Manisa sınırları içerisinde yer alan ve yıllarca bölge tarımına su sağlayan Marmara Gölü havzası, bugün kurumuş toprakları ve hukuki belirsizliklerle gündeme geliyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), su kaynaklarının tükenmesiyle işlevini yitiren bu geniş araziyi, modern ve ekolojik bir üretim üssüne dönüştürmek için hazırladığı projeyi yargı engeli nedeniyle hayata geçiremiyor.
Yapay göletten organik tarım sahasına dönüşüm hedefi
TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, bölgenin aslında doğal bir göl olmadığını, 1950'li yıllarda önüne set çekilerek oluşturulan yapay bir su depolama alanı olduğunu hatırlattı.
2019 yılından itibaren yağışların azalması ve bölgedeki kaçak yer altı suyu kullanımı nedeniyle tamamen kuruyan saha, uzun süredir tarımsal faaliyetten uzak kalması sayesinde kimyasal kalıntılardan arınmış durumda. Kurum, bu bakir yapıyı değerlendirerek güneş enerjisiyle çalışan sistemlerin ve organik hayvancılığın merkezde olduğu dev bir işletme kurmayı planlıyor.
Hukuki süreç projenin önünü tıkadı
Projenin hayata geçirilmesi için tüm hazırlıklarını tamamlayan TİGEM, yargıdan çıkan yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle sahada herhangi bir çalışma yapamıyor. Dr. Hasan Gezginç, kimyasal gübre veya ilaç kullanılmayan, tamamen ekolojik bir model üzerine kurgulanan projenin çevreye zarar vereceği iddialarını anlamakta güçlük çektiklerini belirtti. Hukuki sürecin olumlu sonuçlanması durumunda, atıl durumdaki bu arazinin dünyanın en büyük organik işletmesi haline geleceği öngörülüyor.
Bölge tarımı için yeni bir ekolojik model
Projenin merkezinde, sürdürülebilir tarım teknikleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu yer alıyor. Elektrikli traktörlerin kullanılacağı ve modern hayvancılık yöntemlerinin uygulanacağı bu model, Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesine küresel ölçekte bir katkı sunmayı amaçlıyor. Ancak şu an için boş bekleyen arazi, yargıdan gelecek nihai kararı bekliyor.