CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de yaşanan krizin inkâr edilmesinin ve halkın sesine kulak verilmemesinin en büyük sorun haline geldiği ifade edildi. Sarayda çizilen pembe tablolarla sokakta yaşanan gerçekler arasında artık bir uçurum değil, açık bir kopuş olduğu belirtildi.
Açıklamada, Saray Takvimi’nin bu inkâr siyasetini bozmak, karanlığı görünür kılmak ve halkın yaşadığı gerçekleri günü gününe kayda geçirmek amacıyla hazırlandığı ifade edildi. Ocak ayı boyunca paylaşılan her görsel ve mesajın, mevcut düzenin iflas ettiğinin belgesi olduğu vurgulandı.
Ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda yaşanan çoklu krizin günlük hayatın her alanında hissedildiğine dikkat çekilen açıklamada; emeklilerin geçinemediği, asgari ücretlilerin ay sonunu getiremediği, gençlerin ise geleceğini bu ülkede kuramayacağına inandırıldığı ifade edildi.
Öğrencilerin barınma sorunu yaşadığı, ailelerin eğitim masraflarını karşılayamaz hale geldiği belirtilirken; esnafın borçla ayakta durmaya çalıştığı, çiftçinin üretimden koparıldığı ve kadınların her gün şiddet tehdidi altında yaşamaya zorlandığı vurgulandı.
Saray Takvimi boyunca paylaşılan içeriklerin bu tablonun bir tesadüf değil, yanlış tercihlerle sürdürülen bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi. Bu yönetim anlayışının adaleti zayıflattığı, gelir dağılımını bozduğu ve umudu törpülediği belirtildi.
Açıklamada, ekonomik yıkımın yanı sıra demokrasi ve hukukun geldiği noktanın da kaygı verici olduğu ifade edilerek; yargının siyasallaştırıldığı, adalet duygusunun ciddi biçimde zedelendiği belirtildi. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının görevlerinden alındığı, yerlerine kayyum atandığı ve bazı belediye başkanlarının siyasi talimatlarla tutuklandığı ifade edildi. Sandığın halk iradesini yansıtan bir araç olmaktan çıkarılmak istendiği ve demokrasinin baskı altında tutulduğu vurgulandı.
CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı açıklamasında, Saray Takvimi boyunca verilmek istenen temel mesajın açık olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Bu ülke kötü yönetilmektedir. Bu düzen halktan kopmuştur. Bu iktidar, meşruiyetini sandıktan değil baskıdan almaya çalışmaktadır.”
Açıklamada, Saray Takvimi ile gerçeklerin görünür kılındığı ancak halka karamsarlık değil umut ve çıkış yolu sunmanın esas alındığı belirtildi. CHP’nin yalnızca eleştiren değil, çözümü olan, yol gösteren ve ülkeyi yönetmeye hazır bir siyasal irade olduğu vurgulandı.
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ekonominin akıl ve liyakatle yönetileceği, sosyal devletin yeniden güçlendirileceği, emeklilerin insanca yaşayacağı ve gençlerin bu ülkede hayal kurabileceği ifade edildi. Üretenin kazanacağı, çalışanın hakkını alacağı belirtilirken; hukukun evrensel ilkelerle işleyeceği, demokrasinin sandık, katılım ve şeffaflıkla yeniden güçleneceği vurgulandı.
Açıklamada, CHP iktidarında kimsenin yoksulluğa mahkûm edilmeyeceği, hiçbir gencin bu ülkeden gitmek zorunda bırakılmayacağı, hiçbir emeklinin yaşam mücadelesi vermeyeceği ve hiçbir yurttaşın düşüncesi nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılmayacağı ifade edildi. Halktan yetki alan hiçbir belediye başkanının cezalandırılmayacağı da özellikle vurgulandı.
CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu olmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, kayyum uygulamalarının halk iradesinin gaspı olduğunu ve derhal son bulması gerektiğini ifade etti. Tutuklu belediye başkanlarının özgürlüklerine kavuşması çağrısında bulunuldu.
Türkiye’nin bugün ihtiyacının halkın sözünü yeniden söylemesi ve geleceğine kendisinin karar vermesi olduğu vurgulanan açıklamada, bunun yolunun sandıktan geçtiği belirtildi. Erken seçimin bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk haline geldiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda Saray Takvimi’nin sona erdiği ancak gerçekleri söyleme sorumluluğunun ve umudu büyütme kararlılığının devam ettiği vurgulandı. CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı, karanlığı teşhir ettiklerini ve şimdi aydınlığı kurmaya hazır olduklarını belirterek; korku değil umut, baskı değil demokrasi ve tek adam yönetimi değil halkın iradesinin kazanacağını ifade etti.
“Saray bu ülkeyi yönetemiyor, bu düzen sürdürülemez. Sandık gelecek, halk kazanacak” denilen açıklama, “Sıra halkta, umut bu ülkenin sokaklarındadır, mahallelerindedir ve meydanlarındadır. Çünkü sıra halkın iktidarındadır” sözleriyle tamamlandı.