Eskişehir Haber Eskişehir Durum Özel "Eskişehir, Türkiye'nin en çok kahve tüketen şehirlerinden biri"

"Eskişehir, Türkiye'nin en çok kahve tüketen şehirlerinden biri"

Kahve alanında çalışmalar yürüten Ali Kemal Yılmaz, kahveye olan ilgisinin nasıl başladığını, kahve demleme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları ve Eskişehir’deki kahve kültürü üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Haberleri

“Kahveye olan ilgim bir tutku ile başladı”

2010 yılında nitelikli kahve tüketiminin yaygınlaşmasıyla kahveye ilgi duymaya başladığını belirten Yılmaz, o dönemde bir İspanyol firmasında yönetici olarak çalıştığını söyledi. 2015 yılında uluslararası kahve üzerine çeşitli eğitimler aldığını dile getiren Yılmaz, “Geçen yıllar içinde merakım giderek arttı ve kahveye çok fazla maruz kaldım. Kurumsal kimlikten ayrıldıktan sonra önce bir akademi, ardından bir danışmanlık firması kurdum. Buraya kadar geldik. Aslında hep söylüyorum, kahve paylaşıldıkça güzel olan bir şey ve bu süreç bir tutku ile başladı. Yaklaşık 4,5 yıldır akademi olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Yılmaz, kahve demleme tekniklerinin belirli kurallara dayandığını ve iyi bir kahve demlemek için dört temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini belirtti: Ortalamanın üzerinde bir makine, iyi bir kahve çekirdeği seçimi, doğru bir öğütücü ile kahvenin uygun şekilde öğütülmesi, bilgili ve temel süreçleri tamamlamış bir baristanın hazırlaması.

Bu dört unsurun bir araya gelmesiyle ideal bir kahve elde edilebileceğini vurgulayan Yılmaz, en sık yapılan hatalar arasında suyun değerlerine dikkat edilmemesi, yanlış öğütüm, barista tekniğindeki eksiklikler ve kahve türleri hakkında bilgi sahibi olmamanın öne çıktığını söyledi.

Yılmaz, kahve çekirdeğinin kalitesinin demleme sürecini doğrudan etkilediğini ancak baristanın tekniğinin de en az kahve çekirdeği kadar önemli olduğunu belirtti.

“Demleme sürecinin sonucu büyük ölçüde baristanın tekniğiyle ilgilidir. Mikron açısından öğütüm derecesi ve döküm süresi kritik rol oynar. Eğer çekirdek çok güçlü bir yapıya sahipse, kahvenin bazı kusurlarını kapatabilir. Ancak düşük kaliteli bir kahve, yapılan hataları doğrudan ortaya çıkarır. Dolayısıyla kahvenin kalitesinin tek başına sonucu belirlediğini söylemek doğru olmaz” diye konuştu.

Kahve konusunda yaygın yanlışlar

Kahve hakkında yanlış bilinen bilgileri esprili bir dille aktaran Yılmaz, “Çok fazla kafein almak istiyorum, uyumak istemiyorum” düşüncesinin her zaman doğru olmadığını söyledi.

“Bazı vücut tiplerinde kafein tam tersi bir etki yaparak uyku getirebilir. Ayrıca alkol tüketiminden sonra kahve içmenin ayıltıcı etkisi olduğu düşünülür ancak bu da doğru değil. Kafein, yağ yakımını destekleyebilir ve enerji sağlayabilir ancak alkolün vücuttaki etkisini tamamen ortadan kaldırmaz” ifadelerini kullandı.

“Eskişehir’in suyu kahve demlemek için uygun değil”

Eskişehir’in suyunun kahve demlemek için uygun olmadığını dile getiren Yılmaz, şebeke suyunun çok kireçli olduğunu ve Kalabak suyunun PPM değerinin düşük olmasının çözünmeyi olumsuz etkilediğini ifade etti.

“Türkiye’deki su değerlerini yakından takip ediyoruz ve genellikle profesyonel arıtma cihazları kullanıyoruz. Bu cihazlar, şebeke suyunu dengeleyen ve magnezyum ile kalsiyum desteği sağlayan sistemlerdir. Ancak Eskişehir’in suyu kahve demlemek için uygun değil” dedi.

“Eskişehir, kahve tüketiminde Türkiye’nin en önde gelen şehirlerinden biri”

Eskişehir’in kahve tüketimi açısından Türkiye’nin en fazla kahve tüketen ilk dört şehri arasında olduğunu düşünen Yılmaz, öğrenci nüfusunun bu konuda önemli bir etkisi olduğunu söyledi.

“Eskişehir’de 400 binin üzerinde öğrenci var. Ancak kahve tüketimini sadece öğrencilere bağlamak doğru olmaz. Burada çok iyi baristalar ve kahve işletmecileri var. Aynı zamanda bilinçli bir tüketim alışkanlığına sahip insanlar da oldukça fazla” diye konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *