cumhuriyeti halkımızın iradesiyle, mücadelemizle örgütlenme özgürlüğümüzü en etkin bir biçimde kullanarak ortak hedefte buluşarak istediğimiz cumhuriyeti yaşatacağız ve asla ve asla emperyalizme bu topraklar üzerinde geçit vermeyeceğiz. Cumhuriyeti istediğimiz şekilde yaşatacağız ve sonsuza kadar bu mücadelemiz de eksik olmadan devam edecek.”