Futbol bazen sadece doksan dakikadan ibaret değildir; bir şehrin ayağa kalkışı, bir camianın küllerinden doğuşudur. Dün akşam Eskişehir Atatürk Stadyumu’nda gördüğümüz tablo, tam da buydu. 2-1’lik mağlubiyetin rövanşında Balıkesirspor karşısında alınan 3-0’lık net galibiyet, sadece bir üst tura yükselmek değil, “Biz bitti demeden bitmez” diyen bir şehrin haykırışıydı.
Maçın başından sonuna kadar sahada ne istediğini bilen, rakibine nefes aldırmayan bir Eskişehirspor vardı. İlk düdükle birlikte tribünlerin o bildiğimiz, rakipleri titreten baskısı sahaya yansıdı. 19. dakikada Akın Akman ile gelen ilk gol, aslında maçın senaryosunu o an yazdı. Murat’ın sağ kanattan getirdiği topa Akın’ın dokunuşu, sadece meşin yuvarlağı ağlara göndermedi; Balıkesir’in direncini de o dakika kırdı.
İkinci yarıda skorun üzerine yatmak yerine, farkı açmak isteyen bir karakter sergiledik. Akın Akman’ın 63. dakikadaki o muhteşem vuruşu ise tam bir "usta işi"ydi. Top ağlarla buluştuğunda sadece skor tabelası değil, Eskişehir’in umutları da ikiye katlandı.
Yazmamız gereken bir diğer isim ise Jakob. Maç boyu aradı, kovaladı ve sonunda 90+3’te ödülünü aldı. İsmail Kulet’in enerjisiyle hazırladığı o son vuruş, play-off yolunda ne kadar derin bir kadro zenginliğine sahip olduğumuzun da kanıtıydı.
Şimdi rota: Ayvalık.
Eskişehirspor bu oyun disiplini ve bu taraftar gücüyle devam ettiği sürece, önündeki hiçbir engel aşılmaz değildir. Dün akşam gördük ki; bu takım formanın hakkını verdiğinde, bu şehir de kalbini sahaya bırakıyor.
Tebrikler Kırmızı Şimşekler! Bu yolun sonu şampiyonluk olsun.