Bu günün kökeni, ne bir bayram kutlamasına ne de resmi bir törene dayanır; aksine 1944 yılında yaşanan bir hukuk mücadelesi ve toplumsal hareketin yıl dönümüdür.
3 Mayıs'ın Tarihsel Arka Planı (1944 Olayları)
3 Mayıs’ın temeli, Türkçülük fikrinin en önemli temsilcilerinden biri olan Hüseyin Nihal Atsız ile dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na yazdığı açık mektuplar nedeniyle kendisine dava açan yazar Sabahattin Ali arasındaki hukuki sürece dayanır.
-
Atsız-Sabahattin Ali Davası: Atsız, yayımladığı mektuplarda devlet kademelerinde "komünist sızmalar" olduğunu iddia etmiş ve Sabahattin Ali'ye yönelik ağır ithamlarda bulunmuştur. 3 Mayıs 1944, bu davanın Ankara’daki ikinci duruşmasının görüldüğü gündür.
-
Ankara Nümayişi: Duruşma günü Ankara’da binlerce üniversite öğrencisi, Atsız’a destek vermek ve komünizmi protesto etmek amacıyla büyük bir yürüyüş düzenlemiştir. Bu gösteri, Cumhuriyet tarihinde o güne kadar görülmemiş büyüklükte bir sivil harekettir.
-
Tutuklamalar ve Tabutluklar: Gösterilerin ardından Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Zeki Velidi Togan ve Reha Oğuz Türkkan gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklanmıştır. Bu isimler "Irkçılık-Turancılık Davası" kapsamında yargılanmış ve tarihe "tabutluklar" olarak geçen hücrelerde ağır işkenceler gördüklerini ifade etmişlerdir.
Anlam ve Önemi
-
Fikri Uyanış: 3 Mayıs, Türkçülük fikrinin sadece akademik veya edebi bir tartışma olmaktan çıkıp, meydanlara indiği ve kitlesel bir harekete dönüştüğü gün olarak görülür.
-
Baskıya Karşı Direniş: Dönemin siyasi atmosferinde Türkçülerin maruz kaldığı baskılara karşı bir dayanışma günü niteliğindedir. İlk kez 3 Mayıs 1945'te, tutuklu bulunan isimlerin eşleri ve destekçileri tarafından Tophane Askeri Cezaevi'nde anılmış, daha sonra "Türkçüler Günü" olarak gelenekselleşmiştir.
-
Milliyetçi Kimliğin Sembolü: Bugün, Türk dünyasının birliği (Turan ülküsü), Türk kültürünün korunması ve milli kimliğin ön plana çıkarılması adına bir farkındalık günü olarak kutlanır.
İlk Kutlama
Türkçülük Günü ilk kez 3 Mayıs 1945 tarihinde, bir önceki yılın olaylarını anmak amacıyla küçük bir grup tarafından kutlanmıştır. Zamanla milliyetçi camianın en önemli sembol günü haline gelmiş; günümüzde ise konferanslar, yürüyüşler ve çeşitli kültürel etkinliklerle idrak edilmektedir.
Kısacası: 3 Mayıs bir sevinç kutlamasından ziyade, bir inanç ve fikir uğruna katlanılan zorlukların, milli bir şuurla hatırlanmasıdır.