Bingöl, sezon başında hakim olan "küme düşer miyiz?" endişesinin yerini, şampiyonluk inancına ve sahada kenetlenen bir takıma bıraktığını vurguladı.
"Korku bitti, aidiyet geldi"
Sezonun ilk haftalarında yaşanan puan kayıpları ve Serdar Göçerler dönemindeki istikrarsızlığa değinen Bingöl, Hakan Şapçı hamlesiyle taşların yerine oturduğunu belirtti. Takım içindeki gruplaşmaların sona erdiğini ifade eden Bingöl, şu dikkat çekici tespitte bulundu:
"Eskişehirspor artık yabana atılacak bir takım değil. Oyuncular, kulübün büyüklüğünü ve taraftarın gücünü kavrayarak aidiyet duygusuyla oynamaya başladı. Bireysel yetenekler, takım disipliniyle birleşince ortaya bu tablo çıktı."
Ayvalıkgücü karşısında kusursuz plan
Bingöl, 9 maçlık galibiyet serisiyle Eskişehir’e gelen Ayvalıkgücü Belediyespor’un sahada adeta hapsedildiğini söyledi. Maçın kırılma noktalarını ise şu sözlerle özetledi:
-
Savunma Duvarı: Tayfun Tatlı ve Kaan Baysal, orta sahada rakibe geçit vermeyerek savunmanın önünde set kurdu.
-
Hücum Kalitesi: Christopher Jakob Aydemir ve İsmail Kulet’in şık golleri, takımın organize atak becerisini kanıtladı.
-
Hamle Gücü: Elias Durmaz’ın oyuna girişiyle topun kontrolü tamamen Eskişehirspor’a geçti ve oyun soğutuldu.
Şampiyonluk mesajı verildi
Stattaki atmosferin Karşıyaka maçını aratmadığını belirten Ahmet Bingöl, taraftar ve futbolcu bütünleşmesinin şampiyonluk yolundaki en büyük koz olduğunu ifade etti. Savunma disiplininin en üst seviyede olduğunu hatırlatan Bingöl, "Bu galibiyet sadece üç puan değil, rakiplere verilmiş çok güçlü bir şampiyonluk mesajıdır" dedi.
Eskişehirspor’un kadro derinliğinin bu ligin üzerinde olduğunu hatırlatan TÜFAD Başkanı, basamakların teker teker çıkılarak hedeflenen noktaya ulaşılacağına dair inancını yineledi.





