TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi ile TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilciliği tarafından düzenlenen “Eskişehir Beylikova Nadir Toprak Elementleri Toryum Sahasının Maden Potansiyeli ve Teknolojisine Bakış Paneli”, Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Panel öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan uzmanlar, hem bölgedeki maden potansiyeline hem de madencilik faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Madencilik fay hatlarını tetiklemez”
Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. İsrafil Kayabalı, panelde nadir toprak elementleri konusunda sunum yapacağını belirterek, MTA’daki görev süresinde söz konusu projede yöneticilik yaptığını ifade etti.
Fay hatlarıyla ilgili bir soruya yanıt veren Kayabalı, madencilik faaliyetlerinin fay hatlarını tetiklemediğini belirterek, aktif fayların zaten kırılmaya hazır olduğunu, madencilikle bunun ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını dile getirdi.
Eskişehir’in maden çeşitliliği açısından zengin bir il olduğunu vurgulayan Kayabalı; bor, kömür, krom, sepiyolit, lületaşı ve manyezit gibi birçok madenin bölgede bulunduğunu ifade etti.
Madenciliğin Türkiye ekonomisine katkısının yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde olduğunu kaydeden Kayabalı, atıl durumdaki madenlerin ekonomiye kazandırılması gerektiğini söyledi.
“Toryum geleceğin yakıtı olabilir”
Maden Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Muammer Kaya ise nadir toprak elementlerinin ileri teknoloji ve yeşil enerji açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Beylikova’daki sahada bulunan toryum elementinin nükleer enerji açısından önemli bir alternatif olduğunu ifade eden Kaya, gelecekte toryumun daha yaygın kullanılabileceğini dile getirdi.
Altın madenciliğine ilişkin soruları da yanıtlayan Kaya, madenciliğin modern yöntemlerle çevreye zarar vermeden yapılabileceğini belirterek, önemli olanın doğru teknoloji kullanımı olduğunu söyledi.
Siyanür kullanımına yönelik tartışmalara da değinen Kaya, siyanürün arama faaliyetlerinde değil üretim aşamasında kontrollü şekilde kullanıldığını vurguladı.
“Madenler çevre korunarak değerlendirilmeli”
Panelin moderatörlüğünü yapan Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Sendir de nadir toprak elementlerinin savunma sanayiinden enerjiye kadar birçok alanda kullanıldığını ifade etti.
Türkiye’de madenlerin değerlendirilmesine yönelik eleştiriler hakkında konuşan Sendir, madenlerin çevre korunarak ve toplumla uyum içinde çıkarılması gerektiğini belirtti.
Bor madenine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sendir, son yıllarda Ar-Ge çalışmalarıyla birlikte uç ürün üretiminin arttığını ve Türkiye’nin bu alanda rekabet gücünü yükseltmeye başladığını ifade etti.
Panelde, Eskişehir özelinde nadir toprak elementleri ve toryum sahasının potansiyeli çok yönlü şekilde ele alınırken, madencilik faaliyetlerinde çevre ve teknoloji dengesinin önemi vurgulandı.