Günümüzde hemen her alanda pratik çözümler sunan yapay zeka araçları, hukuki süreçlerde vatandaşlar için beklenmedik bir risk kaynağına dönüştü. Özellikle boşanma, hakaret veya ortaklığın giderilmesi gibi davalarda hızlı ve masrafsız olduğu düşüncesiyle yapay zekaya hazırlatılan dilekçeler, mahkemelerden usulden ret kararı alarak geri dönüyor. Hukukçular, bu durumun hem zaman kaybına hem de gereksiz yargılama masraflarına yol açtığına dikkat çekiyor.
Olmayan Yargıtay kararları mağduriyet yaratıyor
Avukat Bilgehan Özçifçi, yapay zekanın sunduğu bilgilerin ve özellikle dilekçelere eklenen Yargıtay kararlarının büyük oranda hatalı olduğunu vurguluyor. Özçifçi, yapay zekanın var olmayan kararları sanki gerçekmiş gibi sunabildiğini belirterek, vatandaşların bu içerikleri teyit etmeden mahkemeye sunmasının yargı sürecini olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Kontrol mekanizması olmayan bu şablonlar, mahkemeler tarafından reddedilirken, vatandaşlar hem maddi kayba uğruyor hem de kişisel verilerini risk altına atıyor.
Profesyonel destek yerine yapay zeka tercihi
Vatandaşların hukuki süreçlerini bir avukata danışmak yerine yapay zekaya emanet etmesi, basit görünen süreçlerin karmaşıklaşmasına neden oluyor. Kendi deneyimlerini paylaşan vatandaşlar, yapay zeka ile hazırladıkları belgelerin profesyonel incelemelerde kolayca fark edildiğini ve mahkemeler tarafından kabul görmediğini belirtiyor. Uzmanlar, hukuki metinlerin teknik detaylar ve güncel mevzuat açısından profesyonel bir gözle incelenmesinin, adalete erişim noktasında hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
Adalet süreci uzmanlık gerektiriyor
Hukuk alanındaki işlemlerin sadece bir şablon doldurmaktan ibaret olmadığını belirten uzmanlar, vatandaşları yapay zekanın sunduğu hızlı ama güvenilmez sonuçlara karşı uyarıyor. Adaletin tecellisi için profesyonel hukukçuların rehberliğinin şart olduğunu ifade eden hukukçular, yapay zekanın sunduğu verilerin doğruluğunun teyit edilememesinin, hak kayıplarının en büyük sebebi olduğunu belirtiyor. Vatandaşların, mağduriyet yaşamamak adına hukuki süreçlerini uzman avukatlarla yürütmeleri, hem yargı sisteminin işleyişi hem de bireysel hakların korunması açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.