Eskişehir Gündem

Yukarı Danişment Sakinleri Camilerini İstiyor

Yukarı Danişment'in merkezinde yer alan 143 yıllık Osmanlı yadigarı cami kaderine terk edilmiş durumda.

Abone Ol

Eskişehir şehir merkezine tahminen 30 kilometre mesafede konumlanan Tepebaşı ilçesine bağlı Yukarı Danişment bölgesinde, son dönemde tersine göç hareketliliği yaşanıyor. Yaklaşık kırk sene evvel çetin doğa ve iklim şartları gerekçesiyle yerleşim alanını 5 kilometre aşağıya taşıyan ve Aşağı Danişment köyünü kuran vatandaşlar, gelişen teknolojik imkanlar ve altyapı kolaylıklarıyla birlikte yeniden eski topraklarına dönmeye başladı. Nüfusun periyodik olarak arttığı mahallede halkın en büyük arzusu ise Hicri 1300, Miladi 1883 senesinde inşa edilen tarihi Danişment Camii'nin aslına uygun olarak ihya edilmesi ve kapılarının kilitli kalmaktan kurtarılması.

Zorunlu Göçten Doğal Terapi Merkezine

Geçmiş yıllarda dik yolları sebebiyle at arabalarının çıkmakta zorlandığı, traktörlerin ise yüksek maliyet yarattığı köy, devlet eliyle hak sahiplerine hazine arazisi ve maddi destek sağlanmasının ardından tamamen ıssızlaşmıştı. Uzun süre boyunca yalnızca tek bir hanenin direndiği Yukarı Danişment, şimdilerde adeta bir cazibe merkezine dönüştü. Hafta içinde kalıcı olarak ikamet eden aile sayısı 4'e ulaşırken, hafta sonları temiz hava almak için gelen yazlıkçılarla birlikte hane sayısı 16'yı aşıyor. Hayvancılık faaliyetlerinin de yeniden canlandığı köy, şehir hayatının stresinden kaçan emeklilerin sığınağı haline geldi.

"Altı Ameliyat Geçirdim, Burada Şifa Buldum"

Kent yaşamını tamamen terk ederek 2004 senesinde emekliliğinin ardından ata toprağı Yukarı Danişment'e yerleşen 66 yaşındaki Mehmet Altın, bölgenin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini kendi tecrübeleriyle aktardı. Yaşadığı mahalleyi bir rehabilitasyon alanı olarak gördüğünü belirten Altın, dönüş hikayesini şu sözlerle özetledi:"Burası benim için bir nevi terapi merkezi vazifesi görüyor. Köye yerleştiğim günden beri düzenli kullandığım ilaçları bıraktım. Geçmişte tek bir operasyonda tam altı kez ameliyat masasına yattım, adeta ölümün kıyısından döndüm. Ne zaman ki bu dağ köyüne, temiz havaya geldim, işte o zaman yeniden yaşamaya başladığımı hissettim."

"Arka Duvarı Çöktü, Çivi Çakmamıza İzin Verilmiyor"

Köy nüfusunun artmasıyla birlikte ibadet alanı ihtiyacının had safhaya ulaştığını dile getiren Mehmet Altın, asırlık Danişment Camii'nin koruma altında olması sebebiyle vatandaş olarak müdahale edemediklerinden dert yandı. Yetkililere defalarca müracaat ettiklerini ifade eden Altın, teknik açmazları şu sözlerle dile getirdi: "Bu ibadethane bir asırdan fazla süredir burada ayakta duruyor, atalarımız, dedelerimiz burada namaz kılıyormuş. Caminin arka bölümünde çökme meydana geldi. Mahalle halkı olarak kendi imkanlarımızla tamir etmek istedik ancak tarihi eser statüsünde olduğu için 'Bir çivi bile çakamazsınız' diyerek izin vermediler. Konuyu Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ekiplerine de aktardık; gelip incelemeler yaptılar, fotoğraflar çektiler, notlar aldılar fakat henüz somut bir geri dönüş veya net bir cevap alamadık. Bizler, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen bu ata yadgarı yapının restorasyonla ayağa kaldırılmasını istiyoruz. Camimiz açılırsa köye geri dönüşler daha da hızlanacaktır."

Kaderine terk edilen kilitli kapıların arkasında kurtarılmayı bekleyen tarihi caminin durumu, yerel kültür mirasının korunması açısından büyük önem arz ediyor. Köy halkı, hem inanç turizmi hem de sosyal yaşamın canlanması adına bürokratik engellerin bir an evvel aşılmasını talep ediyor.