Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel markası Baykar Teknoloji’nin lokomotif isimleri Selçuk ve Haluk Bayraktar, 2026 yılı itibarıyla Forbes’un güncel milyarderler listesinde dikkat çekici rakamlarla yer bulmaya devam ediyor. Modern savaş konseptini değiştiren insansız hava araçlarının mimarları olan Bayraktar kardeşlerin toplam serveti, 2026 yılı başı itibarıyla yaklaşık 3,3 milyar dolar seviyesinde konsolide olmuş durumda. Dünya genelinde savunma harcamalarının arttığı ve teknolojik üstünlüğün ekonomik güce tahvil edildiği bir dönemde, ailenin finansal portföyü sadece bireysel bir zenginlik göstergesi değil, aynı zamanda Türk teknoloji ekosisteminin ulaştığı katma değerin bir yansıması olarak okunuyor. Forbes verilerine göre şekillenen bu tabloda Selçuk Bayraktar 1,7 milyar dolarlık varlığıyla ön plana çıkarken, ağabeyi Haluk Bayraktar 1,6 milyar dolarlık servetiyle listenin üst sıralarındaki yerini sağlamlaştırmış görünüyor.
Selçuk Bayraktar’ın servetinde ilk kez görülen teknik gerilemenin nedenleri
Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, geçtiğimiz yıllarda sürekli yükselen grafik çizen servet yolculuğunda 2026 yılı itibarıyla sembolik bir eşiğe geldi. Bir önceki değerlendirme döneminde 1,8 milyar dolar olan varlığının, son güncellemelerle birlikte 100 milyon dolarlık bir azalma yaşayarak 1,7 milyar dolar seviyesine gerilediği kaydedildi. Bu düşüş, Bayraktar’ın milyarderler listesine girdiği günden bu yana yaşadığı ilk değer kaybı olması sebebiyle ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu teknik gerilemenin doğrudan bir nakit kaybından ziyade, küresel havacılık sektöründeki değerleme değişimleri, kur dalgalanmaları ve şirketin Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığı devasa bütçelerin öz sermaye üzerindeki muhasebe etkilerinden kaynaklanabileceğini ifade ediyor. Ancak bu durağanlığa rağmen Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin en etkili ve en zengin isimleri arasındaki stratejik konumunu kaybetmiş değil.
Haluk Bayraktar’ın finansal istikrarı ve küresel ihracat etkisi
Baykar Teknoloji CEO’su Haluk Bayraktar cephesinde ise 2026 yılı verileri çok daha stabil bir görüntü arz ediyor. Şirketin dış ticaret operasyonlarını ve stratejik iş birliklerini yöneten Haluk Bayraktar, 1,6 milyar dolarlık servetiyle geçtiğimiz yıla paralel bir grafik sergiliyor. Baykar’ın 30’dan fazla ülkeye ihraç edilen SİHA sistemlerinden elde ettiği gelirlerin, şirketin piyasa değerini doğrudan etkilemesi Haluk Bayraktar’ın varlık yönetimindeki en büyük gücü oluşturuyor. 2026 yılında savunma sanayiindeki rekabetin kızışması ve yeni nesil Kızılelma gibi projelerin seri üretim aşamasına yaklaşması, Haluk Bayraktar’ın yönettiği ekonomik hacmin önümüzdeki süreçte daha da ivmelenmesine olanak tanıyacak bir zemin hazırlıyor. Mevcut durumda Türkiye’nin en zenginleri listesinde yerini koruyan Bayraktar, operasyonel sürekliliğin finansal istikrardaki önemini bir kez daha kanıtlıyor.
Savunma sanayiinde büyüme projeksiyonları ve geleceğe dair beklentiler
Bayraktar ailesinin toplam servetinin Türkiye sıralamasındaki yeri, Murat Ülker ve Cemil Kazancı gibi geleneksel sektör devlerinin hemen ardından gelse de, büyüme ivmesi bakımından benzersiz bir profil çiziyor. Gayrimenkul veya perakende gibi alanlardan ziyade tamamen yüksek teknoloji ve ihracat odaklı bir sermaye birikimine sahip olan aile, 2026 yılının geri kalanı için umut vadeden bir portföy sunuyor. Analistler, özellikle yapay zeka entegrasyonlu savunma sistemlerine olan küresel talebin artmasıyla birlikte, Baykar’ın şirket değerlemesinin yeniden yukarı yönlü bir revizyona uğrayabileceğini öngörüyor. Bu durumun, Selçuk Bayraktar’ın yaşadığı 100 milyon dolarlık teknik gerilemeyi kısa sürede telafi edebileceği ve ailenin toplam varlığının 2026 sonu itibarıyla yeni rekorlar kırabileceği tahmin ediliyor. Küresel piyasalardaki konjonktürel değişimler ne olursa olsun, ailenin teknoloji odaklı büyüme modeli uzun vadeli bir ekonomik yükselişin en güçlü adayı olmaya devam ediyor.