Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremin ardından binlerce kişinin yaşamını yitirdiği felaketin en ağır bilançosu, La Guaira'daki Hugo Chavez Konut Yerleşkesi'nde yaşandı. Yüzlerce binanın ağır hasar aldığı bölgede, depremzedeler yaşadıkları acıyı anlatırken, yapıların güvenliği de tartışma konusu oldu.
Bir Haftada Hayatları Altüst Oldu
La Guaira'nın Playa Grande Mahallesi'nde bulunan ve Ciudad Chavez olarak da bilinen sosyal konut yerleşkesinde yaşayan Karolyn Sanchez, deprem sonrası ağır hasar gören evinden geriye kalan eşyalarını kurtarmaya çalıştı. Binanın üçüncü katındaki dairesine büyük risk altında giren Sanchez, felakette aynı binada yedi kişinin hayatını kaybettiğini belirterek yaşadığı acıyı gözyaşlarıyla anlattı.
Yaklaşık dört ay önce çalışmak için Kolombiya'ya giden Sanchez, deprem haberini alır almaz Venezuela'ya döndüğünü ve yıllarca emek vererek aldığı eşyalarını kurtarmaya çalıştığını söyledi.
Yüzlerce Sosyal Konut Ağır Hasar Gördü
2011 yılında başlatılan Büyük Venezuela Konut Misyonu kapsamında inşa edilen Ciudad Chavez yerleşkesi, dar gelirli ailelere konut sağlamak amacıyla hayata geçirilmişti. Depremlerin ardından yerleşkedeki 196 binanın yaklaşık yüzde 80'inin çöktüğü veya ağır hasar aldığı belirtilirken, ayakta kalan yapıların da büyük bölümünün yıkılması bekleniyor.
"Bu Ağırlığı Taşıyacak Kadar Güçlü Değildi"
Depremzedelerden bazıları, binalarda kullanılan yapı malzemelerinin yeterince sağlam olmadığını öne sürerken, yıllar içerisinde çatıya eklenen su depoları, seramik kaplamalar ve yapılan tadilatların da yapılar üzerindeki yükü artırmış olabileceğini dile getirdi.
Summa'dan Açıklama Geldi
Projeyi üstlenen Türk inşaat şirketi Summa ise yaptığı açıklamada, yapıların inşa edildiği dönemde yürürlükte bulunan Venezuela deprem yönetmeliğine uygun olarak tasarlandığını ve inşa edildiğini bildirdi.
Şirket, zemin etütlerinin Venezuelalı firmalar tarafından gerçekleştirildiğini, projelerin resmi makamlarca onaylanıp denetlendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca meydana gelen depremlerin, yapıların tasarımında öngörülen sismik dayanım seviyesinin yaklaşık iki katına ulaştığı ve bu nedenle yapıların taşıma kapasitesinin aşıldığı ifade edildi.
Summa, binaların teslim edildikten sonra yapılan bakım ve tadilatlardan sorumlu olmadığını, inşaat sürecinde ise herhangi bir malzeme değişikliği yapılmadığını vurguladı.
Hükümet İddiaları Reddetti
Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ise sosyal konutların yapısal kusurlar nedeniyle yıkıldığı yönündeki iddiaları kabul etmedi. Rodriguez, çöken binaların büyük bölümünün özel sektör projeleri olduğunu savunurken, hasarın temel nedeninin depremlerin olağanüstü büyüklüğü olduğunu ifade etti.
Resmi verilere göre ülke genelinde 800'den fazla bina hasar gördü, yaklaşık 200 bina tamamen çöktü. Depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bine yaklaşırken, on binlerce kişinin ise hâlâ kayıp olduğu belirtiliyor.