Eskişehirli genç araştırmacı yazar Meryem Ülkü Aygül, Yunus Emre’nin bilinen “Divan”ı dışındaki tek eseri olan “Risâletü’n Nushiyye”yi kamu yönetimi bağlamında ele alan dikkat çekici bir makale hazırladı.
Bir ilk niteliği taşıyan çalışma, “17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi”nde (ICAR) yayımlanırken, Felemenkçe yayınlanan “Yunus’un İzinde Adım Adım” adlı kitapta da yer aldı. Aygül ayrıca çalışmasını Yunus Emre Haftası kapsamında düzenlenen “Yunusça Sevmek” panelinde anlattı.
ESER İLK KEZ KAMU YÖNETİMİ AÇISINDAN İNCELENDİ
Yaklaşık 562 beyitten oluşan ve orijinal nüshası Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi Fatih Kitaplığı bölümünde bulunan “Risâletü’n Nushiyye”, bugüne kadar ağırlıklı olarak dil bilim, eğitim ve din alanlarında incelenmişti.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olan ve aynı alanda yüksek lisans eğitimini sürdüren Meryem Ülkü Aygül, çalışmasında eseri kamu yönetimi perspektifiyle değerlendirdi.
“YUNUS EMRE BİZLERE ÖNEMLİ DERSLER VERİYOR”
Çalışmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Aygül, şu ifadeleri kullandı:
“Risâletü’n Nushiyye’nin kamu yönetimi bağlamında da ele alındığında sosyal ve siyasi yapı, ideal yönetici ve yönetim anlayışı bakımından önemli bulgular sunduğunu gördüm. Kamu düzeninin nasıl sağlanacağı ve terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği hususunda Yunus Emre bizlere önemli dersler vermektedir.”
Aygül, eserde devlet düzeni, kamu güvenliği ve yöneticilerin sorumluluklarıyla ilgili dikkat çekici mesajların yer aldığını belirtti.
BATI TÜRKÇESİNİN İLK MESNEVİSİ
Araştırmacı yazar, Yunus Emre’nin 1307 yılında kaleme aldığı “Risâletü’n Nushiyye”nin Türk edebiyatı açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Eserin, Kutadgu Bilig’den sonra Türk edebiyatının üçüncü, Batı Türkçesinin ise ilk mesnevisi olarak kabul edildiğini ifade eden Aygül, çalışmanın Türk devlet geleneği ve yönetim anlayışına dair önemli veriler sunduğunu söyledi.
“ESER GÜNÜMÜZ YÖNETİM DÜŞÜNCESİNE KATKI SAĞLAYACAKTIR”
Meryem Ülkü Aygül açıklamasında şu değerlendirmeye de yer verdi:
“Bu köklü mirasa sahip eserden istifade edilmesi, günümüz yönetim düşüncesine ve kamu yönetiminin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Türk devlet geleneğinin gelişmesi Yunus gibi değerlerimizin öğütlerine kulak vermekle mümkündür.”
ÇALIŞMA ULUSLARARASI PLATFORMDA YAYIMLANDI
Aygül’ün hazırladığı makale, 17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi’nde tam metin olarak yayımlandı. Çalışmanın bir versiyonu ise Felemenkçeye çevrilerek “In Yunus’ voetsporen stap voor stap” adlı ortak yazarlı kitapta Avrupa’daki okuyucularla buluştu.
Araştırmacı yazar ayrıca Eskişehir Büyükşehir Kent Konseyi ve Emirdağ Federasyonu tarafından düzenlenen “Yunusça Sevmek” panelinde konuşmacı olarak yer aldı.
“ESKİŞEHİR’E VEFA BORCUM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
Eskişehir üzerine yaptığı çalışmalar hakkında da konuşan Aygül, şehrin tarihine katkı sunmayı amaçladığını belirtti.
1956 Eskişehir depremi, Eskişehir Türk Ocakları ve Osmanlı döneminde yayımlanan “Hakikat-Anadolu Sesleri” gazetesi üzerine araştırmalar yaptığını ifade eden Aygül, yaşadığı şehrin tarihine dair bilinmeyen bilgileri ortaya çıkarmayı önemli gördüğünü söyledi.