30 Ekim 2026, Cuma
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | Alpagut-Atalan’da Maden Projesine Yargı Freni

Alpagut-Atalan’da Maden Projesine Yargı Freni

Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararının ardından platform bileşenleri, Alpagut-Atalan bölgesinin madencilik faaliyetlerine kapatılması çağrısı yaptı.

Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararının ardından platform bileşenleri, Alpagut-Atalan bölgesinin madencilik faaliyetlerine kapatılması çağrısı yaptı.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Rabia Bıyık
Alpagut-Atalan’da Maden Projesine Yargı Freni
Eskişehir’in Mihalgazi ilçesine bağlı Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın ve gümüş madeni projesine ilişkin Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı, Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu bileşenleri tarafından değerlendirildi. Basın açıklamasında konuşan platform temsilcileri, kararın 2,5 yılı aşkın süredir devam eden mücadelenin önemli bir aşaması olduğunu belirterek, bölgenin madencilik faaliyetlerine tamamen kapatılması gerektiğini savundu.
 

Mert Yedek: “Henüz Davayı Kazanmış Değiliz” 

Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu avukatı Mert Yedek, mahkemenin henüz davanın esasına ilişkin nihai karar vermediğini, mevcut aşamada yürütmenin durdurulmasına hükmettiğini söyledi. Bakanlığın yaklaşık bir yıl önce verdiği ÇED olumlu kararının iptali için dava açtıklarını belirten Yedek, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Barosu, Eskişehir-Bilecik Tabip Odası, meslek örgütleri ve bölge sakinlerinin de hukuki sürece katıldığını ifade etti. 
 
Bilirkişi raporunun geldiğini ve yapılan itirazların yerinde görülmediğini aktaran Yedek, davanın projenin iptaliyle sonuçlanmasını beklediklerini dile getirdi. Yürütmeyi durdurma kararının yaklaşık bir yıl sonra verilmesini eleştiren Yedek, kararın gecikmesinin bu hukuki mekanizmanın koruma amacını zayıflattığını savundu. Yedek, geçmişte proje hakkında yapılan açıklamaların da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bilirkişi raporu ve mahkeme kararının kamuoyuna sunulan bazı bilgilerin sorgulanmasını gerekli kıldığını söyledi. Platformun yurt dışından fonlandığı yönündeki iddialara da değinen Yedek, bu iddiaları kabul etmediklerini ifade etti.
 

  “Alpagut Ve Sakarya Havzası Madenciliğe Kapatılmalı”

 
Projenin yalnızca Alpagut ve Atalan mahallelerini değil, Sakarya Havzası’nı da ilgilendirdiğini belirten Yedek, su kaynakları üzerindeki olası etkilerin geniş bir coğrafyada sonuç doğurabileceğine dikkat çekti. Mevcut projenin iptal edilmesinin bölgeye gelecekte yeni bir maden projesi getirilmeyeceği anlamına gelmediğini söyleyen Yedek, mevzuat kapsamında eksiklikleri giderilen bir projenin yeniden gündeme gelebileceğini belirtti. Bilirkişi raporunda halk sağlığı, tarım alanları, orman varlığı ve su kaynaklarının birlikte değerlendirildiğini aktaran Yedek, sorunun birkaç teknik eksikliğin giderilmesiyle çözülemeyeceğini savundu. 
 
Yedek, “Bu nedenle Alpagut ve Sakarya Havzası'nın madencilik faaliyetlerine kapatılması gerektiğini savunuyoruz. Bölgeye yeni bir maden projesi getirilmemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Şirketin yürütmeyi durdurma kararına uyup uymadığını takip edeceklerini belirten Yedek, mevcut kararın uygulanması için gelişmeleri yakından izleyeceklerini kaydetti. Yedek, mücadelenin yalnızca mevcut projeyle sınırlı kalmayacağını, bölgenin doğasına, tarımına, ormanlarına, su kaynaklarına ve halk sağlığına zarar verebilecek diğer projelere karşı da devam edeceğini söyledi. 
 

Dr. Nesrin Küçük: “Bu Başarı Eskişehir Halkının Mücadelesinin Sonucudur”

 
 Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu adına konuşan Genel Sekreter Dr. Nesrin Küçük, altın ve gümüş madeni projesinin Alpagut-Atalan bölgesindeki yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirtti. Yaklaşık 2,5 yıldır süren mücadele sonucunda verilen yürütmeyi durdurma kararını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Küçük, davanın esasına ilişkin kararın da aynı yönde sonuçlanmasını beklediklerini söyledi.
 
Hekimler olarak mücadeleye halk sağlığı kaygısıyla katıldıklarını dile getiren Küçük, projede ormanların, akarsuların, yeraltı sularının, tarım alanlarının ve Sakarya Havzası'nın risk altında olduğunu savundu. ÇED raporunda bölgede yaşayan halkın sağlığının nasıl etkileneceğine ilişkin yeterli bilginin bulunmadığını öne süren Küçük, madencilikte kullanılması planlanan siyanürün yanı sıra arsenik, kurşun, cıva ve kadmiyum gibi ağır metallerin oluşturabileceği risklere dikkat çekti. Küçük, gürültü, toz, susuzluk, iş ve maden kazaları, üretimden uzaklaştırılma, göç ve ruhsal zorlanmaların da önemli halk sağlığı sorunları olduğunu belirtti. Mahkemenin kararını halk sağlığı açısından önemli bulduklarını söyleyen Küçük, “Bu başarı Eskişehir halkının mücadelesinin sonucudur” ifadelerini kullandı. 
 

Hasan Ünal: “Bu Topraklardan Vazgeçmedim” 

 
YENİ Parti Mihalgazi İlçe Başkanı Hasan Ünal da mahkemenin kararının Türk adaletine olan güvenini artırdığını söyledi. Alpagut, Mihalgazi, Sarıcakaya ve Sakarya Vadisi'nin korunması gerektiğini belirten Ünal, bölgenin kendisi için özel bir yere sahip olduğunu ve bu topraklardan vazgeçmeyi düşünmediğini ifade etti. Mücadele sürecinde zaman zaman umutlarının azaldığını ancak vazgeçmediğini dile getiren Ünal, kendilerine destek verenlere teşekkür etti. Ünal, doğaya, tarım alanlarına, ağaçlara ve su kaynaklarına zarar verilmesine karşı olduğunu belirterek, bölgenin doğal güzelliklerinin korunması gerektiğini söyledi. 
 

 Halime Tuncer: “Aç Yaşayabiliriz Ama Gıdasız, Ormansız Ve Susuz Yaşayamayız” 

 
Alpagut Mahallesi sakini Halime Tuncer, süreç boyunca kendilerini yalnız bırakmayan platform üyelerine ve destek veren yurttaşlara teşekkür etti. Tarlalarını şirkete vermediklerini ve vermek istemediklerini belirten Tuncer, topraklarının kendileri için en değerli varlık olduğunu söyledi. Mücadelenin yalnızca kendi bölgeleriyle sınırlı olmadığını, ülkenin farklı yerlerinde de benzer sorunlar yaşandığını ifade eden Tuncer, “Aç yaşayabiliriz ama gıdasız, ormansız ve susuz yaşayamayız” dedi. Tuncer, diğer bölgelerde doğasını ve yaşam alanlarını korumak için mücadele eden yurttaşlara da vazgeçmemeleri çağrısında bulundu. 
 

Cevat Aydemir: “Mücadelemize Devam Edeceğiz” 

 
Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Aydemir ise platformun 2,5 yıldır sürdürdüğü mücadele boyunca yaşandığını belirttiği olayları anlattı. Aydemir, halkın katılım toplantısı öncesinde bir şirket yetkilisinin köylüyü tehdit ettiğini, platform üyeleri ve bölge halkının ise çeşitli açıklamalarla hedef gösterildiğini öne sürdü. Bu olaylarla ilgili gerekli işlemlerin yapılmadığını savunan Aydemir, geçmişte platform hakkında ortaya atılan iddialara ve dağıtılan broşürlere ilişkin de eleştirilerde bulundu. Şirketin adını Cengiz Holding'den Montan olarak değiştirdiğini belirten Aydemir, bu değişikliğin yeni bir algı oluşturma amacı taşıdığını düşündüklerini söyledi. Şirketin bölge halkına alışveriş kartları dağıttığını da öne süren Aydemir, tüm bu gelişmelere rağmen mücadeleden vazgeçmediklerini ifade etti. 
 
Mihalgazi, Sarıcakaya ve Alpagut çevresinin verimli tarım alanları olduğunu vurgulayan Aydemir, bölgede yılda 10-12 kez ürün alınabildiğini söyledi. 2025 yılında Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikleri de eleştiren Aydemir, düzenlemelerin maden şirketlerinin önünü açtığını savundu. Aydemir, kasım ayında Antalya'da düzenlenmesi planlanan COP31 İklim Zirvesi'nde Cengiz Holding'in de yer almasına tepki göstererek, platform olarak zirvede protesto gerçekleştireceklerini açıkladı. Doğal alanların ve su kaynaklarının korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Aydemir, “Biz toprağımızı, ormanlarımızı, suyumuzu ve yaşam alanlarımızı korumak için mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız