Yeni eğitim dönemiyle birlikte çocukların okula uyum süreci yeniden gündeme gelirken, bazı çocuklarda görülebilen okul kaygısı ebeveynleri endişelendirebiliyor. Klinik Psikolog İlker Küçük, çocukların yaşadıkları kaygıyı her zaman sözel olarak ifade edemediğine dikkat çekerek, ebeveynlerin davranış değişikliklerini yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.
Küçük, okul kaygısının çocuklarda yalnızca duygusal değil, fiziksel belirtilerle de kendisini gösterebildiğini belirtti.
“Çocuklar duygularını sözel olarak ifade edemiyor”
Çocukların kaygılarını çoğu zaman doğrudan anlatamadığını ifade eden Küçük, “Çoğunlukla okul kaygısı olduğu zaman sabahları karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı, ağlama, bazen ebeveynden ayrılmak istememe, bazen okula girmeye karşı direnç gösterebiliyorlar” dedi.
Bazı çocuklarda ise kaygının uykusuzluk, iştah bozulmaları ve öfke patlamaları şeklinde görülebildiğini aktaran Küçük, yaş ilerledikçe kaygıların daha çok akran ilişkileri üzerinden ortaya çıkabildiğini söyledi.
Ebeveynlerin çocuklarındaki bu değişimleri gördüğünde doğal olarak kaygılanabildiğini belirten Küçük, önemli olanın çocukla iletişim kurarak yaşadığı kaygının kaynağını anlamaya çalışmak olduğunu ifade etti.
“Şiddeti, günlük işleyişi ve zaman içindeki değişimi takip edilmeli”
Çocuğun yaşadığı kaygının değerlendirilmesinde üç önemli noktaya dikkat edilmesi gerektiğini belirten Küçük, “Şiddeti ve yoğunluğu nasıl çocuk açısından? Günlük işleyişini etkiliyor mu, bozan şeyler var mı? Ve zaman içerisinde artıyor mu, azalıyor mu? Önemli belirleyiciler” ifadelerini kullandı.
Küçük, özellikle ebeveynlerin bu göstergeleri takip etmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Çocuklarda öngörülebilirlik kaygıyı azaltabiliyor
Çocuklar açısından günlük yaşamın öngörülebilir olmasının önemli olduğunu söyleyen Küçük, okul öncesinde günlük rutinlerin planlanmasının çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabileceğini belirtti.
Sabah kalkma ve akşam yatma saatlerinin düzenlenebileceğini ifade eden Küçük, sabah hazırlıkları için yeterli zaman bırakılmasının ve çantanın gece yatmadan önce hazırlanmasının da çocuğun okula daha rahat başlamasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
“Ebeveynin kaygısı çocuğa geçebiliyor”
Ebeveynlerin de okul dönemi öncesinde belirsizlik nedeniyle kaygı yaşayabileceğini belirten Küçük, bu kaygının çocuklara yansımaması gerektiğine dikkat çekti.
Küçük, “Bazen ebeveynlerin kaygıları çocuklara geçebiliyor. Özellikle yüz ifadeleri, ses tonu, olaylar karşısındaki verdiği tepkiler farkında olmadan çocukları etkiliyor” dedi.
Ebeveynin kaygısının, normal şartlarda rahat bir şekilde okula başlayabilecek çocuklarda dahi “Acaba kaygılanmam gereken bir durum mu var?” düşüncesine yol açabileceğini ifade eden Küçük, bunun çocukta gereksiz bir okul kaygısı oluşturabileceğini söyledi.
“Önce ebeveynler kendi kaygılarını değerlendirmeli”
Ebeveynlerin öncelikle kendi kaygılarını fark etmeleri gerektiğini belirten Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu noktada da ebeveynlerin önce kendilerini bir değerlendirmeleri lazım. Kaygılı olduklarını hissettikleri zaman kaygılarını yatıştırmaları lazım. Çoğu zaman da baktılar ki bunu kontrol altına alamıyorlar, bir uzman desteği alarak kendi kaygılarının önüne geçmeye yönelik bir destek sürecine başlayabilirler.”

Küçük, çocukların okula uyum sürecinde ebeveynlerin sakin, anlayışlı ve destekleyici bir tutum sergilemesinin önemine dikkat çekti.