Kalp krizi, kadınlarda erkeklerde görülen belirtilerin yanı sıra farklı şikâyetlerle de ortaya çıkabiliyor. Nefes darlığı, aşırı yorgunluk, bulantı, mide ağrısı, sırt ve çeneye yayılan ağrılar, kalp krizinin gözden kaçmasına neden olabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Utku Şenol, kadınlarda kalp krizi belirtilerinin doğru değerlendirilmesinin erken tanı açısından hayati önem taşıdığını söyledi.
Kadınlarda Kalp Krizi Farklı Belirtilerle Ortaya Çıkabiliyor
Kadınlarda da kalp krizinin en sık görülen belirtileri arasında göğüs ağrısı ve göğüste baskı hissi bulunuyor. Ancak nefes darlığı, aşırı yorgunluk, bulantı, mide ağrısı, sırt ve çeneye yayılan ağrılar da görülebiliyor.

Bu şikâyetlerin kalp kriziyle ilişkilendirilmemesi, tanı sürecinde gecikmelere yol açabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Utku Şenol, kadınlarda görülen atipik belirtilerin farklı rahatsızlıklarla karıştırılabildiğine dikkat çekti.
Tanı Sürecindeki Gecikme Hayati Risk Oluşturabiliyor
Kadınlarda kalp krizi tanısının gecikmesinde belirtilerin farklı algılanmasının etkili olduğunu belirten Şenol, bazı şikâyetlerin kas ağrısı veya mide rahatsızlığı olarak değerlendirilebildiğini ifade etti.
Tanıdaki gecikmenin kalp kasındaki hasarın büyümesine, kalp yetersizliği gelişmesine ve ölüm riskinin artmasına neden olabileceğini vurgulayan Şenol, belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi ve klinik durumun gözden kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
“112 İle Hastaneye Ulaşmaları Çok Önemli”
Özellikle menopoz sonrası dönemdeki veya sigara kullanan kadınların göğüste baskı, halsizlik, yorgunluk, sırt ve çene ağrısı gibi şikâyetleri dikkate alması gerektiğini belirten Şenol, nefes darlığının da önemli bir uyarı işareti olabileceğini söyledi.
Şenol, bu belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini belirterek hastaların kendi araçlarıyla hastaneye gitmek yerine ambulansla sağlık kuruluşuna ulaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Kalp Krizi Sonrası Tedavi Ve Takip Aksatılmamalı
Kalp krizi sonrasındaki iyileşme sürecinin, yaşanan krizin şiddetine ve kalpte oluşan hasarın derecesine göre planlandığını belirten Şenol, hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaları ve doktor kontrollerini aksatmamaları gerektiğini ifade etti.

Kalp sağlığının korunmasında dengeli beslenme ve uygun diyet programının da önemli olduğunu vurgulayan Şenol, tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiğini söyledi. Uzun vadede kalp sağlığının korunabilmesi için tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin kontrol altında tutulmasının önemine işaret etti.