Türkiye'nin kestane üretiminde öne çıkan merkezlerinden Aydın'da, üreticiler için yılın en yoğun dönemi olan hasat süreci başladı. Ancak bu yıl iklimsel koşulların etkisiyle sezon, alışılagelmiş takviminden yaklaşık 15 gün daha geç açıldı. Kış aylarında yaşanan dolu yağışlarının ağaçlar üzerindeki olumsuz etkileri, bölgedeki kestane rekoltesine dair beklentileri de aşağı çekti.
Zorlu arazi şartlarında emek mücadelesi
Köşk ilçesine bağlı Sarıçam Mahallesi'nde yaşayan Mehmet ve Fatma Yılmaz çifti, erkenci Bursa cinsi kestanelerin toplanmasıyla bölgedeki hasat çalışmalarına öncülük ediyor. Engebeli arazilerde, kestanenin dikenli kozalakları arasında yürütülen bu çalışma, üreticiler için ciddi bir fiziksel çaba gerektiriyor. Yılmaz çifti, çocukluklarından bu yana sürdürdükleri bu mesleğin hem geçim kaynakları olduğunu hem de ciddi riskler barındırdığını belirtiyor.
Hasat döneminin gizli tehlikeleri
Kestane toplama sürecinin sadece fiziksel yorgunlukla sınırlı kalmadığını vurgulayan üreticiler, ağaçtan düşme tehlikesi ve kozalak dikenlerinin göze batması gibi iş güvenliği riskleriyle karşı karşıya kaldıklarını ifade ediyor. Aylarca süren bakım sürecinin ardından hasadın yaklaşık 15 günlük kısa bir zaman dilimine sıkışması, üreticilerin bu dönemdeki mesaisini daha da kritik hale getiriyor.
Fiyatlar ve rekolte belirsizliği
Sezonun gecikmeli başlaması nedeniyle ürün fiyatları ve yevmiye ücretleri henüz netleşmiş değil. Üreticiler, dolu yağışının yarattığı hasarın boyutlarını ve piyasadaki karşılığını hasat ilerledikçe görmeyi bekliyor. Tüm zorluklara rağmen kestane üreticiliğini bir yaşam biçimi olarak sürdüren bölge halkı, ürünün değerini bulması umuduyla çalışmalarına devam ediyor.