Antalya'da son üç ay içerisinde merdiven altı olarak tabir edilen denetimsiz ortamlarda botoks işlemi yaptıran 20'ye yakın kişi, ciddi sağlık sorunları yaşayarak Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne başvurdu. İşlem sonrası nefes darlığı, yutma güçlüğü, konuşma bozukluğu ve göz kapağı düşüklüğü gibi belirtilerle acil servise gelen hastaların bir kısmı tedavilerinin ardından taburcu edilirken, durumu ağır seyreden vakaların takibi sürüyor. Son olarak benzer şikayetlerle hastaneye başvuran B.J., yaşadığı süreci vertigo sandığını ancak durumun botoks sonrası gelişen bir zehirlenme tablosu olduğunu belirtti.
Sahte ürünler ve doz aşımı tehlikesi
Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr.
Babür Dora, botulinum toksininin tıbbi amaçlarla kullanıldığında faydalı olduğunu ancak kozmetik uygulamalarda sahte ürün kullanımının hayati risk taşıdığını vurguladı. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış botulinum toksinlerinin sadece yetkili kliniklerde ve özel izinlerle temin edilebildiğini belirten Prof.
Dr. Dora, merdiven altı uygulamalarda kullanılan ürünlerin doz ayarlamasının yapılamadığını ifade etti.
Dünyanın en güçlü zehirlerinden biri olan bu toksinin vücuda fazla verilmesi durumunda, hastanın ölümüne kadar gidebilen botulismus zehirlenmesine yol açtığına dikkat çekildi.
Belirtiler haftalar sonra ortaya çıkabiliyor
Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Ünal, son üç yılda gördükleri 30 vakanın üçte birinin son birkaç ayda gerçekleştiğini belirterek vakalardaki artışa dikkat çekti.
Hastaların genellikle uygulama alanında kas güçsüzlüğü, çift görme ve ses kısıklığı gibi şikayetlerle geldiğini söyleyen Dr. Ünal, bazı vakaların belirtileri hemen fark edemediğini ve semptomların iki-üç haftaya kadar gecikebildiğini belirtti.
Uzmanlar, ilerleyen şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden acil servislere başvurması gerektiğini, aksi takdirde solunum yetmezliği gibi kritik tabloların gelişebileceğini hatırlattı.
Uzmanlardan ruhsatlı klinik uyarısı
İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr.
Hasan Sözel, botoks işleminin güvenli ve uygun şartlarda yapıldığında etkili bir tedavi yöntemi olduğunu ancak son dönemde artan vakaların bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini ifade etti. Hastaların mutlaka bakanlık tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarını tercih etmesi gerektiğini belirten Doç.
Dr. Sözel, işlemin sadece eğitimli hekimler tarafından ve ruhsatlı ürünlerle yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr.
Ebru Apaydın Doğan ise botoksun basit bir güzellik ürünü değil, sinir-kas iletimini bozan bir endotoksin olduğunu hatırlatarak, vatandaşları merdiven altı uygulamalara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.