Uşak Valiliği ve Uşak Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen "Düşmanın Teslim Alındığı Şehir: Uşak ve Milli Mücadele Sempozyumu" başladı. Etkinlik, Uşak Üniversitesi Bir Eylül Yerleşkesi'ndeki Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Açılış programına Uşak Valisi Serdar Kartal, AK Parti Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ergün Yılmaz, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, kaymakamlar, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, Milli Mücadele döneminin Uşak açısından önemi ve kentin mücadeledeki yeri masaya yatırıldı.
Vali Kartal'dan Büyük Taarruz vurgusu
Programda konuşan Uşak Valisi Serdar Kartal, Milli Mücadele'nin önemine ve milletin bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakarlıklara dikkat çekti. Sempozyumun, Uşak'ın Milli Mücadele'deki yerinin ortaya konulması açısından önemli bir bilimsel buluşma olduğunu vurguladı.
Büyük Taarruz'un önemine değinen Vali Kartal, "Tarihimizde öyle zamanlar vardır ki yalnızca bir devrin değil, bir milletin kaderinin tayin edildiği dönüm noktalarıdır. 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den başlayan Büyük Taarruz da işte böyle bir dönüm noktasıdır. O gün başlayan harekât yıllarca süren işgale, yokluğa ve bütün imkansızlıklara rağmen istiklalinden asla vazgeçmeyen asil milletimizin 'Ya istiklal ya ölüm!' iradesinin meydandaki karşılığıdır." dedi.
"Bu millet, istiklalinden vazgeçmez"
Vali Kartal sözlerine şöyle devam etti: "Aradan 104 yıl geçti. Fakat Kocatepe'de başlayan o yürüyüşün bize bıraktığı mesaj bugün de aynıdır.
Bu millet, istiklalinden vazgeçmez. Bu millet, vatanına el uzatılmasına müsaade etmez.
Bu millet, birlik ve beraberlik içinde olduğunda önüne çıkarılan hiçbir engel karşısında boyun eğmez. Ecdadımız, bundan bir asır önce istiklalimiz için hangi azim ve kararlılıkla mücadele etmişse bizlere düşen de bugün aynı inanç ve kararlılıkla ülkemizin istikbaline sahip çıkmaktır.
Bu mukaddes emanete layık olabilmek birlik ve beraberliğimizi tahkim etmeyi, daha çok çalışıp üretmeyi, ilimde, teknolojide, sanayide, kültürde ve eğitimde ülkemizi çok daha güçlü bir konuma taşımayı gerektirmektedir."
Konuşmaların ardından sempozyum kapsamında oturumlara geçildi. Gerçekleştirilen oturumlarda Milli Mücadele'nin askeri, siyasi, diplomatik ve toplumsal boyutları akademisyenler tarafından ele alındı.
Öte yandan, sempozyumun sonraki oturumlarının yarın yapılacağı bildirildi.