Akbe, yaşananların hayvan hakları mücadelesinde kritik bir eşikte olunduğunu gösterdiğini vurguladı. Akbe, barınağın yapımı tamamlanmadan kapasite fazlası hayvanın bir arada tutulmasının ciddi gerginliklere yol açtığını ve bunun can kayıplarıyla sonuçlandığını belirterek, “Bu durum hepimizi derinden yaralamıştır” dedi.
“Tehlikeyi Önceden Raporladık”
Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu olarak sürecin başından itibaren riskleri tespit ettiklerini ifade eden Akbe, bakımevlerine gerçekleştirilen periyodik ziyaretler sonucunda mevcut alanların bu yoğunluğu kaldıramayacağının raporlandığını söyledi. Hayvanların doğru kategorizasyon yapılmadan bir araya getirilmesinin telafisi imkânsız çatışmalara ve ölümlere yol açacağı uyarısında bulunduklarını belirten Akbe, hazırlanan raporların ilgili birimlere sunulduğunu aktardı. Akbe, mevcut haliyle Doğal Yaşam Alanı’nın hayvan refahını sağlamaktan uzak olduğunu, can güvenliğini dahi garanti edemediğini vurgulayarak, belirtilen eksiklikler giderilmeden buraya hayvan konulmasının yasaya açıkça aykırı olduğunu ifade etti. Bu nedenle ilçe bakımevlerinden ve diğer ilçelerden yapılan nakillerin de hukuka aykırı olduğunun raporlarda açıkça yer aldığını söyledi.

“Uyarılarımıza Rağmen Toplamalar Devam Etti”
Yapılan uyarıların dikkate alınmadığını belirten Akbe, yoğun şekilde toplamalara devam edildiğini ve yaşanan elim tablonun bu süreçte ortaya çıktığını dile getirdi. Yaşananların yalnızca yerel bir yönetim sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Akbe, meselenin kökeninde 5199 Sayılı Kanun’da yapılan son değişiklikler ve bu doğrultuda belediyeler üzerinde oluşturulan “sokakları temizleme ve toplama” baskısının bulunduğunu ifade etti. Akbe, barınak kapasitesi uygun olmadığı, hayvan refahı standartları sağlanmadığı ve can güvenliği garanti edilemediği halde yapılan her toplama faaliyetinin yasanın özüne ve ruhuna aykırı olduğunun altını çizdi.
“Bakımevleri Rehabilitasyon Merkezi Olmaktan Çıktı”
Merkezi yönetimin ve bazı toplumsal kesimlerin belediyeleri kontrolsüz toplamaya ittiğini belirten Akbe, bu durumun bakımevlerini rehabilitasyon merkezleri olmaktan çıkararak aşırı yoğunluk, stres ve güvenlik risklerinin yaşandığı alanlara dönüştürdüğünü söyledi. Belediyelerin altyapı ve personel kapasitelerinin bu ani ve yoğun talebi karşılamaya müsait olmadığını vurgulayan Akbe, siyasi ve hukuki baskı altında yanlış stratejilere sürüklendiklerini ifade etti.
“Toplamalar Ve Nakiller Derhal Durdurulmalı”
Gelinen noktada yerel yönetimler üzerindeki toplama baskısına direnilmemesinin masum canların bedel ödemesine neden olduğunu belirten Akbe, daha önce hazırlanan raporlarda belirtilen eksikler giderilinceye ve hayvan refahına uygun hale getirilinceye kadar üç bakımevi ve doğal yaşam alanında toplamaların ve ilçelerden nakillerin derhal durdurulmasının yasal zorunluluk olduğunu söyledi. Bu süreçte ilçelere nakil şartlarını düzeltmeleri için zaman tanınması gerektiğini belirten Akbe, hayvanların kanuna aykırı şekilde kötü koşullarda nakledildiğinin kamuoyunun malumu olduğunu ifade etti.
“Toplama Zorunluluğu Yanlış Biliniyor”
Kamuoyunda yaygın olan yanlış bir algıya da dikkat çeken Akbe, kanun değişikliğiyle sokaktaki tüm hayvanların derhal ve kontrolsüzce toplanması gibi bir yükümlülük getirilmediğini vurguladı. Kanun’un geçici maddeleri uyarınca belediyelere bakımevi kurmaları ve mevcut şartlarını iyileştirmeleri için 31 Aralık 2028 tarihine kadar süre tanındığını hatırlattı. Yerel yönetimlerin bu geçiş sürecini hayvanları istiflemek için değil, bilimsel ve etik standartlara uygun yaşam alanları inşa etmek için kullanması gerektiğini söyleyen Akbe, şartlar oluşmadan yapılan erken toplamanın, korumakla yükümlü olunan canları doğrudan ölüme göndermek anlamına geldiğini ve bunun açık bir hukuk ihlali olduğunu ifade etti.
“Sürecin Takipçisi Olacağız”
Merkezi idarenin yarattığı baskının farkında olduklarını belirten Akbe, buna rağmen yerel yönetimlerin yaşam hakkını öncelemesi gerektiğini savunduklarını dile getirdi. Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu olarak şehirdeki tüm canlıların yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini belirten Akbe, hem yasal sürecin hem de bakımevlerindeki iyileştirmelerin takipçisi olacaklarını ve çözüm için sorumluluk almaya devam edeceklerini söyledi.