Eskişehir Haber Eskişehir Gündem ESÇEVDER'den Su Krizi Çağrısı: Suyun Ticarileştirilmesine Son Verilmeli"

ESÇEVDER'den Su Krizi Çağrısı: Suyun Ticarileştirilmesine Son Verilmeli"

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Yurtman, sulak alanların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, suyun ticarileştirilmesine ve ekosistemi yok eden su tahsislerine son verilmesi çağrısında bulundu.

Haberleri

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Yurtman, sulak alanların ve su kaynaklarının hızla yok edildiğine dikkat çekerek, Türkiye’nin ve dünyanın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yurtman, suyun yalnızca bir doğal kaynak değil, toplumların ortak varlığı olduğunu vurguladı.

Binlerce yıldır suya dayalı uygarlıkların kurulduğunu hatırlatan Yurtman, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Binlerce yıldır suya dayalı uygarlıklar kuran halklara can damarı olan su kaynakları ve sulak alanlar bugün yok olma tehlikesiyle yüz yüzedir. Ekosistemin en önemli ve aynı zamanda en kırılgan alanları olan sulak alanlarımız, göllerimiz, nehirlerimiz ve yeraltı sularımız hoyratça tüketilmektedir.”

Sulak alanların yalnızca doğal ekosistemler olmadığını, aynı zamanda toplumların yaşam güvencesi olduğunu belirten Yurtman, bu alanların temiz suya erişimden gıda güvenliğine, iklim krizine karşı direncin artırılmasından biyolojik çeşitliliğin korunmasına kadar hayati bir rol üstlendiğini ifade ederek şu cümleleri kullandı: “Göçmen kuşlardan balıklara, tarımdan balıkçılığa kadar sayısız canlı ve geçim kaynağı bu ekosistemlere bağlıdır. Sulak alanların kaybı, yalnızca doğanın değil toplumların da yoksullaşması anlamına gelmektedir.”

“2041 yılında su kaynakları tükenecek”

İklim krizinin etkilerine de dikkat çeken Yurtman, kullanılabilir su potansiyelinin önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde azalacağını belirterek, 2041 yılına doğru su kaynaklarının daha da kıt hale geleceğini öngördüklerini söyledi. Yurtman, “Su havzalarını kirleten ve yok eden sektörlere yapılan su tahsisleri kaldırılmalıdır. Suyun ticarileştirilmesi politikalarına son verilmelidir. Nehirler altın madeni işletmelerine tahsis edilmemelidir” dedi.

Tarım politikalarına da değinen Yurtman, damla sulama teşviklerinin yetersiz olduğunu, kuru tarıma geçiş planlarının ise bulunmadığını ifade ederek, etkin denetim ve caydırıcı yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirerek “Kaçak yeraltı suyu kullanımını önlemek için etkin denetim ve ağır yaptırımlar şarttır. Damla sulama seferberliğine ihtiyacımız var. İçme suyu barajları için koruma planları yapılmalı, sulak alanların koruma statüsü artırılmalıdır” cümlelerine yer verdi. Su kültürünün Anadolu’nun binlerce yıllık mirası olduğuna dikkat çeken Yurtman, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye ve dünya su krizi yaşıyor. Küresel su iflası yakında kapımızı çalacaktır. Su krizi ve kuraklık karşısında doğayı koruyan, toplumcu ve katılımcı su politikaları uygulanmalı. İleride su krizini yaşamamak adına sulak alanları gözümüz gibi korumalıyız.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *