Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği koordinasyon toplantısında ilçenin gündemindeki en önemli başlıklardan biri olan kaçak yapılaşma ve yıkım süreçlerine dair açıklamalarda bulundu. Belediye olarak yasal yükümlülükleri yerine getirdiklerini belirten Ünlü, yıkımların durdurulması yönündeki beklentilere karşı devletin işleyişinin kişisel inisiyatiflerle değil, resmi talimatlar ve kanunlarla yürütüldüğünün altını çizdi.
Yıkım Kararlarında Bakanlık Talimatı Şart
Başkan Ünlü, kamuoyunda yıkımların durdurulabileceğine dair oluşan beklentilere yanıt vererek, belediyenin elinde bulunan yıkım kararlarının yasal bir zorunluluk olduğunu ifade etti. İçişleri Bakanlığı'ndan yıkım yönünde talimat aldıklarını hatırlatan Ünlü, bu kararın değişmesi için yine aynı merciden resmi bir durdurma yazısı gelmesi gerektiğini belirtti. Ünlü, bu tür bir talimatın gelmesinin ise pek olası görünmediğini sözlerine ekledi.
İmar Barışı Beyanları ve Cezai Süreç
Marmaris genelinde yaklaşık 134 yıkım kararı bulunduğunu ve bunların 47'sinin uygulandığını açıklayan Başkan Ünlü, yıkılan yapıların niteliğine dikkat çekti. Bu yapıların çoğunun 2017 öncesinde imar barışından faydalanmak amacıyla beyan edilen ancak aslında var olmayan veya usulsüz olan yapılar olduğunu belirten Ünlü, devletin bu noktada yanıltıcı beyanda bulunanları cezalandırdığını vurguladı. Mevcut imar planı çalışmalarının ise halihazırda kaçak olan yapıları kurtarmayacağını, bu binaların yasal statü kazanması için yeni bir imar affı düzenlemesi gerektiğini savundu.
Beton Firmalarına Denetim Çağrısı
Kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi konusunda somut bir öneride bulunan Acar Ünlü, çözümün sadece yıkımlarda değil, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesinde olduğunu belirtti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın beton firmalarına yönelik bir düzenleme yapması gerektiğini ifade eden Ünlü, imar izni olmayan bölgelere beton dökülmesinin yasaklanması durumunda kaçak yapılaşmanın büyük oranda engellenebileceğini dile getirdi. Ünlü, devlet yönetiminde lafların değil, kanun ve hukukun esas alınması gerektiğini yineledi.