Eskişehir Rumeli İş İnsanları Derneği (ERİAD) Başkanı Rüştü Şentuna, Kızılinler Termal Turizm Projesi ve hava kampüsü projeleriyle ilgili kamuoyunda yaşanan tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Şentuna, siyasi polemik içerisinde yer almak istemediklerini belirterek tek amaçlarının Eskişehir’e yatırım kazandırmak olduğunu söyledi.
Yaklaşık 3 yıldır Kızılinler Termal Turizm Projesi üzerinde çalıştıklarını aktaran Şentuna, sürece ilişkin tarih ve belgeleri kamuoyuyla paylaşmak amacıyla toplantı düzenlediklerini ifade etti. Şentuna, yazışmalar, imar planları, ÇED süreçleri ve diğer çalışmaların yer aldığı flash belleklerin toplantı sonunda kurumlara verileceğini açıkladı.
Kızılinler projesinin geçmişi 2006 yılına dayanıyor
Şentuna, Kızılinler’in 4 Aralık 2006 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla turizm koruma bölgesi ilan edildiğini, kararın 16 Aralık 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirtti.
Projenin yaklaşık 20 yıldır konuşulduğunu ancak somut bir adım atılmadığını ifade eden Şentuna, ERİAD olarak bu projeyi Eskişehir’in yatırımına ve turizm çeşitliliğine kazandırmak amacıyla yola çıktıklarını söyledi.
Şentuna, 100 sanayiciyle birlikte sermaye oluşturduklarını ve 2023 yılından bu yana proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, şirketin kurulduğunu, projelerin hazırlandığını, tesis sürecine girildiğini, teminatların yatırıldığını ve bedellerin ödendiğini aktardı.
Kurumlarla yapılan yazışmaların yanı sıra teknik çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Şentuna, ÇED sürecinin yürütülmesinden kadastro işlemlerine ve ağaç sökümüne kadar birçok çalışmanın tamamlandığını ifade etti.
250 yataklı termal turizm tesisi planlanıyor
Kızılinler’de hayata geçirilmek istenen projenin “Eskişehir Bölge Termal” adıyla 250 yataklı bir termal turizm tesisi olarak planlandığını açıklayan Şentuna, projenin yalnızca termal otelden ibaret olmadığını söyledi.
Şentuna, imar planında alanın sağlık turizm tesisi olarak yer aldığını belirterek termali sağlıkla birleştirmek istediklerini ifade etti. Projede termal havuzlar, fizik tedavi kür merkezleri, spor salonları, sosyal donatılar, aqua parklar, geri yatırım merkezi ve ileri yaşam merkezlerinin bulunacağını aktardı.
Tesisin yılın belirli dönemlerinde değil, 12 ay boyunca çalışmasının hedeflendiğini belirten Şentuna, Kızılinler’deki 72 derece sıcaklıktaki suyun mineral oranı bakımından zengin mineralli sular sınıfında olduğunu söyledi.
“Bu projeye Eskişehir’in ihtiyacı var” diyen Şentuna, projenin kent açısından önemine dikkat çekti.
Tahsis süreci 2023’te başladı
Şentuna, 14 Kasım 2023 tarihinde bakanlığa yazı yazdıklarını belirterek, projenin tahsis duyurusuna çıkarılması için girişimde bulunduklarını söyledi.
2024 yılının birinci ve ikinci dönemlerinde tahsis duyurusunun yapılmadığını aktaran Şentuna, bunun üzerine konuyu kamuoyuyla paylaştıklarını ifade etti.
Şentuna, tahsis sürecinin ilerlememesi üzerine iktidar milletvekillerinden ve il başkanından destek istediklerini, birkaç kez Ankara’ya gittiklerini belirtti. Şentuna, son aşamada Nebi Bey’in de kendileriyle birlikte giderek bakanla görüşmelerini sağladığını söyledi.
İlk taleplerini doğrudan ilettiklerini belirten Şentuna, projenin 2025 yılının mayıs ayında tahsis duyurusuna çıktığını aktardı.
20 Haziran 2025 tarihinde müzakereye katıldıklarını ifade eden Şentuna, 20 yıldır olduğu gibi projeye başka katılımcı olmadığını ve tek katılımcı olarak sürece dahil olduklarını söyledi. Teminatların yatırıldığını, belgelerin verildiğini, SGK ve belediye bedellerinin yatırıldığını belirten Şentuna, aynı tarihte tahsis kararı alındığını açıkladı.
Ön izin süresinde kritik aşamaya gelindi
Tahsis kararının ardından ön izin verme aşamasına geçildiğini belirten Şentuna, arazide yapılan harita çalışmalarında bir dirençle karşılaştıklarını söyledi.
Bu direncin aşılması için ilgili taraflarla görüşemediklerini ifade eden Şentuna, kendilerine projeden vazgeçmeleri yönünde telkinlerde bulunulduğunu aktardı. Ancak arkadaşlarının, “Biz şehre bir söz verdik. Bu sözün arkasında duralım” dediğini belirten Şentuna, 30 Eylül 2025 tarihinde basın mensuplarıyla süreci paylaştıklarını söyledi.
Açıklamadan yaklaşık 10-15 gün sonra, 15 Ekim 2025 tarihinde ön izin süresinin verildiğini aktaran Şentuna, bu süreçte yapılması gereken çalışmaların tamamlandığını ifade etti.
Belirtilen yatırımlar, orman bedelleri ve ağaçlandırma bedelleri gibi yükümlülüklerin yerine getirildiğini belirten Şentuna, süreç boyunca İYİ Parti ve CHP’nin de şehrin geleceği açısından çeşitli katkılar sağladığını söyledi.
ÇED dosyasında olumsuz görüş bulunmadığı belirtildi
Kızılinler projesinde ÇED sürecinin devam ettiğini aktaran Şentuna, kurum görüşlerinin olumlu olduğunu ve projeyi doğrudan olumsuz nitelendiren bir görüş bulunmadığını söyledi.
Şentuna, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün sayfasında 19 Şubat 2026 tarihli dosyanın bulunduğunu belirterek, yaklaşık 370 sayfalık raporda bölgeye ait haritalar ve kurum görüşlerinin yer aldığını ifade etti.
Şentuna, “Herhangi bir olumsuzluk yok. Oradan detaylı inceleme yapabilirsiniz” dedi.
“Projeyi istemiyoruz” iddialarına yanıt
Kamuoyunda “ERİAD bu projeyi yapmak istemiyor mu?” şeklinde bir soru bulunduğunu belirten Şentuna, projeyi istediklerini vurguladı.
Şentuna, bu isteğin yalnızca sözle ortaya konulmadığını belirterek proje hazırladıklarını, sermaye koyduklarını, teminat yatırdıklarını, milyonlarca liralık yatırımın altına girdiklerini ve kurumlarla yoğun şekilde görüştüklerini söyledi.
Bir yatırımcının istemediği bir proje için bu çalışmaların hiçbirini yapmayacağını ifade eden Şentuna, tahsis koşullarındaki en önemli şartlardan birinin mali yeterlilik olduğunu belirtti.
Bakanlığın tahsis için yüzde 50 mali yeterlilik istediğini aktaran Şentuna, bunu yeminli mali müşavir raporuyla belgelediklerini söyledi. Şentuna, müracaat tarihinde projenin sermayesinin yüzde 90’ının hazır olduğunu belirtti.
Proje maliyetinin enflasyon nedeniyle arttığını da ifade eden Şentuna, ilk aşamada 277 milyon lira olan maliyetin 500 milyon, sonrasında ise 750 milyon lira seviyelerine çıkabileceğini söyledi.
“10 Ekim 2026 kritik bir tarih”
Şentuna, ön izin süresinin bir yıl olduğunu ve bu sürenin uzatılamayacağını belirterek, kendilerinin de yaklaşık bir aylık sürelerinin kaldığını söyledi.
Belgenin gelmesinin tek başına yeterli olmadığını, belge sonrasında tamamlanması gereken işlemler bulunduğunu belirten Şentuna, dosyalarını 10 Ekim 2026 tarihine kadar bakanlığa sunmaları gerektiğini ifade etti.
Projenin şehrin elinden kayıp gitmemesi gerektiğini belirten Şentuna, ciddi bir çalışma, maliyet ve gönüllülük esası bulunduğunu söyledi.
Ön izin süresinin dolması halinde projenin tamamen şehrin elinden çıkabileceğini ifade eden Şentuna, kurumlarda yürüyen işlemlerin hangi aşamada olduğunun kendilerine resmi yazıyla bildirilmesini istedi.
Sürecin kamudan kaynaklanan nedenlerle bekletilmesi halinde bakanlığın projeyi dondurabileceğini belirten Şentuna, dondurma talebinde bulunulması halinde projenin 5 yılı geçmemek koşuluyla dondurulabileceğini söyledi.
“Ayrıcalık istemiyoruz, mevzuat içinde çözüm istiyoruz”
Şentuna, projeyle ilgili herhangi bir ayrıcalık istemediklerinin altını çizdi.
“Kimseden ayrıcalık beklemiyoruz, kimsenin önüne geçmek istemiyoruz, kimse için mevzuatın dışına çıkılmasını da istemiyoruz” diyen Şentuna, yalnızca mevzuat içerisinde çözüm istediklerini ifade etti.
Üzerlerine düşen bir yükümlülük varsa yerine getirmeye hazır olduklarını belirten Şentuna, yatırımın gerçekleşmemesi halinde yatırımcılarda ciddi bir güven sarsılması oluşabileceğini ve Eskişehir’in yatırım alma ihtimalinin düşebileceğini söyledi.
Şentuna, “Bizim tarafımız belli, Eskişehir” diyerek herhangi bir siyasi partinin yanında veya karşısında olmadıklarını vurguladı.
Bugüne kadar destek veren milletvekillerine, belediye başkanlarına, siyasi parti temsilcilerine ve kamu kurumlarına teşekkür eden Şentuna, süreç içerisinde desteklerini esirgemeyen milletvekillerine ayrıca teşekkür etti.
“Bu projenin arkasında 100 sanayicinin iradesi var”
Projenin arkasında yalnızca kendisinin olmadığını ifade eden Şentuna, Eskişehir’de yaşayan, üreten, vergi veren ve istihdam sağlayan sanayici ve iş insanlarının ortak iradesinin bulunduğunu söyledi.
Şentuna, kendisinin 100 sanayicinin adına konuştuğunu belirterek, “Ben sadece onlara sözcülük yapıyorum” dedi.
Yatırımın gerçekleşmesi halinde kazananın Eskişehir olacağını ifade eden Şentuna, Türkiye’nin, istihdamın, turizmin, sağlık turizminin ve Eskişehir gençlerinin kazanacağını söyledi.
Şentuna, 20 yıldır bekleyen bir projenin siyasi tartışmalar arasında kaybolmasını istemediklerini belirterek kurumlara, “Eksik varsa söyleyin, tamamlayalım. Yükümlülük varsa söyleyin, yerine getirelim” çağrısında bulundu.
10 Ekim 2026’nın Eskişehir için kritik bir tarih olduğunu yineleyen Şentuna, bu tarihin fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Hava Kampüsü Projesiyle İlgili Açıklama
Şentuna, toplantıda Kızılinler Termal Bölgesi dışında hava kampüsü ve kontrollü hava limanı konusuna da değindi.
Hava kampüsü veya kontrollü hava limanı projesinin kendilerine ait olmadığını, Ulaştırma Bakanlığının projesi olduğunu belirten Şentuna, projeyi çok kıymetli bulduklarını söyledi.
Eskişehir’in havacılık kenti olduğunu belirten Şentuna, havacılığın yalnızca sanayi ve savunma sanayisiyle sınırlı kalmaması, genel havacılığın da geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
Bu süreçte de bir direnç oluştuğunu belirten Şentuna, yükümlülüklerini yerine getirdiklerini ve son harç olarak 800 bin lira ödeme yaptıklarını söyledi.
Olumsuz sonuç alınması halinde ne yapılması gerektiğini arkadaşlarına sorduklarını belirten Şentuna, kendilerine, “Bizden kaynaklanmasın, sen harcını yatır, sonuç olumsuzla sonuçlansa biz razıyız” denildiğini aktardı.
Şentuna, söz konusu projenin şu an için şehrin elinden çıktığını ve kendi gündemlerinde bulunmadığını söyledi.
Kızılinler Termal Bölgesi’nin kendileri açısından en yakın ve en hızlı ulaşabilecekleri nokta olduğunu ifade eden Şentuna, bu projeyi hayata geçirmeye çalışacaklarını belirtti.
Üniversite-sanayi iş birliğine dikkat çekti
Şentuna, “Can Gözlük” olarak ifade ettiği çalışmanın da kendileri açısından önemli olduğunu söyledi.
Üniversite-sanayi iş birliğinin yıllardır konuşulduğunu belirten Şentuna, bunun somut örneklerinden birinin söz konusu proje kapsamında alınan patent olduğunu ifade etti.
Türkiye’de üretimi bulunmadığını belirttiği ürünün üretim hakkının kendilerine geçtiğini aktaran Şentuna, Türkiye’de üretici olacaklarını söyledi.
Bu yatırımı da Eskişehir’e kazandırmak için çalıştıklarını belirten Şentuna, ancak mevcut süreç nedeniyle yatırımın burada mı yapılacağı yoksa başka bir bölgeye mi taşınacağının henüz belli olmadığını ifade etti.
Şentuna, aynı sorunlarla yeniden karşılaşmak istemediklerini söyledi.
“Kurumlar nezdinde çözüm bekliyoruz”
Toplantının soru-cevap bölümünde Şentuna’ya belge verilmesi gereken kurum ve projenin önündeki engeller soruldu.
Şentuna, bugüne kadar herhangi bir kurum veya kişi üzerinden konuşmadıklarını belirterek, kamuoyunda bazı isimlerden söz edildiğini ancak kendisinin bunlara girmek istemediğini söyledi.
ÇED dosyasında sürecin görülebileceğini ifade eden Şentuna, herhangi bir kurum müdürlüğünü veya kişiyi suçlama amacı taşımadıklarını vurguladı.
“Yanlış bir şey varsa, eksiğimiz varsa düzeltiriz. Olumsuzluk varsa yapacak bir şeyimiz yok. Ama olumluysa da bekletmeyin” diyen Şentuna, konunun Eskişehir açısından önemine dikkat çekti.
Şentuna ayrıca şehirde ortak akıldan söz edildiğini ancak uygulama aşamasında duyguların veya siyasi hedeflerin öne çıkabildiğini belirterek siyasi polemiklerin içerisinde olmak istemediklerini ifade etti.
Bürokratik engeller ve verilen talimat
Şentuna, basına kapalı görüşmelere ilişkin ayrıntılı bilgi vermek istemediğini ancak arkadaşlarının kendisine bürokratik engeller nedeniyle sürecin aşılamadığını, gerekli talimatın verilmesi halinde önünün açılabileceğini söylediğini aktardı.
Bu durumu ilgili kişilere ilettiklerini belirten Şentuna, gerekli talimatların verildiğini söyledi.
Konunun henüz sonuçlanmadığını ifade eden Şentuna, sürecin tamamlanmasının ardından Eskişehir’in bu yatırıma kavuşacağını düşündüğünü belirtti.
Şentuna, devletin halkın yararına olan stratejik projelerden vazgeçmeyeceğini de ifade etti.
“Tek başımıza mücadele ettiğimizi düşünüyoruz”
Bir yıllık süreçte yalnız kalıp kalmadıkları yönündeki soruya Şentuna, yatırımcının belirsizliklerin içerisinde bu kadar uzun süre mücadele etmesinin kolay olmadığını söyledi.
Sermayenin önemli olduğunu belirten Şentuna, yatırımcının Eskişehir’e çekilebilmesi için güven ortamının önemli olduğunu ifade etti.
ERİAD dışında konuşacak başka bir taraf olup olmadığı sorusuna ise Şentuna, “Evliyatın zaten böyle bir yatırımı yoktu” şeklinde yanıt verdi.
Yatırımın gerçekleşmesi halinde kimsenin elde edilecek gelirin peşinde olmadığını belirten Şentuna, “Hiçbir sanayicinin de böyle bir projeye ihtiyacı yok, ama bu projeye Eskişehir’in ihtiyacı var” dedi.
Şentuna, zaman zaman yalnız kaldıklarını düşündüklerini ve sıkıştıkları noktalarda basın açıklamasıyla kamuoyunun desteğini istediklerini söyledi.
Siyasi tartışmaların içerisine çekilmek istemediklerini yineleyen Şentuna, ERİAD yönetim kurulundaki arkadaşlarının siyasi parti üyeliği bulunmadığını ve siyasi parti üyeliğinin yönetim kurulunda yer almaya engel olduğunu ifade etti.
“Siyasete girme derdimiz yok”
Şentuna’ya daha önce oda başkanlıklarına aday olmayacağını açıklaması ve AK Parti İl Başkanlığı adaylığı iddiaları da soruldu.
Şentuna, siyasi tarafta olmadıklarını belirterek Kızılinler yatırımı, havacılık, oda başkanlığı veya siyasi parti başkanlığının birbiriyle bağlantısını anlamadığını söyledi.
“Kimse merak etmesin, kimsenin koltuğunda gözümüz yok, kimsenin makamında da gözümüz yok” diyen Şentuna, siyasete girme gibi bir düşüncelerinin de olmadığını ifade etti.
Kendisinin 100 sanayicinin adına konuştuğunu belirten Şentuna, kendisine yöneltilen suçlamaların aslında bütün arkadaşlarına yönelik olduğunu söyledi.
Eskişehir’deki sanayicilerin de zan altında bırakıldığını ifade eden Şentuna, yapılan açıklamalarda daha dikkatli olunmasını tavsiye etti.
Milletvekiliyle görüşme ve takip süreci
Şentuna, süreç içerisinde milletvekilleriyle de görüşmeler yapıldığını belirterek, kurumların yürüttüğü işlemler nedeniyle milletvekillerini basit konularda rahatsız etmek istemediklerini söyledi.
Ancak 3 gün önce kendisinden bir milletvekilinin bilgilendirme notu istediğini aktaran Şentuna, bilgiyi ilettiklerini ve milletvekilinin konunun takipçisi olacağını düşündüğünü ifade etti.
Projenin hayata geçmemesi halinde bunun siyasi mi yoksa bürokratik bir nedenden kaynaklanacağı yönündeki soruya ise Şentuna, bunun hep birlikte görüleceğini söyledi.
Kapsamlı bir dosya hazırladıklarını belirten Şentuna, dosyada tüm detayların bulunduğunu ifade ederek, olumsuz bir sonuç çıkması halinde sebebin dosya üzerinden değerlendirilebileceğini söyledi.
“Mert olmayan insan bu kadar uğraşmaz”
Şentuna’ya AK Parti Eskişehir İl Başkanlığının önceki açıklamalarına ilişkin “mert olmadığı” yönündeki değerlendirmeleri de soruldu.
Bu konulara fazla girmek istemediğini belirten Şentuna, “Mert olmayan insan bu kadar uğraşmaz” dedi.
Yaşadığı sıkıntıları açıkça ifade eden bir kişinin bu şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Şentuna, çok basit bir konuyu dahi Cumhurbaşkanı Yardımcısına arz ettiğini söyledi. Çaresizlik içerisinde bütün yolları denediklerini ifade eden Şentuna, doğru bildiklerini söylemeye ve yapmaya devam edeceklerini belirtti.
Şentuna, bundan sonraki süreçte kim ne söylerse söylesin tartışmaya girmeyeceklerini belirterek, ellerindeki belge ve bilgilerin kamuoyunun değerlendirmesine açık olduğunu söyledi.