29 Ağustos 2026, Cumartesi
Eskişehir Durum | Ekonomi | Asırlık değirmenin taşları hâlâ dönüyor: Adilcevaz'da geleneksel un üretimi son nefesini veriyor

Asırlık değirmenin taşları hâlâ dönüyor: Adilcevaz'da geleneksel un üretimi son nefesini veriyor

Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde, teknolojinin tüm imkânlarına rağmen ayakta kalmayı başaran tarihi un değirmeni, bölge halkının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Değirmen sahibi Fazıl Akkol, babasından devraldığı bu mirası gelecek nesillere aktarmak istediğini söylerken, müşteriler de hazır una alışamadıklarını ve yerli buğdayın lezzetini burada bulduklarını ifade ediyor.

Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde, teknolojinin tüm imkânlarına rağmen ayakta kalmayı başaran tarihi un değirmeni, bölge halkının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Değirmen sahibi Fazıl Akkol, babasından devraldığı bu mirası gelecek nesillere aktarmak istediğini söylerken, müşteriler de hazır una alışamadıklarını ve yerli buğdayın lezzetini burada bulduklarını ifade ediyor.

Asırlık değirmenin taşları hâlâ dönüyor: Adilcevaz'da geleneksel un üretimi son nefesini veriyor

Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde, geçmişten günümüze ulaşan geleneksel un değirmeni, teknolojinin hızla gelişmesine rağmen hizmet vermeye devam ediyor. Yılların izlerini taşıyan bu değirmen, hem bölge halkının ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ilçenin kültürel mirasının önemli parçalarından biri olarak dikkat çekiyor.

Geçmişte köy ve ilçe halkının temel ihtiyaçlarından biri olan değirmencilik, günümüzde modern fabrikaların yaygınlaşmasıyla eski önemini büyük ölçüde kaybetti. Buna rağmen Adilcevaz'daki tarihi değirmen, geleneksel üretim anlayışını yaşatmayı sürdürüyor. Buğday başta olmak üzere çeşitli tahılların öğütülerek una dönüştürüldüğü değirmen, özellikle geleneksel yöntemlerle elde edilen unun tercih edildiği vatandaşların uğrak noktaları arasında yer alıyor.

Yıllara meydan okuyan değirmenin taşları ve çalışma sistemi, geçmişteki üretim kültürünü günümüze taşıyor. Değirmenin varlığını sürdürmesi, yalnızca ekonomik bir faaliyet açısından değil, ilçenin geçmişten bugüne uzanan kültürel değerlerinin korunması açısından da önem taşıyor. Adilcevaz'ın köklü tarihinin bir parçası olan değirmen, bugün ziyaret edenlere geçmişte insanların günlük yaşamlarında kullandıkları üretim yöntemlerini de hatırlatıyor.

Son değirmen ayakta kalmaya çalışıyor

Değirmen sahibi Fazıl Akkol, değirmenin babası tarafından kurulduğunu ve kendisinin işletmeye devam ettiğini belirterek, "Eskiden Adilcevaz'da 10 tane değirmen vardı, şimdi ise tek bir tane var. Bunu kapatmak istemiyorum, gelecek nesillere bırakmak istiyorum" dedi. Akkol'un bu sözleri, geleneksel mesleğin son temsilcilerinden biri olmanın verdiği sorumluluğu da gözler önüne seriyor.

Müşteriler hazır una alışamadı

Değirmenin müşterilerinden Hasan Karaaslan ise, "İyi ki Adilcevaz'da böyle bir değirmen var. Çünkü hazır una alışamadık. Yerli buğdayımızı burada una çeviriyoruz, istediğimiz kıvama getiriyoruz. Endişemiz odur ki değirmen inşallah kapanmaz, çünkü hazır una alışamadık" şeklinde konuştu. Karaaslan'ın bu ifadeleri, geleneksel üretimin bölge halkı için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Teknoloji karşısında ayakta kalmayı başaran tarihi değirmen, gelecek kuşaklara aktarılması gereken geleneksel meslek ve üretim kültürünün canlı örneklerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçede yaşayan vatandaşlar da böylesi tarihi yapıların korunarak yaşatılmasının önemli olduğunu belirtiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız