Eskişehir sokaklarında mikrofon uzatılan vatandaşlar, 2026 yılında kademeli olarak yasaklanması planlanan tek kullanımlık plastik ürünlere büyük ölçüde olumlu yaklaştı. Plastik çatal, kaşık, tabak ve bardak gibi ürünlerin kullanımının sınırlandırılması, çevre bilinci açısından yerinde bir adım olarak değerlendirildi.
Vatandaşların önemli bir kısmı, kararın geç kalınmış olsa da doğru olduğunu ifade etti. Bir vatandaş, gelişmiş ülkelerde benzer uygulamaların hayata geçirildiğini hatırlatarak, cam ve porselen kullanımının yaygınlaşmasının çevre için daha faydalı olacağını dile getirdi.
Bir diğer vatandaş ise önlemlerin küçüğünün büyüğünün olmayacağını belirterek, plastik atıkların azalmasının dünyada normalleşmeye katkı sağlayacağını söyledi. Görüşlerde, çevre kirliliğinin önlenmesi ve geri dönüşümün teşvik edilmesi gerektiği sıkça vurgulandı.
“Çevre duyarlılığı ve eğitim şart”
Sokakta görüş bildiren bazı vatandaşlar, uygulamanın yalnızca yasakla sınırlı kalmaması gerektiğini dile getirdi. Önceliğin eğitim olması gerektiğini savunan bir katılımcı, insanların bilinçlendirilmeden kalıcı çözüm elde edilemeyeceğini ifade etti.
Başka bir vatandaş ise herkesin yaşam standardı fark etmeksizin sorumluluk alması gerektiğini belirterek, bu sayede küresel ısınma ve çevre kirliliğiyle mücadele edilebileceğini söyledi.
Kağıt ve karton alternatiflerin maliyetine rağmen doğayı koruma açısından doğru bir tercih olacağını düşünenler de görüşlerini paylaştı.
Ambalaj sektöründen temkinli yaklaşım
Vatandaş görüşlerinin ardından konuşan ambalaj toptancısı Cihad Uslu ise yasağın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getirdi. Tek kullanımlık plastik ürünlerin tüketim alışkanlıklarının artmasıyla yaygınlaştığını belirten Uslu, bu kararın kısa vadede kolay hayata geçirilemeyeceğini ifade etti.
Uslu, plastik ürünlerin özellikle paket servis ve fast food sektöründe yoğun şekilde kullanıldığını belirterek, bu alışkanlıkların kısa sürede değişmesinin zor olduğunu dile getirdi. Çevre kirliliği gerekçesiyle alınan kararların tek başına yeterli olmayabileceğini ifade eden Uslu, daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini savundu.
Türkiye’ye yurt dışından gelen atıklara da dikkat çeken Uslu, bu atıkların bir kısmının işlendiğini ancak işlenemeyen bölümünün doğaya bırakıldığını öne sürdü. Avrupa’daki uygulamalara değinen Uslu, kağıt pipet kullanımına geçilmesine rağmen plastik ürünlerin tamamen ortadan kalkmadığını belirtti.
Plastik ürünlerin sağlık açısından da risk taşıyabileceğine dikkat çeken Uslu’nun değerlendirmeleri, sektörün sürece temkinli yaklaştığını ortaya koydu.
Eskişehir’de yapılan sokak röportajları, plastik yasağına yönelik genel desteği ortaya koyarken, sektör temsilcilerinin uygulamaya dair çekinceleri tartışmanın devam edeceğini gösteriyor.