Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türkiye'nin Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Konseyi üyeliğine adaylığını tanıtmak amacıyla Ankara'da diplomatik temsilcilerin katılımıyla özel bir resepsiyon düzenledi. 2002 yılından beri altı dönemdir kesintisiz olarak konseyde temsil edilen Türkiye, 2027-2030 dönemi için yeniden adaylık sürecini başlattı. Seçimler, 9-27 Kasım tarihleri arasında Doha'da gerçekleştirilecek olan ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nda yapılacak.
Dijital bağlantı merkezinde yeni dönem
BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Türkiye'nin coğrafi konumunun getirdiği sorumlulukları teknolojiyle birleştirdiğini vurguladı. SEA-ME-WE, KAFOS ve MedNautilus gibi kritik denizaltı kablo sistemlerinin Türkiye üzerinden geçtiğini belirten Koçyiğit, Temmuz 2024'te fırlatılan Türksat 6A ile kendi haberleşme uydusunu üreten ülkeler arasına girilmesinin, Türkiye'yi bölgesel bir dijital bağlantı merkezi haline getirdiğini ifade etti. Sektördeki mobil abone sayısının 103 milyonu, genişbant abone sayısının ise 101 milyonu aştığını kaydeden Koçyiğit, bu tecrübenin uluslararası iş birlikleriyle paylaşılmasının önemine dikkat çekti.
Küresel sorunlara karşı ortak teknoloji vizyonu
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ahmet Hamdi Atalay, Türkiye'nin ITU'nun kurucu üyelerinden biri olduğunu hatırlatarak, dijital dönüşüm ve iklim değişikliği gibi küresel zorlukların ancak güçlü bir uluslararası iş birliğiyle aşılabileceğini belirtti. Yapay zeka ve yeni nesil ağların sunduğu fırsatların yanı sıra karmaşık politika sorularını da beraberinde getirdiğini ifade eden Atalay, Türkiye'nin farklı bakış açılarını uzlaştırma konusundaki rolünü konsey üyeliğiyle sürdürmeyi hedeflediğini vurguladı.
Teknolojik birikimle küresel köprüler kurma hedefi
Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy ise Türkiye'nin teknolojik ekosistemini geliştirirken insan kaynağına ve altyapıya yaptığı yatırımların altını çizdi. Teknolojik ilerlemenin küresel uçurumları derinleştirmek yerine köprüler kurması gerektiğine inandıklarını belirten Aksoy, Türkiye'nin bu vizyonla ITU bünyesinde ortak çözümler üretmeye hazır olduğunu ifade etti. Adaylık sürecinde destek veren ülkelere teşekkür eden Aksoy, Türkiye'nin uluslararası arenadaki yapıcı diyaloğunu devam ettireceğini belirtti.