Bursa İhtisas Stratejik Araştırmalar Grubu (BİSAG), 298. aylık toplantısında dünya ve Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu ve geleceğe yönelik beklentileri kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, küresel ekonominin kırılma noktalarını ve Türkiye’nin bu süreçteki yol haritasını analiz etti.
Küresel ekonomide yapay zeka ve enerji belirsizliği
Doç. Dr. Yüksel Okşak, yapay zeka yatırımlarının küresel büyümeyi destekleyen önemli bir dinamik olduğunu belirtirken, OECD’nin 2026 yılı için yüzde 2,9 civarında bir büyüme öngördüğünü hatırlattı. Ancak bu iyimser beklentilerin yanında Orta Doğu kaynaklı enerji şokları ve jeopolitik gerilimlerin ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çeken Okşak, enerji ithalatçısı ülkeler için fiyat dalgalanmalarının enflasyon ve dış denge üzerindeki baskısının sürdüğünü ifade etti.
Enflasyonla mücadelede bütüncül yaklaşım çağrısı
Türkiye ekonomisine dair değerlendirmelerinde Ağustos ayı itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde seyreden yıllık enflasyona değinen Okşak, fiyat istikrarının sağlanması için sadece sıkı para politikasının yeterli olmayacağını savundu. Enerji faturasının düşürülmesi, üretken yatırımların teşvik edilmesi ve ihracatın desteklenmesi gerektiğini belirten Okşak, büyüme ve istihdam hedeflerinin enflasyonla mücadeleyle eşgüdümlü yürütülmesinin önemini vurguladı.
Üretim odaklı kalkınma modeli vurgusu
Toplantının grup başkanlığını yürüten Ekrem Alfatlı ise Türkiye’nin stratejik konumu ve girişimci gücüyle küresel dönüşümden fırsat çıkarabileceğini belirtti. Alfatlı, ekonomide kalıcı çözümün ancak üretim, yatırım ve istihdamı merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla mümkün olabileceğini ifade ederek, sanayiciden çiftçiye kadar tüm üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. Dışa bağımlılığı azaltan, katma değerli üretimi teşvik eden ve gelir dağılımında adaleti gözeten bir modelin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için temel unsur olduğunu dile getirdi.