Şu sıralar çok mu duygusalım bilemiyorum ama bazen bilhassa akşam olurken bir hüzün çöküyor.
Bende galiba kaybetme korkusu ağır basıyor.
Sevdiğim her şeyi…
Ama hayat bu ya…
Genelde en sevdiklerimizi alır.
Sınanırız…
Çok şükür diyeceğim sebeplerimde var. Ailem mesela…
Ve hayatıma giren, varlığıyla hayatımı renklendiren o koca sevgi yumağı kedim Pamuğum…
Bazen videolar çıkıyor karşıma. Kedisini kaybedenler…
Bir gün onu kaybedeceğimi biliyorum ve gözlerim yaşlı koşarak ona sarılıyorum. Kokusunu içime çekiyorum.
İnsanın burnu sızlar mı?
Sızlıyor…
O da sevip bağlandığım ve kaybetmekten korktuğum artık…
Ama işte diyorum ya hayat…
Bir gün sevdiklerimizi aldığı gibi bizi de alıp götürecek…
İşte o gün…
Hayat yine devam edecek insanlara.
Ertesi gün insanlar yine işe gidecek. Kahveler içilecek.
Şehir aynı kalacak.
Ama sen olmayacaksın.
Bu farkındalık bazen insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor.
Biz zannediyoruz ki hayat duracak.
Yokluğumuz hissedilecek, zaman donacak…
Ama hayat kimse için durmuyor.
Belki birkaç kişi ağlıyor.
Belki birkaç kalpte yerimiz boş kalıyor.
Ama şehir aynı kalıyor.
İşte tam da bu yüzden belki de yaşarken yaşamayı öğrenmek gerekiyor.
Bazen bazı şeyleri söylemeyi erteliyoruz.
Bazen birine sarılmayı…
Bazen “seni seviyorum” demeyi…
Bazen de sadece yan yana oturmayı.
Ben de yapıyorum bunu.
“Sonra söylerim.”
“Bir ara uğrarım.”
“Bir gün sarılırım.”
Ama hayat o “bir günleri” her zaman bize bırakmıyor.
O yüzden yapmayalım.
Gerçekten…
Hayat bir gün.
Ve o gün…
Aslında bugün.
Bugün varlığına şükrettiğiniz herkese, her şeye kocaman sarılır mısınız?
Sevdiklerinize biraz daha uzun bakın.
Sarılırken biraz daha sıkı sarılın.
Kokusunu içinize çekin.
Çünkü bir gün…
Bu şehir aynı kalacak.
Ama biz olmayacağız.
O yüzden…
Yaşarken yaşayalım.
Bu arada Cuma günü Bayram.
Şeker Bayramı…
Adı üstünde; tatlı, yumuşak, kalpleri birbirine yaklaştıran…
Ama biz bazen bayramları da erteliyoruz.
Aramayı düşündüğümüz birini aramıyoruz,
Gitmeyi planladığımız bir kapıyı çalmıyoruz,
Sarılmayı bile sonraya bırakıyoruz.
Oysa bayram dediğin…
Tam da “bugün” demek.
Bir mesajla yüz güldürmek,
Bir kapıyı çalıp “ben geldim” demek,
Bir sarılışta içindeki bütün sevgiyi bırakabilmek…
Belki de son bayram…
Belki de son görüş…
Bilmiyoruz.
O yüzden…
Bu bayram, varlığına şükrettiğin herkese biraz daha sıkı sarıl.
Küslükleri küçült, sevgiyi büyüt.
Ertelediğin ne varsa bugün yap.
Herkesin kalbine dokunan, sevdiklerine kavuştuğu,
gerçekten “yaşadığı” bir bayram olsun…
İyi bayramlar şimdiden herkese…