Elektrikte devlet desteği sunulan tüketim sınırının 2027 yılı itibarıyla yeniden düşürülmesi gündemde. Yıllık 4 bin kilovatsaat olan mevcut limitin düşürülmesi ile birlikte daha fazla abonenin sübvansiyon kapsamı dışına çıkarak son kaynak tedarik tarifesine geçmesi bekleniyor. Yapılması beklenen düzenleme ile birlikte yeni sınırın 2 Ekim gibi açıklanması bekleniyor. Konuyla ilgili konuşan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Eskişehir Şubesi Başkanı Ahmet Şakar, son kaynak tarifesinde uygulanan tüketim sınırlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şakar, 2018 yılından bu yana kademeli olarak düşürülen tüketim sınırlarının daha geniş bir abone grubunu etkilediğini belirtti.
Son kaynak tarifesindeki düzenlemelerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yapılan sınır değişiklikleriyle şekillendiğini aktaran Şakar, 2018 yılında 50 milyon kWh seviyesinde başlayan sınırın 2020’de 7 milyon, daha sonra 1 milyon ve 2025 yılında 5 bin kWh seviyesine düşürüldüğünü söyledi. Şakar, 5 bin kWh sınırına inilmesinin ardından çok sayıda abonenin uygulamadan etkilenmeye başladığını ifade etti.
“3 bin kWh’ye düşürülürse aylık sınır 250 kWh olacak”
Geçtiğimiz dönemde sınırın 3 bin kWh’ye çekilmesinin gündeme geldiğini, gelen tepkilerin ardından 4 bin kWh seviyesinde tutulduğunu belirten Şakar, mevcut tabloya dikkat çekti. 5 bin kWh’den 4 bin kWh’ye geçişte yıllık tüketim sınırının aylık karşılığının 417 kWh’den 330 kWh’ye gerilediğini belirten Şakar, bunun daha geniş bir hane grubunun etkilenmesi anlamına geldiğini söyledi.
Şakar, bu yıl sonunda sınırın yeniden 3 bin kWh’ye düşürülmesine yönelik bir çalışma bulunduğuna ilişkin duyumlar aldıklarını belirterek, böyle bir durumda aylık tüketim sınırının 250 kWh’ye denk geleceğini ifade etti. “3 bin kilowatt saate aylık bazda baktığımızda 250 kilowatt saatlik bir sonuç elde ediyoruz” diyen Şakar, bu seviyenin çok daha geniş bir abone grubunu kapsayacağını savundu.
“4 kişilik ailenin kullanım sınırına erişilmiş olacak”

Şakar, 250 kWh’lik aylık tüketimin 4 kişilik bir ailenin kullanımına karşılık geldiğini belirtti. Dört kişilik bir ailenin günlük elektrik tüketimini 8 kWh olarak hesapladıklarını söyleyen Şakar, bunun aylık yaklaşık 240 kWh’ye denk geldiğini ifade etti. Şakar, “3 bin kilowatt saate düşürülmesi demek abonelerin büyük bir çoğunluğunun bundan etkilenmesi anlamına geliyor ki bir başka deyişle de neredeyse devlet desteğinin ortadan kaldırılması anlamına geliyor” dedi. EMO Başkanı Şakar, kendi değerlendirmelerine göre ülkenin yaklaşık yüzde 45’lik kesiminin böyle bir düzenlemeden etkilenebileceğini söyledi.
“Faturalar yaklaşık iki katına çıkıyor”
Son kaynak tarifesindeki her sınır düşüşünde ilgili kademeye giren abonelerin faturalarında önemli artışlar yaşandığını belirten Şakar, bu artışların önceki dönemlerde yaklaşık iki kat seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Şakar, serbest piyasa koşulları nedeniyle fiyatların sabit olmadığını ve piyasa koşullarına bağlı olarak artışın iki katın da üzerine çıkabileceğini söyledi.
EPDK kararı doğrultusunda 2026 yılından itibaren 2025 yılı toplam elektrik tüketimi 4 bin kWh’nin üzerinde olan abonelerin tarifelerinin değiştiğini hatırlatan Şakar, aylık yaklaşık 950 lira elektrik faturası bulunan bir abonenin düzenleme sonrasında faturasının yaklaşık 1.900 liraya kadar çıktığını belirtti. Şakar, 4 bin kWh’lik yıllık sınırın aylık yaklaşık 333 kWh tüketime karşılık geldiğini ve bu seviyeyi aşan abonelerde faturaların yaklaşık iki katına çıktığını söyledi.
Bu düzenlemeden yaklaşık 2,5 milyon abonenin etkilendiğini düşündüklerini aktaran Şakar, sınırın 3 bin kWh’ye çekilmesi halinde etkinin daha da genişleyeceğini ifade etti.
“Elektrik kamusal bir hizmettir”

Elektrik enerjisinin piyasa için sıradan bir mal olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Şakar, EMO olarak elektrik enerjisinin kamusal bir hizmet olduğu görüşünü daha önce de kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi. Enerji politikalarının kamusal üretim ve sosyal tarife ilkeleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Şakar, maliyetlerin düşürülmesi amacıyla enerji politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Şakar, elektrik üretiminden dağıtıma kadar tüm süreçlerin yönetileceği dikey bir entegrasyona ihtiyaç olduğunu savundu.
Elektrik enerjisinin kamusal bir sistem üzerinden son tüketiciye ulaştırılması gerektiğini belirten Şakar, elektriğin haneler ve insanlar açısından temel bir hak olduğunu dile getirdi.
“Ulusal tarife ortadan kaldırılıyor”
Şakar, son kaynak tarifesindeki düzenlemelerin kademeli olarak ulusal tarifenin ortadan kaldırılması ve elektrik fiyatlarının piyasa mekanizmasına daha fazla bırakılması sonucunu doğurduğunu savundu. Uygulamayı savunmak amacıyla rekabetin teşvik edilmesi ve yüksek tüketim yapan abonelerin öz tedarikçiye yönlendirilmesi gibi gerekçelerin öne sürüldüğünü belirten Şakar, bunların son kaynak tarifesine geçen abonelere yeterli katkıyı sağlamadığını ileri sürdü.
Şakar, son kaynak tarifesine geçecek abonelerin sabit kamu tarifesi yerine spot enerji borsasında oluşan Piyasa Takas Fiyatı (PTF) ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) gibi değişkenlerle bağlantılı bedeller ödemek durumunda kalacağını söyledi. Konut abonelerinin tedarikçi seçme özgürlüğünün uygulamada sınırlı kaldığını savunan Şakar, tüketicilerin fiyat konusunda tek taraflı bir durumla karşı karşıya kaldığını ileri sürdü.
Eskişehir’de geniş bir kesimin etkilenebileceği uyarısı
Eskişehir’in ağırlıklı olarak memur ve işçi kesiminin yaşadığı bir kent olduğunu belirten Şakar, kentte öğrencilerin de önemli bir nüfus oluşturduğunu söyledi. Şakar, aylık 250 kWh’ye karşılık gelen 3 bin kWh yıllık tüketim sınırının Eskişehir’de çok sayıda haneyi etkileyebileceğini savundu.
Site ve apartmanlarda da ortak elektrik tüketimi nedeniyle benzer bir durumun yaşanabileceğini belirten Şakar, hanelerin kendi elektrik faturalarının yanı sıra ortak kullanım giderleri üzerinden de ek maliyetle karşılaşabileceğini söyledi. Şakar, “Hem kendi mesken faturalandırmasında bir fiyat farkı hem de site ve apartmanlardaki ortak giderle ilgili bir fiyat farkıyla karşı karşıya kalacaklar maalesef” ifadelerini kullandı.