Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde bağcılık kültürü, 75 yaşındaki Güldursun teyzenin bitmek bilmeyen çalışma azmiyle yeniden hayat buluyor. Bölgenin coğrafi işaretli ürünü olan Cimin üzümünün hasat mevsiminin gelmesiyle birlikte sabahın ilk ışıklarıyla bağların yolunu tutan Güldursun teyze, yılların tecrübesini nasırlı elleriyle salkımlara yansıtıyor.
Toprakla kurulan ömürlük bağ
Yıllardır süregelen bu gelenek, Güldursun teyzenin ellerinde bir sanat eserine dönüşüyor. Her bir salkımı büyük bir titizlikle dalından koparan teyze, toprağa duyduğu sevginin hasat dönemindeki en somut karşılığını veriyor. İlerleyen yaşına rağmen yorgunluk nedir bilmeden çalışan Güldursun teyze, üzüm bağlarını sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda hayatının bir parçası olarak görüyor.
Kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü
Güldursun teyzenin bağdaki bu özverili çalışması, bölgedeki geleneksel üzüm yetiştiriciliğinin de önemli bir simgesi haline geldi. Onun bu gayreti, sadece bir hasat süreci değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir üretim kültürünün de yaşatılması anlamına geliyor. İlk günkü heyecanını koruyarak sürdürdüğü bu mesai, bölge halkı için de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Cimin üzümünde alın terinin izi
Üzümlü ilçesinin simgesi olan Cimin üzümü, kendine has tadı ve görünümüyle bilinirken, bu lezzetin arkasında Güldursun teyze gibi emektarların alın teri yatıyor. Her salkımda yılların birikimini taşıyan bu hasat, bölgenin tarımsal değerini korumak adına verilen mücadelenin en saf halini temsil ediyor.